Chengdu Gelecek Bilim ve Teknoloji Kenti Sergi Salonu

Proje Yeri
Chengdu, Çin

Mimari Tasarım
IwamotoScott Architecture

Baş Mimarlar
Lisa Iwamoto, Craig Scott

Proje Mimarı
Robert Tranter

Proje Ekibi
Bin Zhang, Megan Gill, Weinan Huang, Htet Hlaing, Celia Chaussabel, Shirley Chen, Cat McCall

Uygulama Projesi, Mühendislik ve Peyzaj Tasarımı
SADI (Sichuan Provincial Architectural Design & Research Institute Co., Ltd)

İşveren
Chengdu High-tech Investment Group Co. Ltd / Chengdu Belediyesi

Tamamlanma Tarihi
2025

Fotoğraflar
IwamotoScott

IwamotoScott Architecture tarafından tasarlanan Chengdu Gelecek Bilim ve Teknoloji Kenti Sergi Salonu, gelişmekte olan yeni kent bölgesinin simgesel bir odağı ve kamusal bilgi merkezi olarak kurgulanırken, çevresindeki peyzaj ve altyapı ağlarıyla kurduğu ilişkiyi mimari biçimine yansıtıyor.

Chengdu Gelecek Bilim ve Teknoloji Kenti Sergi Salonu, Sichuan Eyaleti’nde inşası süren Chengdu Future Science and Technology City için bir sergi ve tanıtım merkezi olarak tasarlandı. Yapı, bölgenin geleceğe dönük vizyonunu temsil eden bir simge olmanın yanı sıra, ziyaretçilerin yeni kentsel gelişim alanı hakkında bilgi edinebileceği kamusal bir merkez işlevi görüyor. Proje, sergi pavyonu ve gözlem kulesi olmak üzere birbirini tamamlayan iki yapıdan oluşuyor ve yeni otoyol güzergahından algılanabilecek bir odak noktası oluşturuyor.

Pavyonun üç kollu plan şeması, çevresindeki üç temel unsura yöneliyor: kuzeydoğudaki Tianfu Uluslararası Havalimanı, batıdaki Jianxi Nehri Parkı ve güneyde gelişen yeni bilim ve teknoloji kenti. Arazi büyüklüğünün program gereksinimlerini karşılamaması nedeniyle yapı, zeminde daha dar başlayan ve yukarı doğru genişleyen bir kesit kurgusuyla tasarlandı. Ana sergi alanları zeminin üzerinde yükselen bir hacim içinde çözülürken, yapı üst kotlarda yeniden daralarak merkezi atrium etrafında şekilleniyor ve çatıdaki seyir terasında sonlanıyor.

Yapının taşıyıcı sistemi, tüm kütleyi saran örgü kabuk niteliğindeki çelik gridshell sistem üzerine kurulu. Bu çözüm, geniş açıklıkların kolon kullanılmadan geçilmesine olanak tanırken cephe tasarımının da temel karakterini belirliyor. Paslanmaz çelikten üretilen baklava biçimli paneller, yüzey boyunca değişen yoğunluklarda yükselerek cepheye ölçek ve derinlik kazandırıyor. Aynı zamanda doğal havalandırma ve gün ışığı kontrolüne katkı sağlayan bu sistem, yapının teknik performansını mimari ifade ile bütünleştiriyor.

Zemin katta açılan rüzgar koridoru niteliğindeki giriş boşluğu, ziyaretçileri karşılama alanına yönlendirirken çevredeki peyzajla görsel ilişki kuruyor. Kafe ve toplantı alanlarının bulunduğu giriş katından yükselen anıtsal merdiven, çelik ve camla çevrelenen merkezi atriuma ulaşıyor. Yapının kalbinde yer alan bu boşluk, taşıyıcı sistemin önemli bir parçası olmasının yanı sıra gün ışığını iç mekanlara taşıyor ve çatıdaki üçgen seyir terasına ulaşan dolaşım rotasını tanımlıyor.
Pavyona eşlik eden gözlem kulesi ise benzer geometrik ilkelerle şekillendirilmiş. Döndürülerek yükselen formu sayesinde çevredeki farklı yönlere açılan bakış noktaları sunan kule, pavyonla birlikte bütüncül bir kompozisyon oluşturuyor. Her iki yapının metal kabuğuna entegre edilen LED aydınlatma sistemi, kompleksi gece saatlerinde de uzaktan algılanabilen kentsel bir işaret öğesine dönüştürüyor.