Britanya OBE Madalyası Onuru: Mina Hasman, Sürdürülebilir Mimarlık

Suha Özkan Hon. F AIA

Dubai’deki Burj al-Khalifa yapısı ile dünya yapı yüksekliği rekorunu kıran, köklü mimarlık şirketi SOM’a (Skidmore Owings and Merril) ABD dışındaki ilk önemli yapıları İstanbul Hilton ile Pritzker Ödüllü Gordon Bunshaft’a değinmiştik. Her ileri görüşlü kuruluş gibi SOM de gelişen ve değişen önceliklere uyum sağlamak üzere kaynak ayırmakta ve geleceğe hazırlanmaktadır. Bu yönlenmeler arasında 21. yüzyılın kaynaklarının tüketilmesinden kaygılanan “sürdürülebilirlik” önem kazanmaktadır. SOM’in Tasarım Ortağı (Design Partner) Mustafa Kemal Abadan (d.1958) bizden başarılı bir meslektaş ve önemli işler gerçekleştirdi. Türkiye’nin anıt insanları Yavuz ve Nermin Abadan’ın oğulları Mustafa Kemal, ayrıca Türk İyilikseverlik Kaynakları’nın (Turkish Philanthropy Funds) başkanıdır.

Sürdürülebilirlik açısından mimarlığa baktığımızda tam bir “sevgi-nefret” ilişkisi izleriz. Milyarlarca ton doğal kaynağın bağlandığı betonarme yapılar işlevleri bittiğinde ancak moloz olabiliyor. Örneğin, Peter Zumthor’un Hannover 2000 Fuarı’ndaki İsviçre Pavyonu, ortam kullanılırken, çam kokuları saçan iyi tasarlanmış bir ahşap yığını iken, sonunda sökülüp götürülebilecek belki %90 kullanılabilir ahşap gereç olmaktaydı. Böyle örnekler çok. Çelik yapılar da biraz böyle.

Konumuz, Britanya İmparatorluğu Düzeni’nde (Order of the British Empire O.B.E.) Mina Hasman’ın 2026 Subay (Officer) madalyası ile ödüllendirilmesi. Dört rütbesi olan OBE 2011’de Komutan (Commander) olarak onurlandırılan da sanayi ve kültür önerimiz Rahmi Koç’tur.
İmparatorluğun bu en saygın nişanı, sanat ve bilime katkıları, hayır kurumları ve sosyal yardım kuruluşlarıyla yapılan çalışmaları ve sivil hizmet dışındaki kamu hizmetini ödüllendiren bir Britanya nişanıdır. 1917’de Kral V. George tarafından kurulmuş olup hem sivil hem de askeri bölümlerde beş sınıftan oluşmakta; en üst iki düzey alıcı erkekse şövalye (Knight), kadınsa (dame) Lady olmaktadır. Bu payeye erişen bizim dünyamızın mimarlarından Zaha Hadid unutulmaz.

SOM’in Sürdürülebilir Mimarlık Direktörü Mina Hasman, evrensel düzeyde sürdürülebilirlik bakış açısını ve etkinlikleri yönetmektedir. İngiltere, Avrupa, Orta Doğu ve Asya’da çeşitli projelerde deneyim kazanmış olan Hasman, sürdürülebilir tasarımın toplumsal, iklimsel ve düzenleyici bağlamlarda nasıl daha iyi anlaşılacağı üzerine çalışmaktadır. Tanınmış bir uzman olan Hasman, Birleşik Krallık Yeşil Bina Konseyi (UKGBC) Mütevelli Heyeti, İngiliz Mimarlar Kraliyet Enstitüsü’nün (RIBA) Yapılar ve İnşaat için Küresel Birliktelik Avrupa Mimarlar Konseyi (ACE), Dünya Yeşil Yapı Konseyi (World GBC) Karbon Komitesi ve Uluslararası WELL Bina Enstitüsü’nün Sağlıkta Eşitlik Danışma Grubu gibi birçok önemli platformda görev almaktadır. Bu ortamlarda, uluslararası yapı sektöründe sürdürülebilirlik standartlarına yön verenler arasındadır.
Mimarlık yazını tarihinde sloganlaşmış usta özdeyişleri vardır. Louis Sullivan “Biçim işlevi izler”, ona sert ve ters çıkan Peter Blake “Biçim bozgunu izler”, ikisinin arasında daha doğal çevre vicdanlı Charles Correa ise “Biçim iklimi izler” demişler ve birçok farklı öncelik öneren özdeyişleri ile tutumlarını tarihe mal etmişlerdir. Burada biçimin yapı formu olduğunu anımsatalım.

