Kara Harp Okulu Laboratuvar Merkezi

Künye

Mimari Tasarım: FREA + SCRA

Proje Ekibi: Emre Şavural, Fatih Yavuz, Seden Cinasal, Ramazan Avcı

Yardımcı Mimarlar: Esra Nur Barakat, Merve Görkem, Betül Dönmez

Danışmanlar: Zafer Kınacı (İnşaat Müh.), Bahri Türkmen (Makine Müh.), Kemal Ovacık (Elektrik Müh.), Tanju Ataylar (Yangın), Funda Ataylar (Aydınlatma), Habibe Aduş Yılmaz (Peyzaj Mim.)

İşveren: Havelsan

Yarışma Tarihi: 2013 – 1. Ödül, Davetli Yarışma

Yapım Tarihi: 2017

Kapalı Alan: 20.000 m2

Fotoğraflar: Yerçekim Mimari Fotoğraf

Proje, Ankara’da şu an Milli Savunma Üniversitesi olan Kara Harp Okulu kampüs alanında bulunan laboratuvar merkezi eğitim ve araştırma işlevleri için FREA ve SCRA Mimarlık’ın ortak projesi olarak tasarlanmıştır. 20.000 metrekare kapalı alana sahip kampüsün en prestijli yapısı, temel eğitim ve araştırma işlevlerini barındırmaktadır. Yapı askeri hiyerarşinin gereksinimleri gözetilerek, çağdaş mimarinin nitelikleri ve yeni teknolojilerin olanakları ile projelendirilmiştir.

Mimari Tasarım ve Mekânsal Organizasyon

Yapının morfolojisi, bulunduğu yere ait olması amacı ile çevresel etkenler, topografik durum ve yakın çevresi ile kurduğu ilişkiler dikkate alınarak tasarlanmıştır. Kurgulanan morfoloji yenilikçi malzeme kullanımı, verimli mekânsal düzenleme ve çağdaş mühendislik çözümleri ile pekiştirilmiştir.

Yapı bloğu kuzeyde bulunan ana yaklaşım yolundan geride konumlandırılarak, yaklaşım anında yapıyı meydana getiren alt parçaların algılanması sağlanmıştır. Ayrıca yapı girişi geri çekilerek var olan dekanlık yapısı ile arasında geniş bir plaza oluşturulmuştur. Protokol yolundan kütlenin daha az algılanması hedeflendiği için, yol tarafında alçak katlı kütleler uzanır. Bu sayede yapının yeşil alanla kurduğu ilişki de güçlenmiştir.

Kütlesel kompozisyonda akademik birimlerin bulunduğu hacim en üstte yer alır ve dikeyde oluşturulan dolaşım kovaları ile laboratuvar, bölüm ve derslikleri, ortak derslikler ve amfiler ile yabancı diller bölümleri ile ilişki kurar. Programın bu şekilde düzenlenmesi akademik personelin çalışma ortamlarını bir arada tutmaya yardımcı olurken aynı zamanda daha izole çalışma ortamları yaratılabilmesine olanak sağlanmış olur. Alt kotta parçalı, üst kotta ise yekpare kütle kurgusunun oluşturduğu yapı tektoniği, düzenli cephe elemanlarının kullanımı ile kurumun ağırlığını ve yapının önemini yansıtır.

Zemin kotta bulunan parçalı eğitim birimleri üzerine hiyerarşik sisteme atıfta bulunarak öğretim görevlisi mekânlarından oluşan yapı bloğu yerleştirilmiştir. Eğitim birimlerinden oluşan bloklar ile öğretim görevlileri bloğu iç mekânda atriyum ile birbirine bağlanarak mekânsal süreklilik sağlanmıştır. Atriyuma doğru uzanan saydam cepheli toplantı salonları ve boşluktan çıkan geniş merdivenler ile yapı girişinden başlayarak sürekli algılanan zengin ve etkileyici bir iç mekân elde edilmiştir.

Mimari gereksinim programı içeriğinde yer alan bölümlerde (Sosyoloji, Kamu yönetimi vb.) aynı başlık altında toplanan eğitim birimleri ve öğretim görevlileri dikey dolaşımla ilişkilendirmek koşulu ile birbirlerinden ayrılmıştır. Esneklik tasarım sürecinin en önemli ilkelerinden biri olmuştur. Eğitim birimlerinin parçalı tipolojisi, proje sürecinin ilerleyen aşamalarında karşılaşılabilecek olası mimari program değişikliklerinin yapı plastiğini etkilememesi adına tercih edilmiştir. Ayrıca yapının 8×8 metrelik aks sistemde çözülmesi de esneklik için ciddi bir avantaj oluşturmuştur.

