Venedik Mimarlık Bienali 2027: “Do Architecture – For the Possibility of Coexistence Facing a Real Reality”
La Biennale di Venezia tarafından düzenlenen 20. Uluslararası Mimarlık Sergisi, Wang Shu ve Lu Wenyu‘nun küratörlüğünde 8 Mayıs – 21 Kasım 2027 tarihleri arasında “Do Architecture – For the Possibility of Coexistence Facing a Real Reality” temasıyla Venedik’te izleyiciyle buluşacak.
La Biennale di Venezia tarafından düzenlenen 20. Uluslararası Mimarlık Sergisi’nin teması ve başlığı, La Biennale Başkanı Pietrangelo Buttafuoco ile serginin küratörleri Wang Shu ve Lu Wenyu tarafından açıklandı. “Do Architecture – For the Possibility of Coexistence Facing a Real Reality” başlığıyla düzenlenecek sergi; Giardini, Arsenale ve Venedik’in farklı mekanlarında, 6 ve 7 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek ön açılışın ardından 8 Mayıs – 21 Kasım 2027 tarihleri arasında izleyiciyle buluşacak.
Küratörler Wang Shu ve Lu Wenyu, tema seçimini şu sözlerle açıklıyor: “Tüm bu sorular tek bir temel yola işaret ediyor: Asıl gerçeklikle ve yerel pratikle yüzleşmek ve doğrudan ‘mimarlık yapmak’; özellikle bedensel temasa dayanan bir ‘yapma’ biçimi. Bir araya gelmesi imkansız gibi görünen şeyler, ancak bu somut ‘yapma’ eylemiyle aynı yerde toplanabilir.” Küratörler, küresel iklim değişikliği karşısında aktif ve pasif tasarım, strateji ve teknoloji yaklaşımlarının birlikte var olup olamayacağını; yer ve mimarlığın bir arada bulunup bulunamayacağını; daha doğal malzemelerin ve yerel zanaatın çağdaş tasarımın ve yapımın yanında ana bileşenler olarak durup duramayacağını; belleğin ve yeniliğin diyalektik bir biçimde birlikte var olup olamayacağını sorguluyor. Modern tasarımın hızıyla daha yavaş ve anlamlı zanaat biçimleri arasında bir birliktelik kurulup kurulamayacağı, kentsel ve kırsal kalkınma modelleri arasındaki çatışmanın kırsal bölgelerin kırılgan karakterini koruyarak çözülüp çözülemeyeceği de sergiyi şekillendiren temel sorular arasında yer alıyor.
Wang Shu ve Lu Wenyu, mimarlığın yalnızca tartışılacak değil, her şeyden önce bizzat yapılacak bir şey olduğunu vurguluyor: “Mimarlık felsefesi, bir nasıl yapma felsefesidir; gerçek gerçeklikle, gerçek yerlerde, gerçek yapı yoluyla yüzleşen bir pratiktir.” Küratörler, yerel kültürel mirası koruma çabası olarak mimarlığın, toplumsal dönüşüm için bir öncü güç olarak mimarlıkla birlikte var olabileceğine inanıyor; teknolojinin sel gibi aktığı bir çağda mimarlığın değerini ancak bu yolla koruyabileceğini söylüyor.
La Biennale Başkanı Pietrangelo Buttafuoco ise küratörlerin yaklaşımını şu sözlerle değerlendiriyor: “Wang Shu ve Lu Wenyu, mimarlığı en somut, fiziksel ve özsel boyutuna; toprakla, malzemelerle, topluluklarla ve mekanların gerçekliğiyle doğrudan ilişki içinde inşa etme boyutuna geri döndürüyor. Felsefeleri, ‘yapmanın’ kültürel, etik ve yapısal bir eylem olarak değerini yeniden onaylıyor; gösteriden ve küresel standartlaşmadan uzak duruyor. Malzemelerin yeniden kullanımı, geleneksel zanaat ve yavaş dönüşüm süreçleri aracılığıyla, geçmişi bugünün yaşayan bir maddesi olarak içeren bir mimarlık vizyonu öneriyorlar.”
Buttafuoco, küratörlerin Hangzhou’daki Çin Sanat Akademisi’nin kampüsünü yalnızca tasarlamakla kalmayıp mimarlık öğrencileriyle birlikte gündelik olarak deneyimlemiş olmalarını çarpıcı bir örnek olarak gösteriyor. Başkan, seçilen temayı “doğa ile yapay olan, yenilik ile bellek, çağdaş tasarım ile yerel kültürler arasında birlikte var olma olasılıkları inşa etmeye yönelik bir davet” olarak tanımlıyor.
Uluslararası Mimarlık Sergisi, her zamanki gibi Ulusal Katılımları da Giardini ve Arsenale’deki pavyonlarla, Venedik’in tarihi merkezindeki mekanlarda kendi sergileriyle bir araya getirecek.



