Oulu Merkez Kütüphanesi “Saari”
Künye
Proje Yeri
Oulu, Finlandiya
İç Mimari ve Mobilya Tasarımı / Restorasyon
JKMM
Özgün Mimari Tasarım
Marjatta Jaatinen, Martti Jaatinen
Özgün İç Mimari
Studio Nurmesniemi
İşveren
Oulu Tilapalvelut
Mekanik ve Elektrik
Ramboll Finland
Peyzaj Tasarımı
VSU architects
Yönlendirme Tasarımı
Avaava
Yükleniciler
Rakennustyö Salminen, Aro Systems
Tasarım Ekibi
Maren Nielsen, Laura Hämäläinen, Teemu Kurkela, Kirsi Meloni, Peter Vuorenrinne, Kaisa Laiho, Olli Vaskelainen, Lars-Erik Mattila
Toplam Alan
7.330 m²
JKMM tarafından Finlandiya’da yenilenen Oulu Merkez Kütüphanesi, Marjatta ve Martti Jaatinen’in özgün modernist yapısını koruyarak, yapının mekansal açıklığını yeniden ortaya çıkaran ve çağdaş kullanım gereksinimlerine uyarlayan kapsamlı bir dönüşüm projesi sunuyor.
Finlandiya’nın kuzeybatı kıyısında yer alan Oulu kentindeki Merkez Kütüphanesi, doğal bir ada olan Vänmanninsaari üzerinde konumlanıyor. 1963 yılında açılan yarışma sonucunda Marjatta ve Martti Jaatinen tarafından tasarlanan yapı, komşu kent tiyatrosu ile birlikte kentsel ölçekte önemli bir kamusal odak oluşturuyor. 1982 yılında tamamlanan kütüphane, sade beton kütlesi ve Studio Nurmesniemi tarafından tasarlanan karakteristik iç mekanlarıyla ulusal ölçekte korunması gereken bir kültürel miras yapısı olarak kabul ediliyor.
Zaman içinde yapılan ekler ve müdahaleler, yapının özgün mekansal bütünlüğünü ve okunabilirliğini zayıflatmış. JKMM tarafından gerçekleştirilen yenileme projesi, bu bütünlüğü yeniden kurmayı ve yapının teknik performansını günümüz standartlarına yükseltmeyi hedefliyor. Müdahaleler, yapının mimari karakteriyle çelişmeden, büyük ölçüde görünmez ancak etkili çözümler olarak kurgulanmış.
Proje kapsamında, özgün tasarımın temel nitelikleri olan yalınlık, modüler düzen ve mekansal açıklık yeniden vurgulanıyor. 6×6 metrelik taşıyıcı sistem üzerine kurulu yapı, dikdörtgen plan şeması ve güçlü strüktürel ifadesiyle rasyonalist mimarlığın belirgin özelliklerini taşıyor. Bu doğrultuda, yapı içindeki görsel ilişkiler ve dış mekanla kurulan bağlantılar yeniden güçlendirilmiş; çevredeki kamusal alanlar ve kıyı ile kurulan görsel süreklilik geri kazandırılmış.
Üç kat yüksekliğindeki ana okuma salonu, 54 metre uzunluğundaki cam yüzeyi ile kente açılıyor. Beton cephelerde yer alan yatay bant pencereler yapının karakteristik ifadesini sürdürürken, geri çekilmiş zemin kat ve şeffaf giriş alanı iç mekana doğal ışığın derinlemesine ulaşmasını sağlıyor.
İç mekan tasarımında, Studio Nurmesniemi tarafından tasarlanan özgün sabit ve hareketli mobilyalar mümkün olduğunca korunmuş ve restore edilmiş. JKMM, yerel ustalarla iş birliği içinde bu öğeleri yeniden işler hale getirirken, mevcut mobilyalar Artek üretimleriyle birlikte kullanılmış. Yeni eklenen mobilyalar ve mekansal düzenlemeler, özgün tasarım diliyle uyumlu olacak şekilde geliştirilmiş.
Malzeme yaklaşımı, yapının mevcut karakterini korumaya odaklanıyor. Dış cephede mozaik beton yüzeyler ve açıkta bırakılmış beton strüktür korunurken, iç mekanda mevcut parke zeminler yenilenmiş ve gerektiği yerlerde yeni ahşap kaplamalar eklenmiş. Beton yüzeylerin soğuk etkisini dengelemek amacıyla ahşap elemanlar ve renkli döşemeler kullanılarak daha sıcak ve davetkar bir iç mekan atmosferi oluşturulmuş. Program organizasyonu, farklı kullanıcı gruplarına hizmet edecek şekilde katlar arasında dağıtılmış. Zemin kat etkinlikler için esnek bir alan olarak düzenlenmiş; kafe ve oditoryum bu kullanımı destekleyecek şekilde yerleştirilmiş. Birinci kat ana okuma salonuna ayrılırken, üst katlarda sessiz çalışma alanları, araştırma mekânları ve çocuklara yönelik kültürel alanlar bulunuyor. En üst katta ise kayıt ve medya üretimi gibi faaliyetler için yalıtılmış mekanlar ile personel alanları yer alıyor.
Proje, 20. yüzyılın ikinci yarısına ait modern mimarlık mirasının korunarak yeniden işlevlendirilmesine yönelik örnek bir yaklaşım sunuyor. Oulu Merkez Kütüphanesi’nin dönüşümü, mevcut yapıların sürdürülebilirlik açısından yeniden değerlendirilmesinin önemini vurgularken, mimari mirasın güncel kullanım ihtiyaçlarıyla uyumlu şekilde yeniden yaşama kazandırılabileceğini gösteriyor.






















