Sharjah Mimarlık Trienali’nin Üçüncü Edisyonu: Architecture Otherwise: Building Civic Infrastructure for Collective Futures

Sharjah Mimarlık Trienali tarafından düzenlenen üçüncü edisyon Architecture Otherwise: Building Civic Infrastructure for Collective Futures (SAT03), Vyjayanthi Rao küratörlüğünde 14 Kasım 2026 – 14 Nisan 2027 tarihleri arasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin Sharjah kentinde izleyiciyle buluşuyor.

Sharjah Mimarlık Trienali tarafından düzenlenen üçüncü edisyon “Architecture Otherwise: Building Civic Infrastructure for Collective Futures”, antropolog-küratör Vyjayanthi Rao’nun küratörlüğünde ve yardımcı küratör Tau Tavengwa eşliğinde hazırlandı. Pratikleri mimarlık, antropoloji, kentbilim, sanat, tasarım, eğitim ve topluluk girişimleri arasında uzanan 32 katılımcıyı bir araya getiren bu çok disiplinli edisyon; yeni yerleştirmeler, filmler, arşivler, atölyeler, performanslar ve konuşmalar aracılığıyla mimarlığın hızla kentleşen ve birbirine bağlanan bir dünyada kolektif yaşamı nasıl destekleyebileceğini araştırıyor. Kenti ve daha geniş bir coğrafyayı etkinleştiren projeler, konuşmayı ve kamusal etkileşimi merkeze alan kapsamlı bir program dahilinde Trienal boyunca evrilecek.

Mimarlığı bina ve biçim sorularının ötesine taşıyan “Architecture Otherwise”; toplumsal, kültürel ve politik altyapıları öne çıkararak toplulukların nasıl ortaya çıktığını ve büyüdüğünü inceliyor. Katılımcılar; göç, yerinden edilme, bakım, gıda sistemleri, miras, kamusal mekan, iklime uyum, hareketlilik, eğitim, maneviyat ve kolektif bellek gibi başlıkları ele alarak mimarlığı insanlara ve ilişkilere dayanan, sürekli evrilen bir pratik olarak sunuyor. Kimi projeler, uzun soluklu yerleşiklik programları (residency) kapsamında geliştirilerek Sharjah’ın çok katmanlı kentsel dokusuyla doğrudan ilişki kuruyor.

Tumblespace or What Binds Us? by Aslıhan Demirtaş, Ali Cindoruk and Dilşad Aladağ. Photo: Tumblespace III, 2025, Kaş, Türkiye by Ali Cindoruk. Fotorğaf: Aslıhan Demirtaş.

Tumblespace or What Binds Us? by Aslıhan Demirtaş, Ali Cindoruk and Dilşad Aladağ. Photo: Tumblespace III, 2025, Kaş, Türkiye by Ali Cindoruk. Fotorğaf: Aslıhan Demirtaş.

İstanbul’dan Aslıhan Demirtaş, Ali Cindoruk ve Dilşad Aladağ; göçebelik geleneklerinden beslenen, taşınabilir ve uyarlanabilir bir yapı olan “Tumblespace”in yeni bir versiyonunu sunuyor. Geçici topluluklar ve diyalog üreten yapı, “Tumblespace or What Binds Us?” başlığıyla yer alıyor; projenin önceki edisyonu 2025’te Kaş’ta gerçekleştirilmişti.

Birçok proje, hareket ve geçicilik koşulları altında inşa etmenin ne anlama geldiğini araştırıyor. Hiba Bou Akar, Mohamad Hafeda ve Nathalie Harb; Lübnan’daki yerinden edilme tarihlerinin, mülteci yerleşimlerinden ve savaş dönemi altyapılarından gelen malzemeleri içeren, barınak benzeri taşınabilir yerleştirmelerde nasıl taşınabileceğini inceliyor. Çin ve ABD merkezli People’s Architecture Office, mal taşımakta kullanılan gündelik el arabalarını hem hareket hem de bir araya gelme araçlarına dönüştürüyor; bu araçlar ortak yemek ve tiyatro gibi etkinlikleri de destekleyebiliyor. ABARI, sökülüp taşınabilen anıtsal bir bambu strüktür olan “Weaving Spaces”i sunuyor; yapı Trienal boyunca Nepal’de farklı konumlara taşınarak ülkenin dokuma bambu geleneğini kutlayan atölyelere ev sahipliği yapacak. Sa’dia Rehman ise Tarbela Barajı’nın inşası nedeniyle ailesinin Pakistan’da yerinden edilmesini konu alan “There Isn’t a Stone I Don’t Remember” (2022) filmini ve baraj sularının köyleri —babasının ata evi dahil— basmasının ardından bölgede ortaya çıkan taşınabilir sivil altyapı biçimlerini araştıran bir sanatçı kitabını sergiliyor.

