Jotun Türkiye Genel Merkez Ofisi

İç Mimari Tasarım
Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık

Tasarım Ekibi
Hasan Çalışlar, Kerem Erginoğlu, Aslı Germirli İnceten, Elif Sakacı, Cansu Özay Kurşun, Uluç Çalışkan

İşveren
Jotun Türkiye

Mekanik Proje
Tema Mühendislik 

Elektrik Projesi
Enkom Mühendislik 

Ana Yüklenici
Çizgi Mimarlık 

Tamamlanma Tarihi
2025

Toplam İnşaat Alanı
2.500 m²

Fotoğraflar
Egemen Karakaya

Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık imzalı Jotun Türkiye Genel Merkez Ofisi, markanın kurumsal kültürünü günümüzün değişen çalışma dinamikleriyle buluştururken esneklik, konfor, doğal ışık ve akustik dengeyi önceliklendiren mekansal kurgusuyla çağdaş bir ofis deneyimi sunuyor.

Norveç kökenli, dünya çapında tanınan boya markası Jotun, Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık tarafından tasarlanan İstanbul’daki yeni ofisinde markanın köklü kurumsal kültürünü günümüzün çalışma dinamikleriyle buluşturan çağdaş bir mekansal kurgu sunuyor. Son yıllarda çalışma alışkanlıklarının değişmesiyle mevcut ofis binasının, konfor ve işlevsellik açısından güncel beklentileri karşılayamaz hale gelmesi nedeniyle gündeme gelen yeni ofis projesinde temel hedef,
Planlamadaki; sade, net ve dinamik yaklaşım, malzeme ve yüzey kararlarında da tasarıma ışık tutmuş. Proje genelinde, Jotun’un kurumsal karakterini mekansal ölçekte yansıtan bir malzeme paleti benimsenmiş. Binanın betonarme–çelik kompozit taşıyıcı sistemine uyumlu olacak şekilde açık meşe ahşap yüzeyler, soft tonlarda renkler ve dokunsal konforu artıran yumuşak dokulu malzemeler tercih edilmiş. Çalışma alanlarında daha naturel ve sakin bir renk paleti kullanılarak odaklanmayı destekleyen bir atmosfer oluşturulurken projenin merkezinde yer alan sosyal alanda ise mekansal hiyerarşiyi vurgulamak amacıyla daha canlı ve enerjik renk tonlarına yer verilmiş.

İki katı birbirine bağlayan galeri boşluğu, proje kurgusunda hem mekansal süreklilik hem de görsel derinlik sağlayan ana hacim olarak ele alınmış. Sosyal alan gereksinimleri doğrultusunda çelik taşıyıcı sistemine sahip galeri boşluğu 20. katta etkinlik ile dinlenme senaryolarını karşılayacak bir ortak kullanım alanına dönüştürülmüş. Mekan çalışanların gün içi sosyalleşme, kısa süreli dinlenme ve bireysel odaklanmış çalışma ihtiyaçlarına cevap verebilmek amacıyla farklı fonksiyonlara hizmet eden oturma üniteleri ve mobilya çözümleri ile kurgulanarak projenin merkez odağı haline gelmiş. her çalışanın mekandan eşit ve rahat bir şekilde faydalanmasını sağlamak; çalışma konforunu, verimliliği ve çalışan memnuniyetini artırmak olmuş. Tasarım sürecine başlanırken ilk adım, Jotun ekibinin çalışma yapısı ve mekansal gereksinimlerinin kapsamlı biçimde analiz edilmesi olmuş. Hem çalışanlarla hem de yönetim ekibiyle gerçekleştirilen anket çalışması, yeni Jotun ofisin kullanıcı perspektifinden nasıl deneyimlenmek istendiğini ortaya koymuş. Elde edilen verilerle yeni Jotun ofisinin günlük kullanım pratiklerinde işlevselliği ve evrenselliği önceleyen, konfor kriterlerinden ödün vermeyen, klasik estetik değerlerle çağdaş tasarım anlayışının dengeli bir birlikteliğini sunan ve cinsiyetsiz bir mekansal karaktere sahip bir tasarım diliyle kurgulanması hedeflenmiş.
Binanın 20. ve 21. katlarında konumlanan ofis alanı, yapının cephe tasarımının sağladığı gün ışığı alımı ve geniş açıklıkları sayesinde, İstanbul siluetine hakim görüşler sunan aydınlık ve ferah bir çalışma atmosferi oluşturuyor. Çalışanların doğal ışığa en yüksek düzeyde erişimini sağlamak amacıyla çalışma istasyonları cephe hattı boyunca konumlandırılmış. Bina çekirdeğini çevreleyen bantta ise program gereklilikleri doğrultusunda küçük ölçekli görüşme odaları, kitchenette birimleri, vestiyer ve locker alanları, arşiv ve depolama birimleri ile elektrik odaları yerleştirilerek servis hacimleri kompakt ve rasyonel bir kurgu içerisinde çözülmüş. Proje genelinde açık ofis düzeni benimsenirken mekansal kurgu kurumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yapılandırılmış. Bölücü panellerin göz hizasının altında farklı yüksekliklerde tasarlanmış dinamik yapısı ve direktör odalarının cam bölücülerle açık ofis alanından ayrılması, kat genelinde doğal ışığın maksimum seviyede iç mekana iletilmesini desteklemiş.

Çalışma alanlarında mekanik sistem ekipmanlarının asma tavan içerisinde cephe hattına alınarak çözülmesi, servis hacimlerinin kompakt biçimde toplanmasına ve tavan düzleminde havuz etkisi yaratan yükseltilmiş bir kot oluşturulmasına imkan sağlamış. Ayrıca mekansal bölücü panellerde kumaş kaplama kullanılması ve tavan yüzeylerinde akustik performansı yüksek keçe panellere yer verilmesi, açık ofis alanlarında oluşabilecek yansıma ve gürültü problemlerinin kontrol altına alınmasına önemli ölçüde katkı sağlamış.

Yeni ofiste eğitim, seminer ve etkinlikler için mekan ihtiyacı göz önüne alınarak; farklı oturma düzenlerini destekleyen, gerektiğinde kullanıcı kapasitesinin artırılmasına olanak tanıyan, dinamik ve fonksiyonel toplantı odaları tasarlanmış. Günlük kullanımda tüm çalışanlar tarafından erişilebilen bu toplantı alanları, ihtiyaç halinde bölücü panellerin açılması, hareketli mobilya kurgusu ve farklı kullanım senaryolarını destekleyen mekanik–elektrik altyapısı sayesinde esnek biçimde dönüştürülebilen çok amaçlı mekanlara evriliyor.