Selçuk Evi
Künye
Proje Ofisi
Dolmus Architekten
Tasarım Ekibi
Gani Turunç, Cedric von Däniken, Daniela Mathis
Mimari Proje Ekibi
Cedric von Däniken, Gani Turunç, Daniela Mathis, Julian Stirnimann, Mitra Seyed Shirazi Alev (Yardımcı)
Proje Yöneticisi
Gani Turunç
İşveren
Einf. Ges. Efes Houses
Ana Yüklenici
Volkan Tabak, Tabaklar Mühendislik Hizmetleri, Selçuk
Konsept Tasarımı
Dolmus Architekten
İç Mekan Projesi
Dolmus Architekten
Peyzaj Projesi
Dolmus Architekten
Uygulama Projesi
Dolmus Architekten
Statik Projesi
Sezaver Albeyoğlu, İnşaat Mühendisi, Efeler/Aydın
Mekanik Projesi
Günes Erhan Karahan, ER SA Mühendislik, Selçuk
Elektrik Projesi
Erkan Özel, Özel Elektrik, Selçuk
Tesisat Projesi
Güneş Erhan Karahan, ER SA Mühendislik, Selçuk
Şantiye Yöneticisi
Volkan Tabak
Tamamlanma Tarihi
2024
Toplam İnşaat Alanı
246 m2
Fotoğraflar
Egemen Karakaya
Dolmuş tarafından tasarlanan Selçuk Evi, yereli takdir eden ve kendi zamanına ait olmayı önemseyen bir yaklaşımla, Ayasuluk Kalesi’ne bakan eğimli arazide yerel tipolojiyi çağdaş bir konut diline taşıyor.
Dolmuş tarafından 2024 yılında tamamlanan Selçuk Evi, Selçuk kasabasında yer alan iki özdeş yapıdan oluşan bir konut projesi. Yapılar; Selçuk kasabası, Ayasuluk Kalesi ve doğa manzarasına hakim, eğimli bir arazi üzerinde konumlanıyor. Özel ve ortak alanlar, yatay ve dikeydeki yerleşimleri sayesinde mahremiyet ile açıklık arasında dengeli ve yerele öykünen bir ilişki kuruyor. İki eş yapı, doğal peyzajın devam edebilmesi için minimum müdahale ile kendi haline bırakılan ortak bir bahçeyle birbirinden ayrılıyor. Evlerin girişleri, arazinin en üst kotunda, yüksek duvarlı bir açık alanın gerisinde yer alıyor. Etraftaki mütevazı konut yapılarında sıkça rastlanan bu “ön bahçe/sofa/avlu” tipolojisi, kamusal ve özel alan arasında bir geçiş bölgesi oluşturur. Yapının ve yüksek çevre duvarlarının yarattığı gölge ile doğal iklimlendirme sağlayan bu alanlar; misafir ağırlama, çamaşır asma, sebze ayıklama, meyve kurutma, oyun gibi pek çok gündelik aktiviteye ev sahipliği yapıyor.
Selçuk Evi’nde de yer alan giriş avlusu da benzer şekilde hem kamusal ve özel alan arasında bir denge kuruyor, hem de yüksek duvarları ve içinde yer alan havuzla beraber iç mekanlar için serinletici bir etki yaratıyor. İç mekanlar, her katta balkon veya avlu benzeri açık alanların gerisinden dışarıya açılıyor; böylece hem direkt güneş ışığından korunuyor hem de yerel gelenekleri yansıtarak dış dünyayla kurulan bağı çok katmanlı kılıyor. Salon, mutfak ve manzaraya açılan bir balkonun bulunduğu giriş katından, merkezdeki spiral bir merdiven aracılığıyla alt katlara ulaşılıyor. İç mekanlar, esneklik öncelenerek, gömme mobilyalar ve farklı yaşam senaryolarına uyum sağlayan alanlar ile kurgulanmış.
Proje, bağlama duyarlı bir yaklaşımla yerel malzemeler, inşaat teknikleri ve zanaatkarlıkla hayata geçirilmiş. Bu, bir “çeviri” süreci olarak da okunabilir: Tasarımı yerel ustaların bilgi ve becerisi ile kullandıkları teknikler nihai formuna kavuşturmuş. Ustalar ile yapılan görüntülü konuşmalar, prototipler üzerinden yürütülen tartışmalar ve uzlaşmalar; özetle bir karşılıklı öğrenme süreci, bu “yerinde inşa” pratiğinin en kıymetli parçasını oluşturmuş.
Selçuk Evi, yereli takdir eden, bulunduğu yeri anlamaya çalışan ve kendi zamanına ait olmayı önemseyen bir yaklaşımın ürünü olarak öne çıkıyor.

















