Wave 4 & Wave 5 – ECR Sağlık Kompleksi

Proje Yeri
Sopot, Polonya

Mimari Tasarım
FAAB Architektura

Statik Danışmanı
Statikus

Mekanik ve Elektrik Danışmanı
Profen Sp. z o.o.

Peyzaj Mimarisi
iGreen

Yükleniciler
Soletanche Polska Sp. z o.o. , ELWOZ Sp. z o.o. , Anko Sp. z o.o. , Eljako-Al Sp. z o.o. , Hemont Sp. z o.o. , P&P Sp. z o.o. 

İşveren
Grupa Invicta Sp. z o.o.

Fotoğraflar
Jakub Certowicz, Dario Breggiè

FAAB Architektura tarafından tasarlanan Wave 4 ve Wave 5 binaları, Polonya’nın Sopot kentindeki ECR Sağlık Kompleksi bünyesinde ampirik tedavi yöntemleri ile dinamik cephe mimarisini bir araya getirerek iyileşme odaklı bir bakım ortamı sunuyor.

FAAB Architektura tarafından tasarlanan Wave 4 ve Wave 5 binaları, Baltık Denizi kıyısına dört yüz metre mesafede yer alan ECR Sağlık Kompleksi’nin ameliyat öncesi ve sonrası bakım süreçlerine hizmet ediyor. Laboratuvar, poliklinik ve uzmanlık hastanesi gibi farklı birimleri barındıran kampüste konumlanan bu iki yapı; gözetimli hasta odaları, restoran ve gelişmiş teknolojik donanıma sahip bir rehabilitasyon merkezini içeriyor. Lazer tedavisi, kriyoterapi ve yüksek basınçlı iyileştirme sistemlerinin kullanıldığı merkez, hastaların operasyon sonrası toparlanma süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor.
Yapıların mimari formu, deniz manzaralarını yakın plan detaylarla ele alan fotoğraf serilerinden ilham alıyor. Dalga geometrisi, binaların üst kütlelerinde ve giriş kanopilerinde öne çıkıyor. Binaların dış kabuğunu oluşturan beyaz seramik paneller ve hareketli panjurlar, güneş ışığını yansıtarak iç mekanların aşırı ısınmasını önlüyor. Cephedeki açıklık ve doluluk oranları 1:1 ölçekli fiziksel modellerle test edilerek optimize edilen tasarım, panjurlar tamamen kapalıyken dahi konforlu kullanım sunarak soğutma yüklerini ve enerji tüketimini azaltıyor.

Güneş ışığının cephe üzerindeki hareketi üç boyutlu bir derinlik oluştururken, perfore alüminyum panellere işlenen geleneksel motifi visual süreklilik sağlıyor. Tarihi yapılarda iyileştirici gücüne inanılan “Yaşam Çiçeği” deseni, hareketli kepenklerden sabit panellere kadar tüm cephe yüzeyine kesintisiz bir biçimde yayılıyor. Prefabrike balkonlar ve korkuluk tasarımları ise ışık-gölge oyunlarını desteklerken hasta odalarının mahremiyetini koruyor.
İç mekan organizasyonu, hastaların işlem öncesi ve sonrasında kendilerini güvende hissetmelerini sağlayacak detaylarla kurgulanıyor. Hemşire çağrı sistemleri gibi medikal teknolojiler mimari öğelerin içerisine gizlenerek evsel bir atmosfer oluşturuluyor. Yapıların arasında yer alan kıyı bahçesi, dikey ve yatay düzlemdeki tüm pencerelerden izlenebiliyor. Yerel kumul bitki örtüsüyle tasarlanan bu yeşil alan, yatağa bağımlı hastalar için de görsel bir terapi ortamı yaratıyor.

Eski bir sanayi alanının dönüştürülmesiyle hayata geçirilen proje, beş hektarlık degrade alanı birbiriyle bağlantılı parklara dönüştürüyor. Yapılarda ve açık alanlarda uygulanan yağmur suyu toplama sistemleri, kent altyapısına binen yükü hafifletiyor. Tasarım ve inşaat süreçlerinde kullanılan 3D modelleme teknikleri ise malzeme kullanımını optimize ederek uygulama sürecini hızlandırıyor.