Abu Dhabi Doğa Tarihi Müzesi

Mimari Tasarım
Mecanoo

Proje Yeri
Al Saadiyat Adası, Abu Dhabi, Birleşik Arap Emirlikleri

İş Ortakları
Egis Group, Broadway Malyan, Pascall+Watson, Waho Landscape Architects, Plan A Consultants, EllisDon

Sergi Tasarımı
Ralph Appelbaum, Barker Langham

İşveren
DCT (Abu Dhabi Kültür ve Turizm Dairesi)

Geliştirici
Miral

Ana Yüklenici
Alec

Toplam İnşaat Alanı
35.000 m² (82.000 m²’lik arazi üzerinde)

Tamamlanma Tarihi
2025

Fotoğraflar
Ossip Architectuurfotografie, Deed Studio

Abu Dhabi Doğa Tarihi Müzesi; Mecanoo tasarımı ve bölgenin vadi jeolojisinden türeyen heykelsi kütleleri, beşgen örüntülü geometrisi ile müzeyi tekil bir yapı olmaktan çıkarıp peyzajın ve kamusal alanın bir uzantısı olarak ele alıyor.

Mecanoo tarafından tasarlanan Abu Dhabi Doğa Tarihi Müzesi, suyun ve toprağın buluşmasından yola çıkıyor; bu sürekli değişen sınırı bir köken, hareket ve dönüşüm yeri olarak okuyor. Tasarım, tekil bir mimari nesne üretmek yerine müzeyi doğal kuvvetlerin biçimlendirdiği bir peyzaj olarak kurguluyor; mimari ile arazi birbirinden ayrılamaz hale geliyor. Bölgenin jeolojik oluşumlarından ve vadilerinden beslenen yapı, zamanla biçimlenmiş bir dizi heykelsi kütle olarak peyzajdan yükseliyor ve doğa tarihi deneyimini ziyaretçi daha müzeye girmeden başlatıyor.

Doğadaki hücresel yapılardan türeyen beşgen örüntüler, yapı ile peyzaj arasında güçlü bir ilişki kuruyor. Bu geometri, projeye bütünlük kazandırırken müzenin mikroskobik organizmalardan jeolojik oluşumlara uzanan doğal dünyayı biçimlendiren örüntüleri açığa çıkarma iddiasını da ifade ediyor. Peyzajın içinden akan üç kamusal rota, kıyıyı Saadiyat Adası’ndaki komşu kültür kurumlarına bağlıyor. Bilet gerektirmeyen ve herkese açık bu güzergahlar müzeyi kamusal alanın bir uzantısına dönüştürüyor; ziyaretçiler galerilere girmeden önce teraslar, gölgeli geçitler ve kamusal mekanlar aracılığıyla müzenin anlatısıyla ilişki kuruyor. Müzenin iç deneyimi, giriş lobisiyle başlıyor. Yapının dış geometrisinden oyulmuş bir boşluk gibi beliren bu anıtsal merkezi mekan, kent ile peyzaj ve içerideki doğa tarihi dünyası arasında dramatik bir eşik kuruyor. Dinozorlar gibi büyük ölçekli örnekler için güçlü bir arka plan oluşturan lobiye, mimari hacme nüfuz eden derin çatı ışıklıkları doğal ışığı taşıyor. Gölge, gün ışığı ve dokulu yüzeylerin etkileşimi, bir jeolojik oluşumun içinde bulunma hissini pekiştiriyor; mimari, yapıya ilham veren doğal süreçlerin bir devamına dönüşüyor.

Sergi, doğal dünyanın tarihinde bir yolculuk olarak açılıyor; evrenin kökeninden ve Büyük Patlama’dan başlayarak bugün ve gelecekte insanlığın karşılaştığı sorunlara, giderek derinleşen iklim krizine uzanıyor. Bilgiyi birbirinden kopuk sergiler dizisi olarak sunmak yerine müze, ziyaretçilerin yaşamın evrimini, Dünya’yı biçimlendiren kuvvetleri ve ekosistemlerin kırılgan dengesini kavramasına olanak tanıyan sürekli bir anlatı kuruyor. Merkezi bir avlu çevresinde örgütlenen sergi dizisi, hem kronolojik bir rota hem de ziyaretçinin kendi güzergahını kurma özgürlüğünü sunuyor. En büyük galeri ise giriş lobisinin anıtsal karakterini yankılayan bir karşılaşma anıyla, keşfedilmiş en nadir dinozor örneklerinden bazılarıyla ziyaretçiyi buluşturuyor.

Sürdürülebilirlik tasarıma en erken aşamalardan itibaren, bölgenin yerel mimari geleneğinden beslenerek işleniyor. Kalın yapı kütleleri, denetimli açıklıklar ve gölgeli dış mekanlar; Abu Dhabi’nin iklimine yanıt veren ve ısı kazancını azaltan pasif bir tasarım stratejisi kuruyor. Yapının kütlesel ağırlığı doğal bir ısı yalıtımı sağlayarak düşük enerji talebiyle konforlu bir iç ortama katkı veriyor. Ana strüktür beton ve çeliği bir araya getirirken cepheler ağırlıklı olarak yerel üretilen ultra yüksek performanslı betondan (UHPC) oluşuyor; bu tercih taşımaya bağlı emisyonları düşürüyor. İç mekan bitkilendirmesi ve çevredeki yeşil doku ek ısı tamponları oluşturarak güneş ısı kazancını azaltıyor, sürdürülebilir sulama sistemleri ise su tüketimini en aza indiriyor.

Abu Dhabi Doğa Tarihi Müzesi, Louvre Abu Dhabi, Zayed Ulusal Müzesi, Abrahamic Family House ve gelecekteki Guggenheim Abu Dhabi ile birlikte Saadiyat Kültür Bölgesi’nin bir parçasını oluşturuyor. DCT’nin sahipliğinde ve işletmesinde olan, Miral tarafından geliştirilen müze, 35.000 metrekarelik alanıyla Orta Doğu’nun en büyük doğa tarihi müzesi. Yapı; sergi alanlarını, eğitim birimlerini ve araştırma odaklı programları erişilebilir tek bir kamusal kurum içinde bir araya getirerek hem geniş bir kitleye hem de bilim topluluğuna hitap ediyor.