Varşova Üniversitesi Psikoloji Fakültesi
Künye
Mimari Tasarımcı
Project Praga
Proje Yeri
Varşova, Polonya
Proje Ekibi
Marcin Garbacki, Karolina Tunajek, Jacek Wochowski, Patrycja Arasim, Agata Bonisławska, Bartek Dudziński, Magdalena Maciąg, Malwina Mąka, Damian Kasperowicz, Katarzyna Krokos, Joanna Ryżko, Kinga Rzeplińska, Zuzanna Sprogis, Zofia Stachura, Jan Szkarłat, Michał Sztolcman, Marek Wojda, Piotr Bujnowski Architect
Sıhhi Tesisat
STUDIO KLIMA,
Statik Proje
LGL
Betonarme Danışmanı
TBAiS
Cephe Danışmanı
Studio Profil
Yangın Güvenliği
CMF Plus
Peyzaj Tasarımı
Zielone Studio
Aydınlatma Danışmanı
QLAB
Grafik Kimlik Tasarımı
Alina Rybacka & Wojtek Staniewski,
Akustik Danışmanı
Spectrum Lab Piotr Jędzura,
Yol Danışmanı
C.T.D. s.c
Yüklenici
Mostostal Warszawa S.A.
Müşteri
University of Warsaw
Toplam İnşaat Alanı
5,378 m²
Tamamlanma Tarihi
2025
Fotoğraflar
Nate Cook, ONI Studio
Projekt Praga imzalı Varşova Üniversitesi Psikoloji Fakültesi binası, kamusal alanlarla akademik mekanları iç içe geçirerek üniversite, kullanıcılar ve şehir arasında açıklık, etkileşim ve sürdürülebilirlik üzerinden kurulan yeni bir yaklaşımla tasarlanmış.
Varşova Üniversitesi Psikoloji Fakültesi’nin yeni binası, akademik alan kavramını yeniden tanımlıyor. Bu bina sadece eğitim amaçlı olarak tasarlanmamış; aynı zamanda kullanıcıları arasındaki ilişkileri destekleyecek ve üniversite ile şehir arasında bir diyalog ortamı yaratacak şekilde kurgulanmış. Project Praga tasarımı Varşova Üniversitesi Psikoloji Fakültesi, öğretim işlevlerini açıklık ve sürdürülebilir tasarım anlayışıyla birleştiriyor.
Stawki Caddesi’ndeki eski binasında yarım asırdan fazla bir süre hizmet veren fakülte, Ochota Kampüsü’ndeki yeni binasına taşınmış. Mimarlık stüdyosu Projekt Praga tarafından tasarlanan ve 2017 yılında düzenlenen mimari yarışmada seçilen proje, başından itibaren hem kampüse hem de bölgeye açık bir yer olarak kurgulanmış. Projekt Praga, kentsel planlama ve yeşillendirme çalışmalarından özel mobilya ve görsel kimlik tasarımına kadar, konsept, detaylı tasarım ve inşaatın denetimi konusunda kapsamlı bir sorumluluk üstlenmiş.
“Üniversite sadece öğrenim yeri değildir; aynı zamanda kampüsün ve mahallenin bir parçasıdır, günlük yaşamın gerçekleştiği yerdir. Psikoloji Fakültesi binasını tasarlarken, bu yaşamın aktif bir parçası olmasını istedik. Bu nedenle, binanın çevresindeki ve içindeki kamusal alanlara büyük önem verdik,” diye açıklıyor Projekt Praga’dan Karolina Tunajek ve Marcin Garbacki. Yeni binanın en belirgin özelliklerinden birini, zemin katın tamamını kaplayan beton kasetli kanopi oluşturuyor. Hem içeriden hem de dışarıdan görülebilen bu kanopi, binayı çevresiyle bütünleştiren bir mimari motif oluşturuyor. Kanopinin altında yeşilliklerle, oturma alanları, toplantı alanları ve bisiklet park yerleriyle dolu bir kamusal alan bulunuyor. Bu alan, günün her saatinde kullanılabilen, güneşten ve yağmurdan korunan, samimi ve korunaklı bir ortam oluşmasını sağlıyor. Bu açık alan sadece öğrenciler ve personel tarafından değil, Ochota sakinleri ve kampüs kullanıcıları tarafından da kullanılabiliyor ve fakülte çevresiyle günlük etkileşimi doğal bir şekilde teşvik ediyor.
İç mekanda, en önemli mekansal yenilik iki zemin kat yaratılmasıyla oluşuyor. İlk zemin katı; geniş salonlar, bir kantin, bir kafe ve camla kaplı bir oditoryumdan oluşan bir kamusal alan oluşturuyor. Bu kat aynı zamanda fakültenin “açık oturma odası” olarak geçiyor. Bu alanlar, fakültenin faaliyetlerinden bağımsız olarak işlev görebiliyor ve dersler bittikten sonra da binanın aktif kalmasını sağlıyor. Bir kat yukarıdaki ikinci zemin kat, öğretim üyeleri için tasarlanmış geniş bir avluya açılıyor. Camdan yapılmış çatı, iç mekanın doğal ışıkla aydınlanmasına olanak sağlıyor. Geleneksel koridorlar yerine dersliklere, laboratuvarlara, çalışma ve ders çalışma alanlarına aynı zamanda terasa erişimi olan iki katlı bir kütüphaneye açılan açık galerilere yer veriliyor. Bunların arasında, bireysel çalışma ve dinlenme için çok sayıda niş, spontane karşılaşmalara teşvik sağlanıyor.
