İzmir’de, 30 Ekim’de meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki deprem, 12 binayı yıkarken 116 can kaybına mal oldu ve bizleri yaşadığımız coğrafyanın en önemli sorunlarından biriyle bir kere daha yüzleştirdi. Deprem güvenliğinin sadece mühendislerin değil, mimardan işverene, yerel yönetimden kullanıcıya, kısaca yapı üretim ve kullanım sürecinde yer alan tüm paydaşların sorumluluğunda olduğu gerçeğini ve mimarlık üretimini şekillendirecek başat faktörlerden biri olması gerektiğini hatırlattı. Bu sebeple, YAPI Dergisi’nin 462 Aralık-Ocak sayısının Dosya sayfalarında dünyanın farklı bölgelerinde yer alan ve farklı tekniklerin uygulandığı depreme dayanıklı yapıları derledik.

Apple Park
Cupertino, ABD

Mimari Tasarım: Foster and Partners
Strüktür Mühendisliği: Arup
Tamamlanma Tarihi: 2018

Apple’ın uzay gemisine benzetilen ve 5 milyar dolara malolan kampüsü Apple Park, 2018’in sonuna doğru kullanıma açıldı. Silikon Vadisi’nde yer alan ofis binası, devasa dairesel kütlesinin yanı sıra yeryüzüne temas etmemesi sebebiyle de uzay gemisine benzetiliyor. Yapının tabanında yer alan ve deprem anında 1,2 metreye kadar hareket edebilen 692 adet paslanmaz çelik daire, ana strüktürün yerle bağlantısını kestiği gibi olası bir depremin yaratacağı sarsıntıyı %80’e kadar azaltıyor.

Strüktür tasarımında Japon mühendisliğinden ve Japon binalarında kullanılan çeşitli sismik izolasyon varyasyonlarından etkilenilmiş.

Yaklaşık 70.000 metrekarelik bir alana yayılan, LEED Platinum sertifikalı Apple Park, 9.000 ağaca da ev sahipliği yapıyor.

Christchurch Merkez Kütüphanesi
Christchurch, Yeni Zelanda

Mimari Tasarım: Schmidt Hammer Lassen Architects ve Architectus
Strüktür Mühendisliği: Lewis Bradford Consulting Engineers Ltd
Tamamlanma Tarihi: 2018
Fotoğraflar: Adam Mørk

Yeni Zelanda’nın Güney Adası’nın en büyük şehri Christchurch, 2010 ve 2011 yıllarında, 15 ayda dört büyük depremle yıkıma uğramış. Yerel mimarlık firması Architectus iş birliği ile Schmidt Hammer Lassen, şehrin kültürel hayatını tekrar tesis etmek hedefiyle dokuz kütüphane projesinden biri olan Christchurch Merkez Kütüphanesi’ni (Türanga) tasarlamış.

Projenin strüktür mühendisliğini üstlenen Lewis Bradford Consulting Engineers, gelecekteki olası depremlere dayanabilecek bir yapı üretmeyi hedeflemiş. Çok katı performans kriterlerine göre inşa edilen binanın deprem sırasında salınımını ve ardından orijinal pozisyonuna dönmesini sağlayan entegre bir mekanizma ile büyük bir deprem sırasında minimum yapısal hasar alması hedeflenmiş.

9.500 metrekarelik yenilikçi yapıda, büyük bir deprem esnasında deprem yüklerini karşılamayı sağlayan, hareket edebilen bir dizi büyük beton duvardan oluşan ve sismik kuvvete dirençli bir sisteme yer verilmiş. Her duvarı yaklaşık 1.000 ton kuvvetle temellere kenetleyen, yüksek gerilimli
çelik kablolar bulunuyor. Önceden gerilmiş bu kabloların olası bir depremin ardından binayı orijinal pozisyonuna döndürmesi hedefleniyor.

Hansha Yansıma Evi
Nagoya, Japonya

Mimari Tasarım: Studio SKLIM
Strüktür Tasarımı: KES System Headquarters Shelter
Tamamlanma Tarihi: 2011
Fotoğraflar: Jeremy San

Sakura ağaçlarıyla kaplı bir parka komşu, 8 x 20 m ölçülerindeki bir arsada yer alan Hansha Yansıma Evi’nin tasarımındaki en büyük zorluk, katı deprem yönetmelikleri sebebiyle 3,2 metrelik ahşap konsola tüm yaşam alanlarını sığdırmak olmuş.

Köprülerden ilham alınarak tasarlanan yapı strüktüründe geleneksel zıvana sistemi, çelik dirseklerle birlikte kullanılmış. Yapının depremler sırasındaki yanal hareketlerini azaltmak için yaşam alanı, yatak odaları ve servis hacmini birleştiren avlunun duvarları güçlendirilmiş. Yapısal ahşap olarak tutkallı lamine ahşap kullanılmış. Yapı kabuğunda galvanize çinko ve alüminyum kompozit tercih
edilirken yansıtıcı ön cephede kullanılan paslanmaz çelik paneller, bir küvet üreticisinden temin edilmiş.

