Akbank İzmir Özel Bankacılık
Künye
Proje Ofisi
Novos Studio
Proje Yeri
Konak, İzmir
Tasarım Ekibi
Hande Ciğerli, Mert Üçer
Proje Ekibi
Mukaddes İskender, Sarp Özgen, Ruşen Uçar
İşveren
AKBANK T.A.Ş.
Ana Yüklenici
Dekon Mimarlık
Mekanik Proje
Meridyen Proje
Elektrik Projesi
MVD Proje
Akustik Danışman
Karakutu Elektro-Akustik
Aydınlatma Tasarımı
LAB1 Lighting Design
Sanat Eserleri
Flow II ( Akış ), 2025; 4K Video; Ecem Dilan Köse
Transflormation, 2023; Pamuk Heykel, Kinetik Motor; Ecem Dilan Köse
Tamamlanma Tarihi
2025
Toplam İnşaat Alanı
440m2
Fotoğraflar
Egemen Karakaya
Novos Studio tarafından, Antik Pompeii konutlarının mekansal hafızasından beslenen bir yaklaşım ile tasarlanan Akbank İzmir Özel Bankacılık yapısı, güncel bankacılık programının gerektirdiği işlevsel ve temsili ihtiyaçları çağdaş bir iç mimari yorumla bir araya getirerek bütüncül bir mekansal deneyim sunuyor.
Konak’ta, Gazi Osman Paşa Bulvarı’ndan girilen ve uzun cephesi yeşillikler içinde yer alan Aziz Polikarp Katolik Kilisesi’ne bakan Akbank İzmir Özel Bankacılık yapısı, önündeki meydan ve çevresindeki kentsel boşlukla güçlü bir kavramsal ilişki kurmayı amaçlıyor. Yapı, bu açıklığı iç mekana taşıyarak özel bankacılık deneyimini içe dönük bir mahremiyetle kurgularken, aynı zamanda çevresiyle süreklilik halinde olan bir mekansal ilişki öneriyor.
Projenin ana tasarım referansını, antik Pompeii konutlarında görülen merkezi atrium etrafında kurgulanan mekansal tipoloji oluşturuyor. Bu konutlarda giriş kapısı genellikle dar bir koridora açılır ve ziyaretçiyi, evin odak noktası ve misafirlerin kabul edildiği ana mekan olan atriuma yönlendirir. Sosyal yaşamın merkezinde konumlanan ve “evin kalbi” olarak tanımlanan bu boşluk, projede çağdaş bir yorumla yeniden ele alınarak iç mekanın ana odak noktasına dönüştürülmüş.
Bu mekansal kurguya paralel olarak, projede girişten itibaren içeri doğru daralan bir geçiş sekansı kurgulanmış; ziyaretçi, kontrollü ve mahremiyeti güçlendiren bir koridor aracılığıyla iki kat yüksekliğindeki atriuma yönlendirilmiş. Atriuma ulaşıldığında mekan aniden genişleyerek, iç mekanda bir meydan hissi yaratıyor. Bu ardışık kurgu, antik Pompeii evlerindeki doğal mekansal akışı günümüz bankacılık bağlamında yeniden yorumlayarak, karşılayıcı, temsil gücü yüksek ve dengeli bir mekansal deneyim sunuyor.
Atrium etrafında konumlanan görüşme odaları, operasyon birimleri, yönetici ofisleri ve lounge alanları; görsel ve fiziksel sürekliliği destekleyen bütüncül bir organizasyon içinde ele alınmış. Birimlerin atriuma açılması, mekanın toplanma alanı olarak algılanmasını güçlendirirken, özel olarak tasarlanan aydınlatma elemanları bu merkezi boşluğu vurguluyor. Zeminde kullanılan terrazzo kaplama ise, atriumun dış mekanın devamı olarak ele alınmasına gönderme yaparak iç ve dış arasındaki sınırı bilinçli biçimde belirsizleştiriyor.
Giriş koridoru ve atrium cephesini tanımlayan iki kat yüksekliğindeki ahşap yüzeyler, plan düzleminde gerçekleştirdikleri kırılma hareketiyle merkezde kurgulanan meydan hissini güçlendiriyor. Bu yüzeyler, mekansal yönlenmeyi tariflerken aynı zamanda Akbank’ın özel bankacılığa yönelik kurumsal tasarım ilkelerini malzeme seçimi üzerinden sürdürüyor. Kullanılan malzeme dili ve detay yaklaşımı ise yapının bulunduğu bağlama duyarlı, sade ve rafine bir mimari ifade geliştirmeyi hedefliyor.
Bu mimari çerçeveye eklemlenen sanat eserleri, projeye yalnızca estetik bir katkı sunmakla kalmıyor; mekanın deneyimsel katmanını güçlendiren ve kullanıcıyı iç mekan boyunca yönlendiren odak noktaları olarak kurgulanıyorlar. Atriumdan girilen ve ziyaretçiler için özel olarak tasarlanan görüşme odaları ise, yeşil bir bant aracılığıyla sokaktan ayrıştırılarak kamusal alan ile özel bankacılık mekanı arasında hem görsel bir derinlik hem de mahremiyeti önceleyen kontrollü bir geçiş alanı tanımlıyor.
Akbank İzmir Özel Bankacılık Projesi, çalışanlara yönelik çalışma alanları ile ziyaretçiler için tanımlanan bekleme ve görüşme mekanlarını, ortak bir mekansal kurgu ve hiyerarşi içinde ele alıyor. Antik Pompeii konutlarının mekansal hafızasından beslenen bu yaklaşım, güncel bankacılık programının gerektirdiği işlevsel ve temsili ihtiyaçları çağdaş bir iç mimari yorumla bir araya getirerek, kullanıcılara sakinlik, süreklilik ve ayrıcalık duygularını önceleyen bütüncül bir mekansal deneyim sunmayı amaçlıyor.
Bu bağlamda proje, tipoloji, mekansal hafıza ve temsil kavramlarını birlikte ele alarak, tarihsel bir referansın mekansal ilkelerinden beslenen güncel bir yorum sunuyor. Atrium etrafında kurgulanan organizasyon, bankacılık mekanını yalnızca işlevsel bir iç mekan olarak ele almakla kalmıyor; kamusal ile özel, gündelik kullanım ile temsil arasındaki ilişkileri tanımlayan, dengeye ve sürekliliğe sahip bir mekansal kurgu ortaya koyuyor.
































