De Nova Ortaokulu Ek Binası

Mimari Tasarım
KPW Architects

Proje Yeri
Leuven, Belçika

İşveren
GO! Onderwijs van de Vlaamse Gemeenschap

Tasarım Ekibi
M. Leflot, P. Steens, P. Kint, S. Philippe, P. Walraet, C. Sannen, M. Peirelinck

Danışmanlar
Stramien, Paridaens Ingenieurs, RCR Studiebureau, Daidalos Peutz

Yüklenici
Bouwbedrijf Vandersmissen

Tamamlanma Tarihi
2025

Fotoğraflar
Andre Nullens

KPW Architects tarafından Belçika’da tasarlanan De Nova Ortaokulu ek binası, kampüsün parçalı yapısını yeniden düzenleyen ve deneyim temelli öğrenme yaklaşımını mekansal olarak destekleyen yeni bir eğitim odağı oluşturuyor.

De Nova ortaokuluna ek olarak tasarlanan yeni yapı, mimarlığın yenilikçi öğrenme yaklaşımlarına nasıl karşılık verebileceğini gösteren bir eğitim yapısı olarak kurgulanmış. Anaokulu, ilkokul ve ortaokulun yanı sıra müzik ve sanat eğitimi için ayrılmış mekanları içeren mevcut kampüs, onlarca yıl boyunca aşamalı olarak gelişmiş. 1950 ve 1960’lı yıllarda inşa edilen pavyonlardan oluşan ilk yapı grubu, 1970 ve 1980’lerde yapılan eklerle büyümüş; ancak zaman içinde bütüncül bir mekansal düzenini kaybederek parçalı bir yerleşkeye dönüşmüş.

Bu durum, hem alanın mekansal netliğini yeniden kuracak hem de çevredeki kentsel gelişmelerle ilişkisini güçlendirecek bir ana plan ihtiyacını ortaya çıkarmış. Aynı zamanda proje, okulun pedagojik  olarak “deneyim yoluyla öğrenme” yaklaşımını mimari olarak görünür kılmayı amaçlıyor. Ortaokul için tasarlanan yeni yapı, kurumlar ve işletmelerle iş birliklerine açık bir eğitim merkezi olarak kurgulanıyor. KPW Architects, yarışma önerisini geliştirirken mevcut yapılara saygılı bir yaklaşım benimsemiş ve özellikle yapıların arasındaki boşluklara odaklanmış. Bu ara mekanlar ölçek, doku ve atmosfer bakımından farklılaştırılarak yeni öğrenme ortamlarının oluşmasına imkan tanıyor. Alandaki olgun ağaçlar ve Expo’58 döneminin zarif mimarisini hatırlatan dairesel giriş yapısı tasarımın çıkış noktalarından biri oluyor. Bu yaklaşım sonucunda, okulun farklı birimlerinin girişlerinin doğrudan sokaktan görülebildiği dairesel bir meydan oluşturularak kampüse belirgin ve kamusal bir yüz kazandırılıyor.

Yeni okul binası üç kat üzerine kuruluyor. Yapının merkezinde, tribün ve iki öğrenme platformuyla tanımlanan geniş bir “market hall” yer alıyor. Tribünün üst noktasında ise daha sakin bir çalışma ortamı sunan, kütüphane olarak kullanılan samimi bir asma kat bulunuyor. Projenin sürdürülebilirlik yaklaşımı, yapının gelecekte farklı kullanım senaryolarına uyarlanabilmesine dayanıyor. Beton kolonlar, döşemeler, teknik şaftlar ve merdivenler gibi ana strüktürel elemanlar açık ve okunabilir şekilde bırakılırken, ikincil bileşenler daha esnek olarak tasarlanmış. Kalın beton döşemeler akustik tampon görevi görerek iç mekan bölücülerinin kolaylıkla yeniden düzenlenmesine imkan tanıyor.

Cephe sistemi sökülüp yeniden takılabilir biçimde tasarlanmış. Bu sayede ilerleyen yıllarda ısı yalıtımının iyileştirilmesi veya pencere sistemlerinin yenilenmesi gibi müdahaleler kolaylıkla gerçekleştirilebiliyor. Teknik tesisatlar ise tamamen görünür ve erişilebilir şekilde yerleştirilmiş. Elektrik kabloları dairesel bir kablo kanalı üzerinden düzenlenirken, havalandırma sistemleri kolayca sökülüp yeniden yönlendirilebiliyor. Bu yaklaşım, yapının ileride yenilenmesini, genişletilmesini ya da farklı bir işleve dönüştürülmesini mümkün kılıyor.

Alüminyum cephe ilk bakışta sade görünse de yansıtıcı yüzeyi sayesinde gün boyunca değişen ışığı ve çevredeki yeşil dokuyu yansıtarak farklı tonlara bürünüyor. Böylece yapının kütlesel etkisi hafifletiliyor. Yangın güvenliği gereklilikleri doğrultusunda tasarlanan dış merdivenler de yapının hareketli karakterini güçlendiriyor.

İç mekanda kullanılan malzemeler, aktif ve yoğun kullanılan bir eğitim ortamına uygun dayanıklılık sunarken aynı zamanda sıcak bir atmosfer oluşturuyor. Kırmızı cilalı beton zeminler mekana güçlü bir kimlik kazandırıyor. Islak hacimlerde kullanılan mermer tezgah ve kaplamalar ise geri kazanılmış malzemelerden elde ediliyor.