Bazı katılımcılar, büyük ölçekli altyapı gelişiminin insanlar ve çevre üzerindeki etkilerini ele alıyor. Kush Badhwar’ın film projesi, Navi Mumbai Uluslararası Havalimanı gelişiminin ekolojik ve toplumsal sonuçlarını, etkilenen toplulukların seslerini zaman içinde bir araya getirerek inceliyor. Rajesh Vora ve National Institute of Design ise kapsamlı bir fotoğraf arşiviyle Hindistan’daki Sabarmati Nehri’nin altı on yılını —bir zamanlar su, mevsimsel ritimler ve ekonomik etkinlik açısından değerli bir alan— ve yakın dönem kentsel yenilemenin nehrin kentle ilişkisini nasıl dönüştürdüğünü yeniden ziyaret ediyor.

Kentin insani deneyimlerine odaklanan birçok proje, yerel toplulukları kentsel gelişimin merkezine yerleştirmenin önemini vurguluyor. Megawra Built Environment Collective, RIWAQ iş birliğiyle (Kahire, Mısır) Mısır ve Filistin’den uygulayıcıları bir araya getirerek tarihi kentlerdeki mirasın yalnızca yapılı biçimle değil, topluluklar ve göçmen nüfuslar aracılığıyla nasıl şekillendiğini araştırıyor. Aga Khan Ödülü sahibi POCAA (Dakka, Bangladeş) ortak üretimi bir planlama ve yer yapma modeli olarak savunurken; Social Design Collaborative (Delhi, Hindistan) Sharjah’daki göçmen topluluklarla çalışarak alternatif kentsel gelecekler tahayyül edecek. Tanya Zack, Mark Lewis ve Thireshen Govender; Johannesburg sakinlerinin baskın ekonomik çerçevelerin dışında kentsel peyzajı nasıl aktif biçimde şekillendirdiğini inceliyor. Cassim Shepard’ın “Housing Agency: Mumbai’s Incremental Neighborhoods” belgeseli ise 20. yüzyıl sonlarında Hindistan’da geliştirilen ortaklaşa konut yaklaşımlarını, bugünün konut kırılganlığı karşısında gelecek kuşaklar için umut verici bir taslak olarak yeniden ele alıyor.

Diğer projeler, kentler içinde ortaya çıkan topluluklara ve onları ayakta tutan sosyal altyapılara odaklanıyor. Another Empty House (Kerala, Hindistan / Dubai, BAE); göçmen topluluklar içindeki kendi kendine örgütlenen bakım ve destek ağları olan “Koottaymas” üzerinden Körfez’deki Malayali bir araya gelme kültürlerini inceliyor. Karachi LaJamia, Pakistan’dan direniş tarihlerini, ekolojik bilgiyi ve öğrenmeyi paylaşan göçebe bir topluluk okuma odası kuruyor; Kishwar Rizvi ise Karaçi’nin gymkhana sosyal kulüplerini bellek, koruma ve sivil onarım alanları olarak belgeliyor.

Bazı katılımcılar teknoloji, eğitim ve yaratıcılık aracılığıyla yeni sivil gelecekler tahayyül ediyor. Azza Aboualam (Sharjah, BAE); 2025 Venedik Mimarlık Bienali’ndeki projesinden yola çıkarak, kurak ortamlarda gıda üretimini ve kendine yeterliliği araştıran spekülatif bir sera sistemi olan “Assemblies”i sunuyor. Nashin Mahtani / Disaster Map Foundation, Endonezya için gerçek zamanlı bir afet haritalama platformu olan PetaBencana’ya dair bir film sunarak açık kaynaklı yazılımın iklime uyum ve kolektif dayanıklılık için bir sivil altyapı biçimi olarak nasıl işleyebileceğini ele alıyor. Curry J. Hackett, ABD’deki Siyah eğitim deneyimi üzerinden eğitim kurumlarını topluluklarla öğrenme arasında yeni ilişkiler kuran sivil sahneler olarak yeniden düşünüyor; Sri Lanka merkezli Let’s Build Great Things! Sharjah’daki farklı gruplardan çocuklarla geçici bir kamusal yapı inşa ediyor; Kevin Kimwelle / Indalo World (Cape Town, Güney Afrika / Nairobi, Kenya) ise döngüsel yapımın ortak bir sivil pratik olarak gücünü araştırıyor.

