Young Inn’s Fire Pub

Mimari Tasarım
SZ-Architects

Proje Yeri
Şanghay, Çin

Sorumlu Ortaklar
Zhikun Zhang
Yue Liu

Tasarım Ekibi
Wenjing Zhang
Yaning Shen
Deyong Kong
Daoting Li

Strüktür Tasarımı
iStructure Design & Consulting Co., Ltd. (Xiaotian Yang, Kunying Wu, Zhe Wang)

Peyzaj Danışmanı
Plantopia

İşveren
Young Inn’s Fire Pub

Mülk Sahibi
Shui On Land

Yüklenici
Nanjing Haoyade Decoration Engineering Co.

Toplam İnşaat Alanı
213 m²

Tamamlanma Tarihi
2024

Fotoğraflar
Mata Okawa

SZ-Architects tarafından Şanghay’daki Panlong Tiandi yerleşiminde tasarlanan Young Inn’s Fire Pub, gitar formundan esinlenen dairesel planı ve germeli ahşap strüktürüyle müzik performansı ve sosyal buluşmaları bir araya getiren bir mekan kurgusu sunuyor.

Young Inn’s Fire Pub’ın Panlong Tiandi’deki şubesi, markanın Nanjing Laomendong ve Wuxi Canal Wharf’taki mekanlarının ardından tasarlanan üçüncü şube ve Şanghay’daki ilk FIRE PUB örneği olarak hayata geçmiş. Shui On Land tarafından geliştirilen Panlong Tiandi’nin ise Jiangnan su kasabalarının mekansal karakterini Şanghay’ın çağdaş kent kültürüyle bir araya getiren bir dönüşüm projesi olarak yaklaşık beş yıllık bir süreçte ortaya çıktığı aktarılıyor. Pandemi döneminde ortaya çıkan Young Inn’s Fire Pub konseptinin merkezinde müzik ve ateş etrafında kurulan sosyal buluşma fikri yer alıyor. Bu doğrultuda tasarımda, performans mekanlarında sıkça görülen gösterişli dekorasyonlardan ve gece kulübü estetiğinden özellikle kaçınıldığı; doğal malzemeler ve akustik mekan tipolojileri üzerinden daha yalın bir atmosfer oluşturulduğu belirtiliyor.

Doğu–batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlı yapının giriş cephesinde yer alan beton kolonun mekansal bütünlüğü zayıflattığı ifade ediliyor. Bu sorunu çözmek için gitar gövdesinin formundan esinlenen dairesel bir mekan kurgusu geliştirilmiş ve kolon bu dairesel hacmin içine alınmış. Daire ile dikdörtgen planın kesişmesiyle oluşan ara mekânın ise dış mekânda oturma alanı sağlayan yarı açık bir eşik oluşturduğu aktarılıyor. İç mekanda dairesel planın batıdaki çift yükseklikli hacimle birleşmesiyle doğal bir performans alanı ortaya çıkmış. Akustik hesaplamalar sonucunda farklı boyut ve yüksekliklerde altı pencere açıklığı yerleştirildiği; bu açıklıkların iç mekandaki yankıyı azaltırken müziğin sokağa taşmasına da olanak verdiği belirtiliyor. Daha büyük açıklıklardan ikisinin farklı kotlarda bar ve oturma alanları olarak kullanıldığı, diğerlerinin ise gün ışığını iç mekana taşıdığı ifade ediliyor.

Projenin mekansal dilinin yaylı çalgıların çalışma prensibinden esin aldığı ve bu nedenle gerilim ile tel kavramlarının tasarımın temel öğeleri olarak ele alındığı aktarılıyor. Çatı bölümünde üçgen ahşap kirişlerden oluşan bir strüktür kurulmuş; rijit ahşap elemanlar ile esnek kablolar birlikte çalışarak dengeli bir taşıyıcı sistem oluşturmuş.

Ahşap kirişlerin merkezine yerleştirilen yarı saydam membran yüzeyin gün ışığını iç mekana taşıdığı ve yapıya hafif bir görünüm kazandırdığı belirtiliyor. Üçgen kirişlerin doğrusal geometrisi ile dairesel duvarların eğrisel formu arasındaki karşıtlık ise mekana güçlü bir mekansal ifade kazandırıyor. Performans sahnesinin dairesel mekanın merkezinde konumlandığı ve sahnenin çevresinde farklı yüksekliklerde üç katmanlı ahşap oturma elemanlarının yer aldığı görülüyor. Bu düzenin izleyici ile performansçı arasındaki mesafeyi azaltarak daha etkileşimli bir müzik deneyimi yarattığı ifade ediliyor.

Doğu tarafındaki açık alanın ateş etrafında performansların gerçekleştiği bir teras olarak düzenlendiği; kırmızı tuğladan oluşturulan oturma elemanları ve bitkilendirme alanlarıyla desteklendiği aktarılıyor. Akşam saatlerinde ise mekanın müzik ve ateş etrafında insanların bir araya geldiği canlı bir buluşma noktasına dönüştüğü belirtiliyor.