Yuehai Kültür ve Spor Merkezi

Proje Yeri
Nanshan, Shenzhen, Çin

Mimari Tasarım
URBANUS

Baş Mimar
Meng Yan

Proje Mimarı
Milutin Cerovic

Proje Yönetimi
Lin Haibin, Zhang Haijun, Zhang Jiajia

Statik Proje
H&J International (Li Yongming, Guo Yanan, Zhao Yanguo, Song Yuying)

İç Mekan Tasarımı
URBANUS + Supercloud Studio

Cephe Danışmanı
VS-A.HK

Aydınlatma Tasarımı
Aurora Lighting

Yeşil Bina Danışmanı
Guoyan Building Technology

Proje Yönetimi (Kamu Adına)
Poly South China Holdings

İşveren
Shenzhen Nanshan İlçesi Bayındırlık Müdürlüğü

Arsa Alanı
5.761 m²

Toplam İnşaat Alanı
39.752 m²

Tamamlanma Tarihi
2025

Fotoğraflar
TAL

URBANUS tarafından tasarlanan Yuehai Kültür ve Spor Merkezi; işlevleri düşeyde üst üste yığan kurgusu ve zeminden farklı kotlara yükseltilerek bilet gerektirmeden gezilebilen birbirine bağlı kamusal platformlarıyla yoğun bir kent dokusunda dikey bir kültür yerleşkesi öneriyor.

Yuehai Kültür ve Spor Merkezi, URBANUS’un 2016’da kazandığı yarışmanın ardından yaklaşık on yıllık bir tasarım ve inşa sürecinin sonunda 2025 sonunda kullanıma açıldı. Yapı, Shenzhen’in Nanshan ilçesindeki Yuehai mahallesinde, yoğun yüksek konutlar, okullar ve ticari yapılarla çevrili bir alanda yer alıyor. Geleneksel kültür ve spor tesisleri işlevleri ayrıştırıp birbirini rahatsız etmeyecek biçimde bağımsız işletir ve bu da kamusal karşılaşma olasılığını azaltır; oysa yapıların çeperine dağılan kentsel açık alanlar, rastlantısal karşılaşmaları barındırarak kentin gerçek anlamda canlı bölgelerine dönüşüyor. Dar arazi koşulunda merkez, işlev kütlelerini düşey yönde üst üste yığarken açık alanı zeminden farklı kotlara yükseltiyor ve bu kütlelerle iç içe geçirerek birbirine bağlı birçok hava platformu kuruyor. Daha esnek ve kamusal işlevler taşıyan bu platformlar, yüksek yoğunluklu bölgedeki zemin kamusal alan eksikliğini telafi eden gökyüzü kent salonlarına dönüşüyor.

Ana işlev kütlelerinin dağılımı hem strüktür verimliliğini hem de çevresel etkiyi gözetiyor. Erişilebilirliği en yüksek olan alt kota kütüphane yerleşiyor; kütüphanenin düzenli kolon aksı aynı zamanda üst kattaki büyük açıklıklı makasları taşıyor. Yüzme havuzu yapının ortasında konumlanıyor, altındaki yarı açık alan ise bir kent salonu olarak çalışıyor. En hareketli top sporu salonları, gürültüyü azaltmak için en üste yerleştiriliyor; altlarındaki hava spor bahçesi sakinlere ısınma ve açık hava etkinlikleri için alan sunuyor.

Sokaktan başlayan dış mekan yürüyen merdivenleri, peyzaj basamakları ve kamusal geçitler hava platformlarını düşeyde birbirine bağlıyor. Bu kentsel gezinti güzergahı tümüyle kente açık; ziyaretçiler bilet almadan ya da herhangi bir salona girmeden tüm binayı dolaşıp yükselebiliyor. Farklı kotlardaki üç platform ayrı birer yer karakteri taşıyor: zemin kattaki “Topluluk Yaşam Meydanı” en açık olanı ve her yönden gelen insan akışını topluyor; beşinci kattaki “Kentsel Gökyüzü Salonu” kültür ve spor işlevlerini birbirine bağlıyor; dokuzuncu kattaki “Gökyüzü Spor Bahçesi” ise en sakin olanı, geniş bir manzara açıyor ve dinlenmeye olanak tanıyor.

Büyük kütlenin sokak üzerindeki baskısını hafifletmek için alt kat kütlesi kavşağa bakan yüzde geri çekiliyor ve üstü örtülü, yarı açık bir çökertilmiş meydan oluşturuyor. Geniş basamaklar zeminden bodrum katlarına inerek çevredeki okul ve ticaret bölgelerinden gelen yaya akışını içine alıyor. En kolay erişilen zemin katta kafe, tiyatro girişi ve diğer topluluk hizmetleri toplanıyor; cephe kuzey ve batıya açılarak yapının kent meydanıyla ilişkisini güçlendiriyor. Tasarım ayrıca komşu liseyle gelecekte kurulacak bir bağlantı için de yer ayırıyor; kampüs ile merkez, bir hava platformu üzerinden yaya olarak bağlanarak kampüsün kapalı sınırı yumuşatılabiliyor.

Mimarlar, her salonun bağımsız işletilmesini güvence altına alırken farklı işlev mekanlarını düşeyde iç içe geçiriyor: tırmanış salonu ile yüzme havuzunun sınırı saydamlaşıyor, badminton ve basketbol salonunun geçidi tırmanış salonuna açılıyor, tiyatro ile çatıdaki tenis kortu arasındaki engel kalkıyor. Bu örtüşme, geleneksel kapalı salon modelini kırarak farklı kotlarda gündelik bir görsel tiyatro kuruyor: basketbol sahasındaki biri havada asılı tırmanışçıyı görüyor, tırmanış dinlenme alanından yüzücüler seçiliyor, çatıdaki ısınma alanından aşağıdaki platformda oyalanan insanlar izlenebiliyor. Kotlar arası bu karşılıklı bakışlar, yabancıların aynı anda birbirinin varlığını paylaşmasını sağlıyor; yüksek yoğunluklu kentte bu karşılaşmalar tanışıklığa dönüşmese bile kullanıcının topluluğa aidiyetini sürekli pekiştiriyor.