Willemoesgade Karma Kullanımlı Mahalle Dönüşümü

Proje Yeri
Aarhus, Danimarka

Mimari Tasarım
CEBRA

Kentsel Planlama
CEBRA

Peyzaj Tasarımı
CEBRA

Mühendislik
NIRAS

Yüklenici
Vognsen & Co

İşveren
Willemoesgade ApS

Toplam İnşaat Alanı
24.500 m²

Tamamlanma Tarihi
2026

Fotoğraflar
Mikkel Frost

CEBRA tarafından tasarlanan Willemoesgade Karma Kullanımlı Mahalle Dönüşümü, eski bir endüstri kompleksini mevcut yapıların büyük bölümünü koruyarak konut, ticaret, kültür ve kamusal açık alanları bir araya getiren geçirgen bir kent dokusuna dönüştürüyor.

CEBRA tarafından tasarlanan Willemoesgade Karma Kullanımlı Mahalle Dönüşümü, Aarhus’un Trøjborg bölgesinde işlevini yitirmiş eski bir endüstri kompleksini yeniden kent yaşamına dahil ediyor. Eski margarin üreticisi Otto Mønsted’e ait koruma değeri taşıyan yapıdan endüstriyel yapıların konut ve ticari kullanımlara dönüştürülmesine kadar farklı müdahale biçimleri bir arada ele alınıyor. Yaklaşık 15.500 m² mevcut yapı korunurken yalnızca 247 m²’lik bölüm yıkılmış; yeni çatı konutları, sıra evler ve apartman yapıları ise mevcut kompleksin malzeme ve motiflerinden hareketle eklenmiş.
Dönüşümün temelini, kent bloğunun çevresi boyunca uzanan ve iç mekana erişimi farklı noktalardan mümkün kılan geçirgen bir geçiş bölgesi oluşturuyor. Proje, yapı adasını sokağa doğru tamamlıyor ancak kapalı bir blok oluşturmuyor. Ticari birimler, yeme içme alanları, kültürel etkinlik mekanları, rekreasyon alanları ve farklı büyüklüklerdeki kiralık konutlar, sosyal konut seçenekleriyle birlikte çeşitli kullanıcı gruplarını bir araya getiriyor. Böylece eski endüstri alanı, gündelik kent yaşamının parçası olan bir mahalle olarak ele alınıyor.

Açık alanlar, kompleksin farklı bölümleri arasında süreklilik sağlayan bir dizi kamusal ve yarı kamusal mekan olarak kurgulanıyor. Yeşil alanlar, etkinliklere ayrılan kentsel boşluklar ve daha küçük avlular, dinlenme ve geçiş arasında farklı kullanım olanakları sunuyor. Bu mekanlar, farklı yapıların ve kullanıcıların bir araya geldiği ortak bir zemin oluştururken, kompleksin içinden geçen güzergahlar kent ile yapı adasının merkezini birbirine bağlıyor. Mimari dildeki çeşitlilik, malzeme kullanımı üzerinden bütünlük kazanıyor. Mevcut sarı tuğla cepheler, yeni yapılarda da kullanılan sarı ve kırmızı tuğla kombinasyonlarıyla yeniden yorumlanıyor. Kırmızı tuğladan oluşturulan ritmik şeritler, eski ve yeni yapıların cephelerinde ortak bir ifade oluştururken farklı ölçek, form ve müdahale biçimlerinin aynı yapı topluluğu içinde okunmasını sağlıyor. Böylece korunmuş, dönüştürülmüş ve yeni eklenmiş yapılar arasındaki farklar ortadan kaldırılmak yerine kompleksin tarihsel sürekliliğinin bir parçası olarak görünür tutuluyor.
Willemoesgade dönüşümü, yeni yapılaşma yerine mevcut yapı stoğunun yeniden kullanımını merkeze alan bir yaklaşım ortaya koyuyor. Endüstriyel kompleksin büyük bölümünün korunması, yeni malzeme kullanımını azaltırken farklı dönemlere ait yapıların aynı kentsel sistem içinde bir arada yaşamasına olanak tanıyor. Eski yapıların dönüşümü, yeni konut ve ticari birimlerin eklenmesi ve kamusal açık alanların çoğaltılmasıyla proje, kapalı bir endüstri alanını kent içinde geçirgen ve çok işlevli bir mahalleye dönüştürüyor.