Lattice Creative Garden

Mimari Tasarım
RAD+ar

Proje Yeri
Cakarta, Endonezya

Tasarım Ekibi
Dadi Prasojo, Antonius Richard Rusli

Tamamlanma Tarihi
2025

Toplam İnşaat Alanı
3.000 m²

Fotoğraflar
Ernest Theofilus

RAD+ar tarafından Cakarta’da tasarlanan Lattice Creative Garden, geri dönüştürülmüş plastikten üretilen geçirgen cephesi ve ağaçlarla bütünleşen mekansal kurgusuyla tropikal iklim koşullarına uyumlu, biyoklimatik bir açık alan ticaret yapısı olarak ele alınıyor.

Endonezya’nın sıcak ve nemli tropikal ikliminde yüzyıllardır kullanılan kafes sistemleri, iklim kontrolü açısından temel bir rol üstlenirken biyoklimatik tasarımın da güçlü bir örneğini oluşturuyor. Lattice Creative Garden projesinde bu ilke, işlev ve sembolizmi bir arada ele alan çift kodlu bir yaklaşımla yeniden yorumlanıyor. Böylece kafes, hem yüksek performanslı bir gölgeleme elemanına dönüşüyor hem de yerel mimarlık geleneğine referans veren, bağlama duyarlı bir cephe katmanı olarak çalışıyor.

Gergi kablolarıyla tanımlanan geometrisi sayesinde geri dönüştürülmüş plastik elemanlar, ağaçların arasında dalgalanan bir yüzey oluşturuyor. Parametrik olarak tasarlanan bu kafes kabuk, güneş kontrolünü hesaplı biçimde sağlarken aynı zamanda iklime duyarlı biyoklimatik mimarinin simgesel bir ifadesi haline geliyor.

Proje kapsamında, Cakarta’nın iş bölgelerinden haftalık olarak ortaya çıkan 4.800 kilogram plastik atık kullanılarak toplam 16.800 adet kafes modülü üretildi. Bu geri dönüştürülmüş malzeme sistemi, kentin görünür bir noktasında kullanılarak Endonezya’da her yıl işlenmeden kalan yaklaşık 7 milyon ton plastik atığa dikkat çekiyor ve hem kamuoyunu hem de karar vericileri atık yönetimi konusunda düşünmeye davet ediyor.

Arazinin ekolojik yapısıyla birlikte var olmayı amaçlayan tasarım, zemin alanının yalnızca yüzde 40’ını kaplayacak şekilde kurgulandı. Satış alanları ve kamusal kullanım mekanları, arazideki 20 metreye ulaşan mevcut ağaçların etrafında örülüyor. Peyzaj, mimariye sonradan eklenen bir unsur olarak değil, tasarım sürecinin başlangıç noktası olarak ele alınıyor; kütle düzeni, korunacak ağaç alanlarına göre şekilleniyor. Böylece parametrik cephe ile doğal çevre arasında geçirgen teraslar aracılığıyla süreklilik kuran bir mekansal ilişki ortaya çıkıyor.

Ortaya çıkan kütle düzeni, ağaçların büyümesine olanak tanırken ticari verimliliği de koruyan açık hava teraslarıyla destekleniyor. Bu geçiş alanları, hem kiralanabilir alanları artırıyor hem de yapı ile peyzaj arasında akışkan bir ilişki kuruyor.

Lattice Creative Garden, mimarın kullanıcı davranışları ve enerji kullanımı üzerine geliştirdiği prototiplerden biri olarak ele alınıyor. Yüksek arsa değerlerinin belirleyici olduğu bir kentsel bağlamda, pasif tasarım ilkelerini yeniden gündeme taşıyor. Cephe kabuğunun yapıdan ayrılmasıyla oluşturulan hava koridorları ve termal bacalar doğal havalandırmayı desteklerken, asansörler yerine bahçe rampasının tercih edilmesi düşey sirkülasyon anlayışını sorguluyor. Bu yaklaşım, iklimlendirme ve asansör kullanımına olan bağımlılığı önemli ölçüde azaltıyor.

Proje, gelişmekte olan bir ekonomide çevresel duyarlılığın ekonomik değerle çelişmek zorunda olmadığını gösteren bir örnek olarak, mimarlığın iklim, ekoloji ve ticari kullanım arasında kurabileceği dengeyi görünür kılıyor.