Kimi katılımcılar, tefekkür için ortamlar ve kenti deneyimlemenin alternatif yollarını yaratıyor. Badriyah Alsalem (Kuveyt), çöl gökyüzünü okumanın tarihsel yollarından beslenerek sivil altyapıyı gök cisimleriyle yön bulma ve çevresel bilgi gelenekleri üzerinden yeniden hayal ediyor. Mohamad Nahleh ve Ozayr Saloojee; aydınlanma söylemleriyle egemenlik kuran emperyalist kent silüetlerine bir karşı duruş olarak “gece mimarlığı” fikrini, hikaye anlatımı, performans ve rehberli yürüyüşlerle keşfediyor. Yaminay Chaudhri ve Karachi Beach Radio, sözlü tarih ve sesi içeren bir yerleştirmeyle plajı açık ve davetkar bir mekan olarak ele alıyor. Samar Halloum’un “Sabeel, Negotiated” projesi; Sharjah’ın geçiş halindeki kentsel mekanlarındaki gündelik mekansal uyarlamaları, yoldan geçenlere temel ihtiyaçları sunma pratiği olan “Sabeel”in uzantıları olarak okuyor. Sudarshan Shetty’nin (Mumbai, Hindistan) video işi kentsel yaşamın ritimleri içinde bir varoluş ve duraklama hali çağırırken; Ziad Jamaleddine, Makram el Kadi, Iheb Guermazi ve Beya Othmani (Beyrut, Lübnan) Sufi inziva ve meditasyon mekanları olan “khalwa”yı Sharjah’da yeniden kurgulayarak çağdaş kentte bir tefekkür alanı öneriyor.

Birkaç katılımcı, mimarlığı bir değiş tokuş, hikaye anlatımı ve paylaşılan bilgi çerçevesi olarak konumlandıran kolektif sorgulama platformları kuruyor. BARDStudio’nun “Sharjah Glossary and Otherwise School” projesi, Sharjah’daki gündelik yaşam deneyiminden türeyen ve sürekli evrilen bir sözlük geliştiriyor. LionHeart (Londra, Birleşik Krallık) bir yerleşiklik programı kapsamında film ve şiiri birleştirerek alternatif mimari okuryazarlık biçimlerini araştırıyor; Torolab (Tijuana, Meksika) ise gıda sistemlerini, emek ağlarını ve gündelik beslenme pratiklerini haritalayan “Sharjah Cookbook”u sunuyor. Keller Easterling’in (New York, ABD) “South South Stone Soup” projesi, taş çorbası halk masalını kullanarak kaynakların özel mülkiyetten paylaşılan mallara nasıl dönüşebileceğini tahayyül ediyor.

Trienal genelindeki diğer yerleştirmeler, gündelik kentsel deneyimi biçimlendiren gözden kaçmış altyapıları inceliyor. Brent Kokonya ve Dennis Muraguri’nin “Moving Pluralisms” projesi, Nairobi’nin matatu ulaşım sistemini bir aidiyet ve toplumsal karşılaşma mimarisi olarak ele alıyor. Chloë Bass ve Bill Dietz ise kamusal anons sistemlerini, çok sesliliği ve ortak dinleme biçimlerini yükselten ses yerleştirmelerine dönüştürüyor.

SAT03 katılımcıları birlikte; mimarlığı kolektif yaşama dayanan bir pratik olarak yeniden tanımlıyor ve sivil altyapıların bakım, tahayyül, hareket, öğrenme ve dayanışma edimleriyle sürekli olarak nasıl üretildiğini gösteriyor. Konuşmalar ve film gösterimlerini de içeren özel program ise ayrıca duyurulacak.