Tashkent City Mall Karma Kullanım Kompleksi
Künye
Proje Yeri
Taşkent, Özbekistan
Mimari Tasarım
Öncüoğlu Mimarlık
İşveren
AKA Group, Hyper Partners
İnşaat Alanı
410,000 m²
Tamamlanma Tarihi
2024
Fotoğraflar
Egemen Karakaya
Öncüoğlu Mimarlık tarafından tasarlanan, Özbekistan’da yer alan Tashkent City Mall Karma Kullanım Kompleksi, yaya odaklı dolaşım, geniş kamusal alanlar ve bütüncül bir mimari kimlik etrafında kurgulanmış.
Tashkent City Mall Mixed-Use Complex, eski adıyla Tashkent City Lot 3, başkentin en prestijli kentsel alanlarından birinde stratejik olarak konumlanan, simgesel bir karma kullanım projesi. Perakende, konaklama, konut ve ofis programlarını bünyesinde barındıran proje; yaya odaklı dolaşım, geniş kamusal alanlar ve bütüncül bir mimari kimlik etrafında kurgulanmış çağdaş bir kentsel yoğunlaştırıcı olarak çalışıyor. Tashkent City Park ile güçlü bir fiziksel ve görsel ilişki kuran kompleksin parka bakan cepheleri, yeşil aksa hakim bir noktada konumlanan ve kentin gelişen silüetine güçlü bir katkı sunan çatıdaki infinity pool ile sonlanan büyük bir teras olarak ele alınmış.
Yaklaşık 410.000 m² toplam inşaat alanına sahip olan proje, 31 katlı ve JW Marriott tarafından işletilen bir otel ile ona bitişik bir konut kulesini barındırıyor; her iki yapı da Summit ofis kulesinin karşısında konumlanıyor. Bu çeşitli fonksiyonlar bir araya gelerek Tashkent City Mall’ı Özbekistan’ın en büyük alışveriş merkezi ve Orta Asya’nın en önemli perakende destinasyonlarından biri haline getiriyor. Alışveriş merkezi, yaklaşık 100.000 m² kiralanabilir alan sunuyor; 300’ün üzerinde perakende birimi, kapsamlı bir yeme-içme, eğlence ve rekreasyon programı ile destekleniyor. Bu bütüncül program kurgusu, projenin bölgesel bir çekim merkezi olma niteliğini güçlendirirken, daha kapsamlı Tashkent City masterplanı içerisinde kilit bir bileşen olarak konumlanmasını sağlıyor.
Tekil bir mimari öğe olarak değil, entegre bir kentsel çerçeve olarak kurgulanan Tashkent City Mall, farklı yaşam tarzlarını, zamansal ritimleri ve kullanım ölçeklerini barındıracak şekilde tasarlanmış. Hızla dönüşen bir metropol olma niteliği taşıyan Taşkent bağlamına yerleşen proje; değişen sosyoekonomik dinamiklere, uyarlanabilirlik, geçirgenlik ve işlevsel entegrasyon temelli bir tasarım yaklaşımıyla yanıt veriyor. Farklı programlar, birleşik bir mekansal ve altyapısal sistem içerisinde iç içe geçirilerek, çeşitli kullanımların bir arada var olmasına olanak tanırken, okunabilir ve bütüncül bir kentsel deneyim üretiyor. İç mekan ölçeğinde mimari konsept, Taşkent’in kültürel ve tarihsel anlatılarını alışveriş merkezi deneyiminin içine taşıyarak kalış süresini uzatmayı ve mekansal deneyimi zenginleştirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, geçmiş–bugün–gelecek geçişi etrafında kurgulanan bilinçli bir mekansal sekansla ifade ediliyor. Üç anıtsal atrium, bu deneyimin omurgasını oluşturuyor; her biri kronolojik olarak farklı bir anlatı bölümünü temsil ediyor. Farklılaştırılmış malzeme paletleri, mekansal oranlar ve tasarım dilleri; miras, çağdaşlık ve spekülasyon temalarını yorumluyor. Özel olarak tasarlanan bir iç mekan galerisi ise geleneksel Özbek desen ve motiflerini çağdaş üretim teknikleri ve yüksek teknoloji estetiğiyle yeniden yorumlayarak bu anlatıyı pekiştiriyor.
Mekansal açıklık ve gün ışığına erişim, alışveriş merkezinin iç mimarisinin temel ilkeleri arasında yer alıyor. Perakende alanları, “zaman yolculuğu” kavramı altında birleşen, doğal ışıkla beslenen üç geniş galeri etrafında organize edilmiş. Geleneksel kapalı AVM tipolojilerinin aksine, dar koridorlardan bilinçli olarak kaçınılmış; bunun yerine geniş dolaşım alanları ve cömert atrium hacimleri tercih edilmiş. Bu yaklaşım, sürekli görsel bağlantı sağlamanın yanı sıra mekansal okunabilirliği artırıyor ve iç mekanda güçlü bir geçirgenlik hissi oluşturuyor. Ortaya çıkan mekansal atmosfer; ışık, hava ve açıklık nitelikleriyle tanımlanıyor, sezgisel yön bulmayı destekliyor ve keşif odaklı, uzun süreli dolaşımı teşvik ediyor. Mimari formunun ötesinde, Tashkent City Mall bir kentsel katalizör olarak kurgulanmış. Kamusal kullanıma açık alanlardan oluşan bir ağ, net biçimde tanımlanmış yaya akışları ve katmanlı program kurgusu; hem planlı hem de spontane kullanım senaryolarını destekleniyor. Bu mekansal açıklık, farklı kullanıcı gruplarının alanı tekrar tekrar ziyaret etmesini ve uzun vadede sahiplenmesini teşvik ederek, kent merkezinin canlanmasına ve proje sınırlarının ötesine taşan yeni kentsel kullanım örüntülerinin oluşmasına katkı sağlıyor.
Kentsel ve ekonomik ölçekte kompleks, Taşkent’in metropol çekirdeği üzerinde önemli bir etki yaratıyor. Günlük yaklaşık 100.000 ziyaretçi sirkülasyonu ile kent içerisindeki başlıca sosyal ve ticari düğüm noktalarından biri olarak işlev görüyor. Mimari açıdan proje; yüksek performanslı perakende planlamasını, operasyonel verimliliği ve uluslararası ticari standartları önceliklendirerek, global lüks perakende ve yaşam tarzı ölçütleriyle uyumlu bir konumlanma sunuyor. Bu doğrultuda Tashkent City Mall, Tashkent City masterplanı içerisinde kentsel dönüşümü tetikleyen katalitik bir çapa proje olarak öne çıkıyor; mimari ve programatik ölçeğiyle Taşkent’in Orta Asya’da küresel ölçekte konumlanan çağdaş bir metropol olarak yeniden tanımlanmasında belirleyici bir rol üstleniyor.




