Ünlü Time dergisinin 2023’te gündeme aldığı “İklim Konusundaki 100 Önder” listesi arasında, bizden SOM’daki yönetici Mina Hasman ve Uluslararası Enerji Ajansı Yöneticisi Fatih Birol vardı. Genel varlığının siyaset olması ötesinde, bilim sanat ve özellikle mimarlık tutkunu Fatih Altaylı, Hasman’ı, OBE payesini almadan üç yıl önce gündemine aldı. Altaylı’nın bilgi, deneyim ve zekâ dolu sorularının canlandırdığı 101 bin kez izlenen söyleşiye şuradan erişebilirsiniz.

Hasman’ın ekibi, bir yapının inşaatı sırasında ve ömrü boyunca yayılan karbonu ölçen bir sistem başlattı. “Tüm Yaşam Boyu Karbon Muhasebesi” hizmeti, herhangi bir projenin yayıcı potansiyelini değerlendirerek, yapı kesimi genelinde karbon salınım bilinci içinde tasarım yapılmasını öneriyor.
Bir başka söyleşide “Yeni dayanıklılık önlemlerini araştırmak için ekonomik olanaklara sahip olan daha zengin ülkelerin, özellikle iklim değişikliğinin etkisine karşı en savunmasız toplulukların bulunduğu Küresel Güney’deki ülkeleri desteklemek için yeniliğe yatırım yaparak iklim dayanıklılığını hızlandırabileceğini umuyorum. Tüm ülke yönetimlerinin acilen daha iyi iklim uyumu ve dayanıklılık programlarına yatırım yapması ve dayanıklılığı dramatik bir yenilik fırsatı olarak görmesi gerekmektedir. İklim değişikliğinin çarpıcı etkilerini, özellikle kırılgan ve çatışmalardan etkilenen ülkelerde çok daha ciddi sonuçlar doğuran yıkıcı orman yangınları ve seller aracılığıyla zaten gördük. Bu yıl, halkın satın alma gücünü kullanarak büyük işletmelere daha anlamlı iklim eylemleri yapmaları için baskı yapmasını umuyorum. Tüketiciler tarafından iklim değişikliğiyle mücadele konusunda büyük bir çaba izlendi. İngiltere’de, perakendecilerin 2015’te ücret almaya başlamasından bu yana tek kullanımlık plastik poşet kullanımı %98 oranında azaldı. Ancak küresel ölçekte ciddi bir etki yaratmak için, özel şirketlerden de bu tür bir özveri görmemiz gerekiyor. İşletme odaklı ekonomik faaliyet iklim değişikliğine en çok katkıda bulunurken, yenilikçi işletmeler de gezegen üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek ve azaltmak için çözümler sunuyor.

Doğrudan hava yakalama (atmosferden CO2 çekme) acilen daha fazla yatırım ve politika desteğine ihtiyaç duyuyor. Yapılı çevre genelinde evrensel olarak uygulandığı takdirde dönüştürücü olabilir. Ekibimin ve benim SOM’da Urban Sequoia projesi kapsamında yürüttüğümüz araştırmaya göre, doğrudan hava yakalama teknolojisi binalardaki karbon emisyonlarını azaltmada var olan öteki teknolojilerden daha etkilidir. Sera gazı emisyonlarını azaltma çabaları her zaman öncelikli olmalı olsa da, yapılarda uyarlanmış doğrudan hava yakalama teknolojisi, yapılı çevreyi iklim krizine bir çözüm olarak konumlandıracaktır,” demiştir.

Kısaca Hasman, kariyeri boyunca çeşitli akademik kurumlarda eğitmenlik yapmış ve iklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli dayanıklılık konularında uluslararası etkinliklerde konuşmacı olarak yer almıştır. Özellikle “Climate Framework” girişimiyle uzun vadeli iklim eylemi için iş birliği yapmak ve sektör genelinde birlikte bir varlık oluşturmak amacıyla küresel yapı sektörünü bir araya getirmeye çalışmaktadır. Bu girişim sayesinde uluslararası yapı kesiminin sürdürülebilirlik standartlarına katkıda bulunmuş, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları’na destek olmuş ve olmaktadır.