Redhill Erken Öğrenme Merkezi

Proje Yeri
Sandton, Johannesburg, Güney Afrika

Mimari Tasarım
Hubo Studio

Tasarım Ekibi
Asher Marcus, Michelle Smith

Tamamlanma Tarihi
2024 

Fotoğraflar
Iwan Baan

Hubo Studio tarafından tasarlanan Redhill Erken Öğrenme Merkezi, Reggio Emilia eğitim yaklaşımını Güney Afrika bağlamına uyarlayarak ölçeğini çocuk duyarlılığına göre kurgulayan ve mekansal akışkanlığı merkeze alan bir öğrenme ortamı sunuyor.

Hubo Studio tarafından tasarlanan Redhill Erken Öğrenme Merkezi, korunaklı yapısını Johannesburg’un dinamizmi ile harmanlayarak bir “çocuk kenti” kurgusu üretiyor. Tasarım sürecinde İtalya’da incelenen Reggio Emilia eğitim felsefesinin çocuk merkezli ve bilginin deneyimle edilme ilkeleri, mimarinin öğrenme eylemine aktif katıldığı yerel bir yorumla mekana yansıyor. Yapı, iç ve dış mekan, oyun ve öğrenme ile birey ve topluluk arasındaki sınırları geçirgen kılan iç içe geçmiş bir olgu olarak şekilleniyor. Tasarımın merkezinde, geleneksel İtalyan meydanlarına verilen isim olan “Piazza”nın Afrika yorumu niteliğindeki örneği yer alıyor. Cam bir çatı altında koruma altına alınan bu ortak alan; sınıfları, dikine kurgulanmış atölyeleri ve açık mutfağı aynı odakta buluşturuyor. Çocuklarla birlikte üretilen mozaik uygulama mimarinin bir parçasına dönüşürken, yemek kokularının ve hazırlık süreçlerinin mekana dahil olduğu açık mutfak ortak yaşamı destekliyor.

Yaşları üç ile yedi arasında değişen üç yüz yetmiş çocuğa hizmet veren yapıda, on altı adet sınıf dört dikey atölye çevresinde düzenleniyor. Dışarıdan pembe kil tonlu kuleler olarak algılanan bu atölyeler, geleneksel koridor şemasını ortadan kaldırıyor. Bunun yerine stüdyolar, masal köşeleri, duyusal alanlar, ışık odaları, çatı bahçeleri ve alternatif dolaşım yollarından oluşan bir ağ kurgulanıyor. Böylece yapı içindeki hareket, çocuğun gözlem yapmasına, etkileşime girmesine ve keşfetmesine olanak tanıyan pedagojik bir araca dönüşüyor. Farklı yaş ve bağımsızlık seviyelerindeki çocukların aynı dikey mekanları paylaşabilmesi için akustik kontrol, görüş açıları ve dolaşım senaryoları hassasiyetle ele alınmış. Çeşitlendirilen rotalar yoğunluğu azaltırken; açık ve ortak kullanılan alanlar hem şeffaflık hem de ihtiyaç duyulduğunda sakinleşme ve geri çekilme köşeleri sunuyor.

Malzeme paleti, dokunsal niteliği ve çocuk dünyasıyla kurduğu bağ üzerinden şekilleniyor. Kayrak taşı zeminler ve duvarlar, çocukların günlük çizimler yapabileceği yüzeyler sağlarken; bambu, çelik, cam ve linolyum sıcaklık ile dayanıklılığı dengeliyor. Dış cephedeki sıva dokusu, çocukların oyunlarında kullandığı oluklu mukavvadan esinlenerek yükleniciyle geliştirilen özel bir malayla uygulanmış. Açılır kapanır Serge Ferrari akustik tenteler ise gölgelendirme ve ses yutumu sağlıyor. Sürdürülebilirlik yaklaşımının temelini, başlangıçta 4.500 m² olarak öngörülen şemanın esnek atölyeler ve katmanlı dolaşım sayesinde 2.641 m²’ye çekilmesi oluşturuyor. Doğal ışık, ısıl atalet, sınıflardaki ısı bacaları ve meydan çatısı altındaki açıklıklar pasif iklimlendirmeyi destekliyor. Çatı bahçeleri ve sızdırma hendekleri ise su yönetimini sağlarken peyzajı eğitim alanının bir uzantısına dönüştürüyor.