İki ana bölge olan “halka açık” ve “fakülteye özel” bölgeler, heykelsi spiral merdivenlerle birbirine bağlanarak mekansal bir kontrpuan oluşturuyor. Biri şehre açılırken, diğeri içe dönük olup odaklanma ve işbirliğini teşvik ediyor. Projenin ana fikri, hem gerçek hem de sembolik anlamda açıklık yaratmak olmuş. Mimari; geniş cam yüzeyler, çerçeveli manzaralar, koridorlar yerine galeriler, çatı bahçeleri ve çok sayıda ortak alan ile ışığı ve insanları içeri davet ediyor. Mimarlar bu binayı ekolojik brutalist olarak tanımlıyorlar. Ham betonun dürüstlüğü ile çevre dostu çözümlerin ve mimariye entegre edilmiş bol yeşilliklerin birleşimi olarak betimliyorlar. Büyük ölçekli alanları şekillendirme kapasitesi ve uzun vadeli dayanıklılığı nedeniyle seçilen beton, yapısal elemanlarda, cephelerde ve iç mekanlarda kullanıldı. Gereksiz kaplama katmanları olmadan, ham ve etkileyici haliyle ortaya çıkıyor. Bu malzeme tutarlılığı; betonun pürüzlülüğünün, ahşabın sıcaklığı, doğal ışık, yeşillik ve ince renk vurguları ile tamamlandığı sakin ve uyumlu bir kompozisyonun yaratılmasını sağlıyor.
Dış cephe sade ve ölçülü olsa da, iç mekan şaşırtıcı bir mekansal zenginlik sunuyor. Ritmik ve disiplinli cephenin arkasında, çeşitli ölçek ve atmosferler sunan çok çeşitli odalar ve bir dizi ortak alan bulunuyor; açık avludan farklı boyutlardaki konferans salonlarına, çalışma ve dinlenme için samimi köşelere kadar çeşitleniyor. Amaç; çağdaş eğitimin ihtiyaçlarını karşılayan, hem bireysel konforu hem de işbirliğini destekleyen ve topluluk duygusunu besleyen samimi ve çeşitlilik içeren bir ortam yaratmak olmuş.
Yeşillik, binanın ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Yapıyı ve yapının çevresini kaplayarak bütünsel bir bütün oluşturuyor. Binanın çevresindeki ağaçlardan iç mekan bitkilerine ve çatı bahçesine kadar doğa her yerde mevcut olup mekana yumuşak, doğal bir karakter kazandırıyor. Zemin kattaki kanopide bulunan yabani çiçekler yağmur suyunu tutarak cepheler boyunca bir mikro iklim yaratmasının yanı sıra; çatı bahçesinde yürüyüş yolu, güneşli oturma alanları ve kapalı bir açık hava odası oluşmasını sağlıyor. Ayrıca bitkiler, kütüphane terasında ve özel bir mikro bitki yetiştirme alanında da yer alıyor. Bu yerleştirmeler dekorasyon amaçlı değil, yeni Psikoloji Fakültesi’nin atmosferini ve kimliğini şekillendiren mimarinin tam anlamıyla bir bileşenini oluşturmak amacıyla gerçekleştirilmiş. Binanın ham mimari ifadesinin arkasında, gelişmiş bir sürdürülebilir çözümler sistemi yatıyor. Isıtma ve soğutma, jeotermal kuyulara sahip ısı pompaları ile sağlanırken çatıda bulunan fotovoltaik panellerle yağmur suyu toplanarak yeniden kullanımı sağlanıyor. Dış panjurlar aşırı ısınmaya karşı koruma sağlarken, yeşil çatılar doğal yalıtımı güçlendirmeyi sağlıyor.
İç mekanlar akustik ve aydınlatma konforu göz önünde bulundurularak tasarlanmış. Ayrıca bina engelli kişilere tamamen erişilebilirlik sağlıyor. Basamaksız girişler, asansörler, oditoryumda indüksiyon döngüleri, her katta uygun şekilde tasarlanmış tuvaletler, net bir dolaşım düzeni ve sezgisel grafik işaretler, kelimenin tam anlamıyla erişilebilirliği garanti ediyor. Yeni Psikoloji Fakültesi, bir eğitim binası olmasının yanında; bilim, iş birliği ve günlük akademik yaşamın gelişimini aktif olarak destekleyen bir alanı oluşturuyor. 21.000 m²’den fazla bir alana sahip olan bina, işlevsellik, konfor ve açıklık göz önünde bulundurularak tasarlanmış olup, yaklaşık 2.000 kullanıcıya çalışma ve araştırma ortamı sunuyor. Bu bina; akademik kamu binalarının pratik, dayanıklı ve misafirperver olabileceğini, ilişkileri, fikir alışverişini ve şehirle bağı destekleyebileceğinin bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.


































































