Art1 Office

Mimari Tasarım
Neiheiser Argyros

Mimari Ekip
Xristina Argyros, Ryan Neiheiser, Eleni Vagianou, Iason Ntounis, Sofia Avramopoulou, Tasos Theodorakakis, Alkisti Michelatou, Andreas Anagnostopoulos

Proje Yeri
Atina, Yunanistan

İşveren
Hellenic Properties

Statik
T-Protasi / Aggelos Melekos

Mekanik
Energy Design – Dimitris Katsarelis

Peyzaj
Landworks

Ana Yüklenici
Diolkos

Tamamlanma Yılı
2022

Toplam İnşaat Alanı
2.300 m²

Fotoğraflar
Lorenzo Zandri, Giorgos Sfakianakis

Neiheiser Argyros tarafından Atina’da tasarlanan Art1 Office, 40 yıllık bir ofis yapısının özgün kütle mantığını görünür kılan ve birbirinden farklı cephe ve iç mekan karakterlerine sahip on iki ayrı hacim olarak yeniden kurgulandığı çağdaş bir dönüşüm projesi olarak öne çıkıyor.

Yaklaşık 40 yıllık mevcut bir ofis yapısı, taşıyıcı sistemine kadar soyularak günümüz ihtiyaçlarına uygun biçimde bütünüyle yeniden yorumlanmış. Projede yapının özgün kütle organizasyonu yeniden keşfedilmiş ve vurgulanmıştır. Daha önce birbirleriyle çakışan geometrilerin oluşturduğu karmaşık ve yıpranmış bütünlük çözülerek, yapı sanki her biri kendi kaplama mantığına ve iç mekan atmosferine sahip on iki ayrı yapıdan oluşuyormuş gibi yeniden ifade edilmiş. Ön cephede yapı daha dingin bir malzeme dili benimsiyor; beyaz, gri, siyah ve altın tonlarının ince varyasyonlarıyla kontrollü bir yüzey etkisi oluşturulmuş. En yüksek ön hacmi örten yeni bir giydirme cephe, dökme terrazzo basamaklarla birlikte ana giriş güçlü ve okunaklı biçimde tanımlanmış. Arka cephede ise renk paleti daha oyunbaz ve dinamik bir karakter kazanıyor. Asansör hacmi açık turkuaz seramiklerle kaplanırken, ana merdiven hacmi siyah-beyaz şeritlerle boyanmış ve sarı doğramalarla tamamlanmış. Servis çekirdeği pembe tonlarda ele alınmış, açık ofis alanları ise mavi metal panellerle kaplanmış. Renk kullanımı hem iç mekanda hem de dış mekanda dağıtılarak yapının bütününde süreklilik gösteren canlı bir atmosfer oluşturuyor. Yapı, bitişiğindeki doğal park alanıyla kurduğu ilişkiyi güçlendirmek amacıyla yeniden yönlendirilmiş. Mevcut masif duvarlara açılan yeni geniş boşluklar, hem manzarayı içeri alıyor hem de mevcut düşük kat yüksekliklerini dengelemek üzere iç mekana daha fazla doğal ışık girmesini sağlıyor. Çatı düzleminde tasarlanan yeşil çatı ve dairesel pergola, açık havada gölgeli çalışma alanları, bir bar ve büyük bir etkinlik mekanı sunarak kullanıcılar arasında yeni etkileşim ve karşılaşma biçimlerini teşvik ediyor.

Yapı aynı zamanda çeşitli sürdürülebilirlik stratejilerini bünyesinde barındırıyor. Yüksek performanslı yalıtım ve doğramalar, yerel doğal malzemelerin kullanımı, düşük enerjili mekanik sistemler, elektrikli araç şarj istasyonları, bisiklet park alanları ve entegre fotovoltaik paneller bu yaklaşımın temel bileşenlerini oluşturuyor. Bu bütüncül strateji sayesinde yapı yerel ölçekte en yüksek enerji verimliliği derecesi olan A+ sınıfına ulaşmış. İç mekanda mevcut siyah mermer zeminler korunarak restore edilmiş, tavanlar ise sıyrılarak özgün düzensiz beton kalıp izleri açığa çıkarılmış. Rafine ve ham malzemelerin bu birlikteliği, tüm katlarda ortak bir mekansal kimlik ve malzeme sürekliliği oluşturuyor. Her kat, özel tasarlanmış mobilya elemanlarıyla kendine özgü bir karakter kazanmış; bir katta büyük mermer oturma objeleri, bir diğerinde parlak kırmızı delikli metal bir kütüphane elemanı, başka bir katta ise çapraz yerleşimli geniş ortak çalışma masaları yer alıyor. Zemin katta yer alan geniş kırmızı terrazzo merdiven, yalnızca dolaşım elemanı olarak değil, aynı zamanda etkinlikler ve projeksiyonlar için bir amfi işlevi görecek şekilde tasarlanmış ve gün ışığıyla aydınlanan bir asma kat seviyesine bağlanarak yapının sosyal odağını tanımlıyor.