Alpchef
Künye
Proje Yeri
Konya
Tasarım
r.a.f.studio
Tasarım Ekibi
Hasan Agah Erkan, Aylin Demir
Proje Ekibi
Ebral Soncu, Aslıhan Kumru, Batuhan Kumru
İşveren
Alpchef Restoran
Ana Yüklenici
r.a.f. studio
Konsept Tasarımı
r.a.f. studio
İç Mekan Projesi
r.a.f. studio
Uygulama Projesi
r.a.f. studio
Mobilya Tasarımı
r.a.f. studio
Tamamlanma Tarihi
2025
Toplam İnşaat Alanı
500 m2
Fotoğraflar
Egemen Karakaya
r.a.f. studio imzalı Alpchef, geleneksel ocakbaşı ve sofra kültürünü çağdaş bir mekansal hiyerarşi, keskin malzeme dili ve dengeli bir iç mimari kurgu üzerinden yeniden yorumluyor.
Alpchef’in, yerel bir Anadolu restoranının devamı niteliğindeki yeni nesil kebap restoranının tasarımında temel amaç; zarif, bağlamıyla ilişkili ve dengeli bir mekan kurgusu oluşturmak olmuş. Bu yaklaşım, geleneksel ocakbaşı / sofra kültürünün çağdaş ve keskin bir malzeme paletiyle dengelenmesi üzerinden ele alınmış. Mekansal hiyerarşi, oturma birimlerinin taşıyıcı kolonlarla bütünleştirilmesiyle kurgulanmış; bu sayede servis dolaşımı için net akslar tanımlanırken, oturma elemanları mekanı daha içe dönük ve mahrem grup kullanımlarına olanak tanıyan alt bölümlere ayrılmış. Kesitte, ana yemek salonuna doğru kademeli olarak yükselen tavan kurgusu ile ana hacim vurgulanmış; bu karar mekanda ferah ve bütüncül bir iç atmosfer oluşturmuş.
Ana bölücü eleman olarak tercih edilen nervürlü cam, mekana derinlik kazandırırken görüşü filtreleyen ve farklı mekansal katmanlar arasında süreklilik kuran bir unsur olarak çalışıyor. Yarı geçirgen yapısı sayesinde mutfak, yemek salonu ile görsel ilişki içinde kalırken mekansal ayrım korunuyor. Geleneksel ocakbaşı anlayışı ise çağdaş malzeme ve detaylarla yeniden ele alınarak bir “tadım tezgahı”na dönüştürülmüş; bu alan yemek salonu ile mutfak arasındaki ilişkiyi tanımlayan görsel bir odak noktası haline gelmiş. Çini seramik kaplı duvarlar ve çimento karo zemin, mekanda yerel ve davetkar bir atmosfer oluştururken; kırmızı deri döşemeler, kızıl ceviz ahşap yüzeyler, yeşil porselen detaylar ve ana duvarlardan birinde boydan boya uygulanan gridal çerçeveli barisol tavan, bu atmosferi daha rafine ve canlı bir dile taşıyor. Mekan boyunca devam eden barisol tavan, ışığı homojen biçimde dağıtan dönüştürücü ve bağlayıcı bir eleman olarak çalışırken, altında yer alan ve yerel referanslar taşıyan sergileme duvarı ile birlikte mekansal algıyı güçlendiriyor.
Karşılama alanında ise mekanın karakterini yansıtan özel bir grafik, çini karo yüzey üzerine uygulanarak giriş duvarını tanımlayan bir odak oluşturuyor ve kullanıcıyı mekanın atmosferiyle ilk anda buluşturuyor. Islak hacimlerde, ana yemek salonunda kullanılan yeşil porselen yüzeyler duvar ve tezgahlarda devam ettirilerek mekansal bütünlük sağlanmıştır. Çimento karo zemin ve tavan, alanı daha küçük ve tanımlı bölümlere ayırırken; ortak alanlarla uyumlu biçimde kullanılan kızıl ceviz ahşap yüzeyler, iç mekan genelinde süreklilik ve bütünlük hissini pekiştirir.