The Philippine Arena
Bulacan, Filipinler

Mimari Tasarım: Populous
Strüktür Mühendisliği: Buro Happold
Tamamlanma Tarihi: 2014

55.000 koltuk kapasiteli The Philippine Arena, aktif fay hattında yer alan ve depremin yanı sıra tsunami ve volkanik patlamaların da sıklıkla görüldüğü Bulacan’da yer alıyor.

170 metre açıklık geçen çatıya sahip Arena deprem, rüzgar ve tayfun gibi şiddetli geçici yüklere dayanacak şekilde tasarlanmış. Yapı, kütlesinin % 40’ına kadar varacak yanal yükü karşılayabiliyor.

Yapının gövdesi, temelinden izole edilmiş. Ana strüktür ile temel arasındaki boşluk, kurşun çekirdekli izolatörden (lead rubber bearings) oluşuyor. %99 saflıktaki kurşunun enerjiyi dağıtırken
plastik deformasyona uğrama ve ardından yeniden kristalleşme özelliği sayesinde temel, depremin kuvvetiyle serbestçe hareket ederken üst yapı neredeyse sabit kalıyor.

Komatsu Seiren Kumaş Laboratuvarı
Nomi, Laponya

Mimari Tasarım: Kengo Kuma and Associates
Tamamlanma Tarihi: 2015
Fotoğraflar: Takumi Ota

Komatsu Seiren Kumaş Laboratuvarı projesi, tekstil firması Komatsu Seiren’in betonarme strüktüre sahip showroom ve laboratuvar binasının güçlendirilmesini içeriyor.

Proje kapsamında mevcut yapı, bölgeye ait bir örgü tekniğiyle üretilen, demirden yedi kat daha dayanımlı karbon fiber halatlarla çevrelenmiş. Çatıya takılan yüksek gerilimli 1.031 halat yere bağlanmış. Yapının içine yerleştirilen ve 2.778 halattan oluşan perde, ek denge katmanı oluşturmuş. Uygulamadan önce çekme gerilimini karşılamak üzere parapetlerin gücü artırılmış ve zeminin yükselmesini önlemek için yapının etrafına ankrajlar yerleştirmiş.

Sistemin çalışma prensibi ise oldukça basit: Deprem sırasında bina sola doğru hareket edince, sağdaki halatlar tarafından sağa, sağa doğru hareket ettiğinde ise sola doğru çekiliyor. İçeri ve dışarıdaki karbon fiber ağ, depremin yatay kuvvetini dengeliyor.

Taipei 101
Taipei, Tayvan

Mimari Tasarım: Chang Yong Lee & Partners
Strüktür Mühendisliği: Thorton Tomasetti
Tamamlanma Tarihi: 2004

Burj Khalifa’nın 2007’de tamamlanmasından önce 509 metrelik uzunluğuyla dünya üzerindeki en yüksek bina ünvanına sahip olan Taipei 101, diğer adıyla Taipei Finans Merkezi, dünyanın en büyük ayarlı kütle sönümleyicisini barındırıyor.

Kütle sönümleyici, bir otomobilin amortisörü gibi çalışan hidrolik amortisör kolları ve tampon sistemleriyle destekleniyor. Yapıya etkiyen rüzgar ve deprem yükleri karşısında kuvvetin tersi yönde hareket ederek kuvvetleri sönümlüyor ve dengeyi sağlıyor. 728 tonluk kütle sönümleyici, kulenin 87. ve 92. katları arasında yer alıyor ve 92. kattan gözlemlenebiliyor. Ana sönümleyici’ye ek olarak, salınımın daha çok tehlike arz ettiği üst katlarda iki küçük kütle sönümleyici daha yer alıyor.

2004’te tamamlanışının ardından Taipei 101, yüzün üzerinde deprem atlatmış.

Ray ve Dagmar Dolby Rejeneratif Tıp Binası
San Francisco, ABD

Mimari Tasarım: Rafael Viñoly Architects
Strüktür Tasarımı: Nabih Youssef Associates
Tamamlanma Tarihi: 2005
Fotoğraflar: Bruce Damonte

Rafael Viñoly Architects, University of California’nin Parnassus Kampüsü’nde embriyonik kök hücre çalışmaları için bir araştırma merkezi tasarlamış. Sutro Dağı’nın eteklerinde, eğimli bir arsada yer alan yapı, yatay bir plan ile birbirine bağlanan ve dört ayrı kotta yer alan dört bölümden oluşuyor.

Kampüste yer alan diğer binalarla dağ yamacı arasında konumlandırılan bina, hafriyatı minimuma indirmek için beton ayaklar üzerine alınmış. Deprem kuvvetlerini absorbe eden sismik taban izolasyonunu içeren beton ayaklara uzay kafes kirişler bağlanıyor.

Yapı ayak izinin küçük oluşu, yapının çevresel etkisinin yanı sıra inşaat süresini ve maliyetini de azaltmış. Isı adası etkisini minimuma indiren sürdürülebilirlik önlemlerini içeren tasarım, aynı zamanda LEED Gold sertifikasına sahip.