Eğitim birimleri, kampüsteki öteki yapılardan gelecek askeri öğrencilerin ulaşım kolaylığı göz önünde bulundurularak, her bölümün laboratuvarı ve derslik birimleri paketlenerek giriş kotunda konumlandırılmıştır. Ayrıca projenin adını oluşturan laboratuvar mekânları giriş kotundan kolay ulaşılabilecek şekilde kurgulanmıştır.

Görsel ve fiziksel iletişime olanak veren atriyum alışılagelmiş çalışma mekânlarının tekdüzeliğine karşı yaratılmış yeni bir deneyimdir. Ayrıca belli Enerji Sertifikasyon Programlarında (LEED, BREAM vb.) çalışanlara ve kullanıcılara sunulan mekânsal kalite çok önemli bir puanlama kriteridir. İletişim çağının mekânsal yansıması olarak görülmesi gereken bu atriyum hem işlevsel hem de estetik bir mimari elemandır.

Öğretim görevlileri bloğunda ise çift yüklü koridor yerine tek yüklü koridor prensibi benimsenerek, koridorun bir çeperinde atriyum boşluğunun algılanması amaçlanmıştır. Böylece dolaşım alanlarının sürekli doğal ışıktan yararlanması, ferah bir dolaşım sağlaması ve hacmin sürekli hissedilmesi sağlanmıştır. Üst katlara ulaşım üç noktada çözümlenmiş, servis çekirdekleri ve iç sokak hacmi boyunca katlara asılarak çıkan çelik merdivenler ile çözülmüştür.

Atriyum alanı ayrıca sergi, kokteyl, tanıtım gibi etkinlikler için ideal ölçek ve doğal ışık kalitesine sahip olacak biçimde şekillendirilmiştir. Kütlenin güney cephesinde oluşturulan terasa açılan yemekhane ise en üst katta konumlandırılmıştır. Bu sayede üç tarafı açık bu mekânın manzara olanağından akademik personel rahatça yararlanır.

Teknik Çözümler

Bir laboratuvar hacmi ile dersliğin, bir amfi ile öğretim görevlisi odasının farklı yüksekliklerde olması, farklı mekanik sistemlere gereksinim duyması mekânsal organizasyonda temel bir sorun olarak görülmüştür.  Bu nedenle hacim yükseklikleri, cephe tipolojileri ve mekanik sistemler işlevlerin gerekliliklerine göre tasarlanmıştır. Örneğin amfilerin yüksekliği 5 metre, cephesi ise öteki birimlere göre daha masiftir. Bunların yanında öğretim elemanlarının odaları 3 metre temiz yükseklikte ve bulunduğu cepheye göre yoğunluğu değişen güneş kırıcı prekast panellerle birlikte daha saydam bir cepheye sahiptir. Ayrıca öğretim görevlisi odaları eğitim birimlerinden koparılarak izole bir çalışma ortamı sağlanmıştır.

Doğal ışıktan en üst düzeyde yararlanmak, ısınan havanın yükselmesi prensibi ile iç sokak boşluğunu doğal bir havalandırma kanalı gibi kullanmak ve yağmur suyunu depolayıp rezervuar ve çevre sulamada kullanmak temel olarak sürdürülebilirlik ile ilgili belli başlı önerilerdir.

Bunun dışında, fotovoltaik paneller ve çatıya yerleştirilecek ekipmanların yalıtıma zarar vermemesi adına çatı döşemesinin üstünde kurulan ızgara konstrüksiyon, yapının doğru yaşlanması ve işletme maliyetinin düşürülmesine yönelik tasarım girdileridir.

Yapının tesisat senaryosunun (mekanik ve elektrik) verimli işlemesi için, servis kovaları ve ilgili bütün şaftlar yapının merkez noktalarına yerleştirilmiş ve zemin katta bulunan tesisat hacimleri ile doğrudan ilişki kuracak şekilde kurgulanmıştır. Böylece kanal, kablo, boru vb. tesisat ekipmanı kullanımının en aza indirgenmesi sağlanmıştır. Öğretim elemanları odaları, derslikler ve laboratuvarların bütün tesisat yükü düşünüldüğünde bu yükün merkez noktadan dağıtılarak maliyetin düşürülmesine katkıda bulunmak tasarımın temel amaçlarından biri olmuştur.