Doğuş Otomotiv Eğitim ve Gelişim Merkezi

Mimari Tasarım
PAB Mimarlık

Proje Yeri
Şekerpınar, Kocaeli

İşveren
Doğuş Otomotiv

Tamamlanma Tarihi
2024

Toplam İnşaat Alanı
4000 m2

Fotoğraflar
Sahir Uğur Eren 

PAB Mimarlık tarafından, çalışma mekanının ötesinde bir “sosyal topluluk alanı” olarak tasarlanan Doğuş Otomotiv Eğitim ve Gelişim Merkezi; öğrenmenin paylaşımla çoğaldığı, iş birliğinin güçlendiği, esnek, insan odaklı ve verimliliği yüksek yeni nesil bir “çalışma ekosistemi” ortaya koyuyor.

Otomotiv sektörünün Türkiye’deki en geniş marka ve hizmet ağına sahip şirketi Doğuş Otomotiv için tasarlanan proje, mevcut bir yapının hızla değişen çalışma kültürü, insan odaklı yaklaşımlar ve esnek mekan stratejileri doğrultusunda kurgulanan kapsamlı bir dönüşüm hikayesi sunuyor. Şekerpınar yerleşkesinde konumlanan yapı, sosyalleşme alanları, çok amaçlı, esnek çalışma mekanları ve yerleşke geneline hizmet eden yemekhanesi sayesinde tüm yerleşke için bir buluşma ve deneyim noktası oluşturmayı hedefliyor.

Gün boyu canlılığı ve enerjisiyle yerleşkenin kalbi olan yapı, hem Doğuş Otomotiv’in genel kurumsal kimliğini hem de bünyesindeki farklı markaların karakterini tek çatı altında buluşturuyor. Farklı şehirlerde görev yapan ekipleri bir araya getiren, bilgi ve deneyim paylaşımını destekleyen bu merkezde, kurum kimliğini mekana yansıtmak ve ortak değerleri benimseyen bir topluluk oluşturmak tasarımın temel hedeflerinden birini oluşturuyor. “Çalışma mekanı kurumun kendisidir” yaklaşımı, PAB Mimarlık için mekanın davranışı şekillendirdiğini ve bunun da zamanla kurum kültürünü, marka imajını ve hikayesini oluşturduğunu hatırlatan bir unsur olmuş. Bu perspektifle, projede iç ve dış kullanıcılara kurumu anlatan, marka deneyimini mekansal olarak görünür kılan bir tasarım dili benimsenmiş.

PAB Mimarlık, geleceğin çalışma alanlarını; stratejilerin birlikte geliştirildiği, bilgi, deneyim ve teknolojinin paylaşıldığı sosyal bir “kulüp”, bir “hub” olarak tanımlıyor. İnovasyona ve yaratıcı fikirlerin geliştirilmesine giden yolun iş birliğinden ve güçlü sosyal ağlardan geçtiğine inanıyorlar. Bu nedenle tasarımı şekillendiren bir diğer temel kavram “3rd Place Work”, yani kişinin evi ve işyerinden sonra gelen, aidiyet ve topluluk duygusunu pekiştiren, enformel etkileşimi ve sosyal bağları güçlendiren “üçüncü mekan” olarak öne çıkıyor.

Bu bakış açısına göre ofis, sadece bireysel çalışma istasyonlarından değil; gün içinde çalışanların tesadüfi karşılaşmalarla iletişim kurabileceği, fikir alışverişinde bulunabileceği, esnek, rahat ve davetkar alanlardan oluşuyor. Doğuş Otomotiv Eğitim ve Gelişim Merkezi’ndeki tüm mekanlar, bireysel odaklanmayı desteklerken, enformel toplantı alanları, teknolojik altyapı ve rahat oturma grupları ile takım çalışmasına, sosyal öğrenmeye ve hem fiziksel hem de sanal iş birliğine olanak tanıyor. Bu yaklaşım, çalışanların birbirlerinden öğrenmesini ve bilgiyi kurum kültürüne entegre etmesini destekliyor.

Çağımızın çalışma kültürüne etki eden ve Doğuş Otomotiv projesinde de önemsenen paralel bir diğer yaklaşım, ekip üyelerinin, yapılacak işin niteliğine ve ihtiyacına göre farklı alanları seçerek çalıştığı aktivite temelli çalışma modeli olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşımla projedeki mekansal kurgu; ekip çalışması ve etkileşim için ortak alan sunarken, özel görüşmeler ve bireysel odaklanma için mahremiyet alanları ve sessiz nişleri de içeriyor. Farklı mobilya, akustik değer, teknoloji, malzeme ve mekansal kapasite seçenekleri ile hem içe dönük hem de dışa dönük çalışma modları destekleniyor.

Çalışanların seçme özgürlüğü, aidiyet ve kişisel ifade alanı yaratıyor; malzeme ve renk çeşitliliği yaratıcılığı teşvik ediyor. Bazı alanlar düşünmeye ve dinlenmeye, bazıları ise sosyalleşmeye ve üretkenliğe zemin hazırlıyor. Mekanlar arasındaki geçirgenlik ve şeffaflık, güven ve açıklık duygusunu güçlendiriyor; bu da bilişsel ve duygusal refahı destekleyerek çalışma alanlarında önem kazanan “wellbeing” anlayışıyla örtüşüyor. Aktivite temelli mobilya kullanımı oturma alışkanlıklarını çeşitlendirerek fiziksel sağlığı gözetirken, yoga ve spor alanı da insan odaklı tasarımın ve bireysel sağlığı merkeze alan yaklaşımın tamamlayıcı bir unsuru olarak öne çıkıyor. Her katta hissedilen ahşap malzemenin sıcaklığı ise mekanın bütününe sakinlik ve doğallık duygusu katarak bu yaklaşımı güçlendiriyor.

İhtiyaçların, teknolojinin ve çalışma biçimlerinin hızla değiştiği çağımızda, esnek tasarım anlayışı projede kritik bir rol oynuyor. Güncel çalışma kültürü, durağan ve tek işlevli mekanlar yerine; farklı senaryolara hızla uyum sağlayan ve değişen ekip dinamiklerine göre yeniden kurgulanabilen bir altyapı gerektiriyor. Bu doğrultuda birden fazla aktiviteyi destekleyen mekanlar, ayakta ya da oturarak çalışmaya imkan veren düzenler, sabit ve hareketli bölücüler bu projede de yer buluyor. Küçük ya da büyük gruplara göre adapte olabilen, kullanıcıların mekanı yeniden kurgulayabildiği “hyperflex stüdyolar”, hareketli duvarları, mobilyaları ve teknolojik altyapılarıyla sürekli değişime uyum sağlayan çok amaçlı mekanlar olarak projede öne çıkıyor.

Çalışma hayatının güncel kavramlarıyla örtüşen yepyeni bir yapı tasarlamak yerine, mevcut binanın yeni idealler ve ihtiyaçlar doğrultusunda dönüştürülmesi; sürdürülebilir, ekolojik ve ekonomik açıdan akılcı bir dönüşüm hikayesi sunuyor. PAB Mimarlık tarafından, çalışma mekanının ötesinde bir “sosyal topluluk alanı” olarak tasarlanan Doğuş Otomotiv Eğitim ve Gelişim Merkezi; öğrenmenin paylaşımla çoğaldığı, iş birliğinin güçlendiği, esnek, insan odaklı ve verimliliği yüksek yeni nesil bir “çalışma ekosistemi” ortaya koyuyor.