Babylonia
Künye
Proje Yeri
Melbourne, Avustralya
Mimari Tasarım
FMD Architects
Baş Mimar / Proje Ekibi
Fiona Dunin, Patrick Tran, Fady Ghabbour, Robert Kolak, Oscar Eltringham-Smith
Statik Mühendislik
OPS Engineers, KPA Consulting
Altyapı Mühendisliği
Talcon Engineers
Mekanik ve Tesisat Mühendisliği
Ascot Consulting Engineers
Aydınlatma Tasarımı
Next Contrast
Peyzaj Mimarlığı
Eckersley Garden Architecture
Tamamlanma Tarihi
2026
Fotoğraflar
Peter Bennetts
FMD Architects tarafından tasarlanan Babylonia, Melbourne’ün kuzeydoğusundaki eğimli bir arsada, evin hacimlerini katmanlı arazinin içine gömerek Babil’in Asma Bahçeleri’ne gönderme yapan bir konut olarak kuruluyor.
FMD Architects tarafından tasarlanan Babylonia, Melbourne’ün köklü kuzeydoğu banliyölerinden birinde, eğimli bir arsaya oturuyor. Proje, arsanın yükseltilmiş arka bahçesinden ilham alarak Babil’in Asma Bahçeleri’yle bir bağ kuruyor; arsanın ön cephesindeki iki olgun okaliptüs ağacı bakışları yukarı çekerken, ev hacimlerini katmanlı arazinin içine gömüyor. Arsanın sınırlarından doğan kavisli geometriler, mevcut ağaçlara ve onların gelecekteki büyümesine saygı göstererek çatı hatlarını kıvrım kıvrım şekillendiriyor. Bu araziye duyarlı yaklaşım, terrazzo döşeme ve Tasmanya meşesinden oluşan sade bir malzeme paletine de yansıyor; bu çerçeve içinde seçilen doğal taşlar ve fayanslar, bütünlüğü bozmadan her mekana kendi kimliğini kazandırıyor.
Planın merkezinde, yerinde dökme betondan duvarların bir orman tabanından yükselen ağaç gövdeleri gibi yükseldiği çift yükseklikli bir hacimden gelişen Babylonia, hareketi bereketli, teraslanmış bahçelere yönlendiriyor. Kararmış çelik strüktürlü açık hava yemek pavyonu, bitki örtüsünün arasında bir folly (dekoratif bahçe köşkü) gibi konumlanarak bitişikteki havuz mimarisiyle diyalog kuruyor. Bu merkezi hacimden iki farklı kanat ayrılıyor: batı kenarında yükseklik sınırlamaları ve bir okaliptüsün baskın varlığı, ev sahiplerinin özel alanını oluşturan koza benzeri bir yatak odası süiti ve bahçeye bakan bir oturma alanından oluşan mahrem, mağaramsı mekanlar doğuruyor; doğu kanadıysa açık planlı salon, yemek odası ve mutfak bölümleriyle yükselen bahçenin içine gömülü biçimde dışa açılıyor.
Zemin altında mimari daha kapalı, ama yine de geçirgen bir karaktere bürünüyor. Girişe, üzerinde sığ bir havuzun bulunduğu bir cam tepe penceresinden süzülen dalgalı ışığın aydınlattığı bir mutfak ve bar üzerinden ulaşılıyor. Bunun ötesinde geniş bir yemek alanı ve esnek bir bölme sistemiyle çocuk oyun odasına dönüşebilen bir oyun salonu yer alıyor; küçük bir açık avlu ise sauna, banyo, spor salonu ve buz banyosunu barındıran wellness kanadının eşiğini işaret ediyor, terracotta fayanslarla kaplı havuz bu geçişe eşlik ediyor. Üst kata çıkıldığında deneyim ışığa ve manzaraya doğru evriliyor; çocuk yatak odaları ve banyoları, bahçeye bakan ışıklı bir misafir odası ile ön cephedeki okaliptüslere yönelen bir çalışma odası tarafından kuşatılıyor, aynalı havalandırma panelleri ağaç tepelerini mekana yansıtıyor. Kapanma ve açıklık arasında gidip gelen Babylonia, katmanlı eşikleri ve içine gömülü peyzajıyla, kendisini biçimlendiren arazi ile sürekli bir diyalog kuruyor.































