K11 HACC
Künye
Proje Yeri
Shenzhen, Çin
Mimari Tasarım
David Chipperfield Architects Shanghai
Sorumlu Ortaklar
David Chipperfield, Libin Chen, Mark Randel
Proje Mimarları
Neeraj Chatterji (konsept tasarımdan şematik tasarıma), Alejandro Felix (tasarım geliştirme), Zhexu Du (tasarım geliştirme, uygulama çizimlerinin incelenmesi ve sanatsal şantiye kontrolü)
Proje Ekibi
Kaina Hu, Qiang Shao, Weimiao Li, Yifang Deng
Yerel Tasarım Enstitüsü
CCDI, Ekit II Design
Statik Mühendisliği
CCDI
Mekanik ve Elektrik Mühendisliği
CCDI
Mekanik ve Elektrik Danışmanlığı
WSP
Cephe Danışmanlığı
Inhabit
Aydınlatma Tasarımı
Lichtvision Design
Peyzaj Tasarımı
Ohtori Consultants, KMCM
Ulaşım Danışmanlığı
Arup
LEED Danışmanlığı
Arup
WELL ve SITES Danışmanlığı
AECOM
Akustik Danışmanlığı
Westwood Hong & Associates
Yönlendirme ve İşaretleme Tasarımı
Studio Ongarato
Maliyet Danışmanlığı
Rider Levett Bucknall
İşveren
New World China Land
Toplam Alan
22.620 m²
Tamamlanma Tarihi
2025
Fotoğraflar
Yumeng Zhu
Shenzhen’de yer alan, David Chipperfield Architects Shanghai imzalı K11 HACC, atrium, yükseltilmiş yürüyüş yolu ve peyzajla bütünleşen kamusal alanlar aracılığıyla kent ile kıyı arasında süreklilik kuruyor.
David Chipperfield Architects Shanghai tarafından tasarlanan K11 HACC, Shenzhen’in batı kıyısındaki büyük ölçekli bir sahil gelişiminin merkezinde konumlanıyor. Bir alışveriş merkezi ve ofis kulesiyle birlikte kültürel ve ticari bir bölgenin parçasını oluşturan yapı, bağımsız bir mimari nesne olarak ele alınmak yerine kıyı promenadının devamı olarak kurgulanıyor. Bu yaklaşım, yapının kent dokusu ile kıyı arasında kamusal bir bağlantı oluşturmasını ve çevresindeki peyzaj alanlarıyla birlikte çalışmasını sağlıyor.
K11 HACC’nin programı ticari alanlar, restoranlar, kafeler, sanat galerileri ve etkinlik mekanlarını içeriyor. Bu işlevler üç ayrı yapı kütlesine dağıtılırken kütlelerin arasında her katta kamusal alanlar ve merkezde çok katlı bir atrium oluşuyor. Zemin kattaki atriuma dört yönden erişilebiliyor; güneydoğu ve kuzeybatıdaki ana girişler ise açık meydanlara bağlanarak yapıyı hem kıyı şeridine hem de çevredeki kent dokusuna açıyor.
İkinci katta yer alan yükseltilmiş yürüyüş yolu, yaya dolaşımını yapı ölçeğinin ötesine taşıyor. Belirli noktalarda dışarı doğru genişleyen bu hat, ana girişlerin üzerinde saçaklara ve üst kotlardaki teraslara dönüşüyor. Zemin seviyesindeki meydanlar ile teraslarda peyzaj, sanat yerleştirmeleri ve ticari ya da etkinlik mekanlarından taşan kullanımlar için alan ayrılıyor. Böylece farklı kotlardaki açık ve yarı açık alanlar, gelişim alanı içinde birbirine bağlı bir kamusal dolaşım sistemi oluşturuyor.
Atriumda katlar, döşemelerde açılan ve üst üste gelen boşlukları geçen merdivenlerle birbirine bağlanıyor. Çatıdaki geniş ışıklık doğal ışığın yapının derinliklerine ulaşmasını sağlarken dolaşım alanı yalnızca geçiş işlevi gören bir çekirdek yerine farklı seviyelerin görsel olarak ilişki kurduğu ortak bir iç mekan olarak çalışıyor. Atriumun tamamen camla kaplanan cepheleri de iç ve dış mekan arasındaki görsel sürekliliği güçlendiriyor. Dış cephede kaplamalı alüminyum paneller ile belirli noktalarda açılan cam yüzeyler birlikte kullanılıyor. Farklı genişliklerde katlanan modüllerden oluşan paneller üst katlara doğru kademeli olarak büyüyerek yapının genel ölçeği ile yaya seviyesindeki algısı arasında geçiş kuruyor. Buna karşılık atrium cephelerinde şeffaflık öne çıkarken yükseltilmiş promenad dokulu, kırık beyaz sıva ile kesintisiz bir yüzey olarak ele alınıyor. Malzeme ve cephe kararları, üç ayrı kütlenin okunabilirliğini korurken atrium, meydanlar, teraslar ve yükseltilmiş yürüyüş yolu aracılığıyla kurulan kamusal sürekliliği destekliyor.













