Pujiang Platform
Künye
Mimari Tasarım
MVRDV
Proje Yeri
Pujiang, Şanghay, Çin
Tasarım Ekibi
Kyo Suk Lee, Olga Marelja, Geert Folmer, Guido Boeters, Cai Zheli, Shanshan Wu, Alexander Forsch, Ilaria Furbetta, Yihong Chen, Jiamen Li, Shing Yat Tam, Yifei Zhang, Cai Huang, Seunghan Yeum, Gioele Colombo, Xinyuan Zhang
Tamamlanma Tarihi
2025
Fotoğraflar
Arch-Exist
MVRDV tarafından tasarlanan Pujiang Platform, Chengdu yakınlarındaki tepelerde konumlanan ahşap strüktürü ve toprakla örtülü formuyla manzara, kamusal kullanım ve sürdürülebilir mimariyi bir araya getiren çağdaş bir seyir ve etkinlik mekanı olarak kurgulanmış.
MVRDV, Chengdu’nun güneyinde yer alan tepeler arasında konumlanan, kemerli ve toprakla örtülü ahşap bir pavyondan oluşan Pujiang Platform’un inşaatını tamamladı. Proje, hem bir ziyaret noktası hem de etkinlik mekanı olarak kurgulanırken, Orta Çin’in etkileyici doğal peyzajından en üst düzeyde yararlanmayı amaçlıyor. Doğayla bütünleşirken aynı zamanda aşağıdaki düzlüklerden bakıldığında bir odak noktası olarak algılanması hedeflenen yapı, teleskopik bir biçimde dizilmiş toprak örtülü ahşap kemerlerden oluşuyor ve ziyaretçileri yamaç üzerinde dışarı doğru uzanan geniş seyir penceresi ve balkona yönlendiriyor.
Chengdu’nun güneybatısında yer alan Pujiang, sakinlerine yüksek kaliteli ve sürdürülebilir bir yaşam sunma hedefiyle gelişmekte olan yeni bir yerleşim alanı olarak öne çıkıyor. Pujiang’ın doğusundaki tepelerde bulunan mevcut ve sade bir seyir noktası, büyüyen kente ve arkasında uzanan Qionglai Dağları silsilesine hakim bir manzara sunuyor. Pujiang İlçesi Planlama ve Doğal Kaynaklar Bürosu tarafından görevlendirilen MVRDV, bu seyir noktasını turistik bir cazibe merkezi ve düğünlerden resmi toplantılara kadar farklı etkinliklere ev sahipliği yapabilecek çok amaçlı bir mekana dönüştürdü.
Tasarım süreci, mevcut seyir platformunun inşası sırasında tepenin düzleştirildiğinin fark edilmesiyle şekillenmiş. Toprak setiyle örtülü kemerli bir pavyon tasarlanarak, geçmişte var olan tepenin mekânsal bir yankısı yeniden üretilmiş. Proje kapsamında, mevcut patika ağı da geliştirilerek seyir noktasına ulaşım için birden fazla rota oluşturuldu. Bunlara, kıvrımlı bir merdiven yapısına entegre edilen ikincil bir seyir platformu da dahil edilmiş. Pavyonun ahşap strüktürü, karbon salımını azaltma potansiyeline rağmen Çin’de hala temkinle yaklaşılan ahşabın yapı sektöründe daha yaygın kullanılmasını teşvik etmeyi amaçlayan bir örnek olarak ele alınmış.
Yapıya, güneydoğu cephesinde toprak setine yerleştirilmiş küçük bir cam cepheden giriliyor. İç mekanda tavan yukarı doğru yükselirken zemin aşağı doğru eğiliyor ve bu kurgu tepenin doğal eğimine uyum sağlıyor. Oluşan eğimli zemin, sunumlar için ya da karşı uçtaki 10 metre yüksekliğindeki cam cepheden manzarayı izlemek için oturma alanı olarak kullanılan bir tribün niteliği taşıyor. Bu cephede yer alan büyük boyutlu sürgülü kapılar, iç mekanı dışarıdaki seyir balkonu ile birleştirerek iç ve dış arasındaki ilişkiyi güçlendiriyor ve gerektiğinde balkonun iç mekânın bir uzantısı olarak kullanılmasını sağlıyor.
MVRDV’nin kurucu ortağı Jacob van Rijs, projenin temel zorluklarından birinin manzaradan en iyi şekilde yararlanırken peyzaj üzerindeki etkiyi en aza indirmek olduğunu belirtiyor. Toprak örtülü ve yeşil çatılı tepe biçimli bir pavyon ekleyerek hem müdahalenin etkisinin azaltıldığını hem de geçmişte var olan tepenin yeniden oluşturulduğunu ifade ediyor. Doğayı koruma ve ona saygı duyma yaklaşımı, tasarımın özünü oluştururken, ahşap gibi biyobazlı ve daha sürdürülebilir malzemelerin kullanımıyla yapım sürecine de yansıyor.
Projenin peyzaj tasarımı, alandaki mevcut doğal özellikleri güçlendirmeyi amaçlıyor. Kullanılan bitki türleri, alanın mevcut biyolojik çeşitliliğini yansıtıyor. Pavyonun çatısındaki toprak seti üzerinde yer alan ve 10 santimetrelik toprak derinliğine sahip yeşil alan, farklı çayır bitkileri, çiçekler ve küçük çalılar için elverişli bir ortam sunuyor. Mevcut su yolları ise yağmur suyu toplama ve sulama amacıyla değerlendiriliyor.
Tasarım, alandaki mevcut yaya yollarını koruyarak bunları bir döngü halinde birbirine bağlayan yeni bir merdiven ekliyor. Merdivenin üst noktasında yer alan dairesel ikincil seyir platformu, hem uzak dağ silsilesine hem de yakın çevredeki doğal peyzaja 360 derecelik bir bakış sağlıyor.
Ahşap taşıyıcı sistem sayesinde yapının gömülü karbon salımı düşük tutulurken, işletme sürecindeki emisyonları azaltmaya yönelik çeşitli stratejiler de projeye entegre edilmiş. Toprak seti ve bitkilendirme, yüksek düzeyde ısı yalıtımı ve termal kütle sağlayarak sıcaklık değişimlerinin etkisini azaltıyor. Tavan katmanları doğal havalandırmaya imkan tanıyacak şekilde düzenlenirken, büyük cam cephenin kuzeye yönelmesi, çatı saçakları ve çevredeki ağaçlar sayesinde güneş kazancı kontrol altında tutuluyor. Ayrıca pavyonun enerji ihtiyacının bir bölümü jeotermal ısı pompası ile karşılanıyor.
Bu sürdürülebilir yaklaşımlar, Pujiang Platform’un tepenin eteklerinde gelişen sürdürülebilir kentin kimliğini yansıtmasını sağlıyor. Yapıyı ziyaret eden yerel halk ve turistler, doğayla uyum içinde tasarlanmış sürdürülebilir bir mimarlık örneğiyle karşılaşırken, geceleri pavyonun cam cephesinden yayılan ışık yapıyı tepeler arasında belirgin bir işaret noktasına dönüştürüyor.




































