Hope Street

Mimari Tasarımcı
Snug Architects

Proje Yeri
Southampton, Birleşik Krallık

İşveren
One Small Thing (OST)

Yapısal Sistem
Çapraz lamine ahşap (CLT) taşıyıcı sistem

Tamamlanma Tarihi
2023

Fotoğraflar
Fotohaus

Snug Architects’in Hope Street projesi, travma odaklı tasarım ilkelerini mekansal kurguya dönüştürerek kadınlar ve çocuklar için güven, aidiyet ve onarım duygusunu önceleyen bütüncül bir konut ve destek ortamı sunuyor.

Hope Street, şiddet içermeyen suçlardan hüküm giymiş ve geçmişinde travma deneyimi bulunan kadınlar için hapis cezasına alternatif bir model geliştiren yardım kuruluşu One Small Thing (OST) adına hayata geçirilen yenilikçi bir pilot proje. Yapı, 27 Haziran 2023 tarihinde Galler Prensesi tarafından açılmış. Southampton kent merkezinin hemen dışında, bir ana arter üzerinde yer alan proje, konut dokusu ve koruma alanı içinde konumlanıyor. Hope Street, kadınların cezaevi yerine toplum içinde kalmalarına olanak tanıyarak çocuklarından ayrılmadan yaşamlarını sürdürmelerini hedefliyor.

Proje, sokak cephesinde yer alan kamusal “Hub” yapısı ile arka kısımda konumlanan konut bloğundan oluşuyor. İki yapı arasında, terapi amaçlı tasarlanmış peyzajlı bir bahçe yer alıyor. Konut yapısı, toplam 24 kadın ve çocuklarını barındırabilecek sekiz adet paylaşımlı daire içeriyor. Hub yapısı ise üç ayrı konut ölçekli kütleden oluşuyor; asimetrik çatılarla oluşturulan bilinçli biçimleniş, yapının kurumsal bir yapı değil, sıcak ve rahat bir ortam sunduğunu daha ilk bakışta ifade ediyor. Bu mimari dil, otorite ve kontrolü çağrıştıran geleneksel kurumsal yapı anlayışından bilinçli bir kopuşu temsil ediyor.

Tasarım, travma odaklı mimarlık ilkelerine dayanıyor. Bu yaklaşım, yapıların insan davranışlarını ve psikolojisini doğrudan etkilediğini ve güç ilişkilerini yansıttığını kabul ediyor. Hope Street’te mimarlık, iyileşme sürecinin aktif bir aracı olarak ele alınmış. Yapı organizasyonu, kullanıcılara “önemlisin” mesajı verirken, yüksek nitelikli malzeme kullanımıyla birlikte bilinçli bir gündeliklik hissi yaratıyor.

Tasarım süreci son derece katılımcı bir biçimde yürütülmüş. One Small Thing ve tasarım ekibi, proje sürecinin erken aşamalarında adalet sistemi deneyimi yaşamış kadınlarla birlikte çalışmış; özellikle malzeme seçimlerinin ve dokusal çeşitliliğin mekanın ev hissi yaratmasındaki rolü vurgulanmış. Kadınların geri bildirimleri doğrultusunda tekdüze ve kurumsal yüzeylerden kaçınılarak, sakinleştirici ve tanıdık mekânsal atmosferler oluşturulmuş.

Çevresel sürdürülebilirlik, projenin temel önceliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Yapı için BREEAM Outstanding hedefi belirlenmiş ve bu doğrultuda çapraz lamine ahşap (CLT) taşıyıcı sistem tercih edilmiş. CLT kullanımı, yapının gömülü karbon salımını ciddi ölçüde azaltmış. CLT panelleri, tamamen BIM tabanlı bir süreçle EURBAN tarafından modellenmiş ve doğrudan Stora Enso’nun CNC üretim hattına aktarılmış. Bu yüksek hassasiyetli üretim süreci, şantiyede hata payını azaltmış ve yapım süresini kısaltmış.

Projenin konumu, koruma alanı içinde yer alması ve sahadan geçen kamu kanalizasyon hattı nedeniyle önemli tasarım kısıtları doğurmuş. Yapının yönlenmesi, kütle oranları ve ölçeği bu sınırlamalar doğrultusunda şekillenmiş. Özellikle ana cephelerin doğu ve batıya bakması, güney yönlü pasif güneş kazancından yararlanmayı zorlaştırmış. Hub yapısındaki değişken eğimli çatılar, çatı pencereleri ve iç mekanda açıkta bırakılan ahşap yüzeyler, ileri mühendislik çözümleri gerektirmiş. EURBAN’ın DFMA (Üretim ve Montaj Odaklı Tasarım) yaklaşımı sayesinde çatı geometrileri milimetrik hassasiyetle üretilmiş ve şantiyede sorunsuz biçimde monte edilmiş. Yangın güvenliği, çok kullanıcılı konut yapısı olması ve tek cepheli kaçış düzeni nedeniyle önemli bir tasarım konusu olmuş. CLT’nin yapısal özellikleri ve yapıştırıcı içeriği nedeniyle 200°C altında tutulması gerekliliği, test edilmiş ve sertifikalı yapı bileşenlerinin seçilmesini zorunlu kılmış. Bu kapsamda kanıtlanmış güvenli sistem çözümleri geliştirilmiş.

Sürdürülebilirlik kapsamında, CLT’nin yüksek ısı ve hava sızdırmazlık performansı sayesinde yapı BREEAM Excellent seviyesine ulaşmış. Yapım süresinin kısalması ve malzeme atığının azalması, karbon ayak izini daha da düşürmüş. Hub yapısında MVHR havalandırma sistemi ve doğal baca etkisiyle çalışan çatı pencereleri kullanılmış. Konut bloğunda hava kaynaklı ısı pompası yerden ısıtma sistemiyle birlikte çalışıyor, çatıdaki PV paneller yenilenebilir enerji üretiyor.

Dış mekanda yeşil çatılar ve yoğun bitkilendirilmiş terapi bahçeleri, yağmur suyunun kontrollü yönetimini sağlayan SUDS sistemiyle birlikte çalışıyor. Tüm mekanlarda yüksek düzeyde doğal gün ışığı sağlanırken, mahremiyet, güvenlik ve sığınma ihtiyacı da gözetilmiş.

Hope Street, One Small Thing’in bütüncül ve evrensel tasarım vizyonunu mekana yansıtıyor. Proje, travma geçmişi bulunan kadınlar için cezaevi yerine güvenli, onarıcı ve destekleyici bir yaşam ortamı sunuyor. Tasarım, bilinen kurumsal tetikleyicilerden bilinçli olarak kaçınıyor; güven ilişkisini güçlendiren ve sosyal bağları destekleyen bir mimari dil ortaya koyuyor. Hope Street, mimarlığın sosyal onarım sürecinde etkin bir araç olabileceğini gösteren, travma odaklı tasarımın öncü örneklerinden biri olarak çağdaş sosyal konut ve adalet yapıları için yeni bir referans oluşturuyor.