Eczacıbaşı Spor Salonu
Künye
Proje Yeri
Kartal, İstanbul, Türkiye
Mimari Tasarım
Yazgan Tasarım Mimarlık
Mimari Proje Ekibi
Kerem Yazgan, Begüm Yazgan, Kamer Sağlam Yiğin, Rana Semila Çıtanak, Nesrin Nur Aydoğan, Elif Kara, Canan Çelebi
İç Mekan Projesi
Yazgan Tasarım Mimarlık
Peyzaj Projesi
Yazgan Tasarım Mimarlık
Cephe Tasarımı
Yazgan Tasarım Mimarlık
Statik Projesi
Probi
Mekanik Projesi
YMT
Elektrik Projesi
MPY
Altyapı Projesi
MPK
Akustik Projesi
Mezzo
Yangın Tahliye Projesi
Knot
Yangın Güvenlik Danışmanı
Knot
Akustik Danışmanı
Mezzo
Cephe Danışmanı
Baymim
Aydınlatma Danışmanı
Lab 1
LEED Danışmanı
Erke
İşveren
Eczacıbaşı Holding A.Ş.
Ana Yüklenici
Eczacıbaşı Holding A.Ş.
Tamamlanma Tarihi
2025
Toplam İnşaat Alanı
25.852 m2
Fotoğraflar
Cemal Emden
Üç Boyutlu Görselleştirme
Yazgan Tasarım Mimarlık
Yazgan Tasarım Mimarlık imzalı Eczacıbaşı Spor Salonu; parametrik tasarım yaklaşımını, operasyonel uyarlanabilirlik ve sürdürülebilir mimarlık ilkelerini bir araya getiren, İstanbul’un çağdaş spor ve kültür altyapısını güçlendiren ileri düzey bir tesis olarak sporcuların ve kamusal kitlenin değişen ihtiyaçlarına uzun vadeli yanıt üretmeyi hedefliyor.
İstanbul’da yer alan Eczacıbaşı Spor Salonu, çok işlevli bir spor ve etkinlik mekanı olarak Türkiye’nin önde gelen voleybol kulüplerinden Eczacıbaşı Spor Kulübü için tasarlanmış. Hem uluslararası FIVB hem de Avrupa CEV voleybol standartlarına uygun olarak geliştirilen yapı; üst düzey voleybol karşılaşmalarının yanı sıra büyük ölçekli kültürel ve eğlence etkinliklerine de ev sahipliği yapabilecek 4.000 kişilik oturma kapasiteli müsabaka salonuna, 3 tam sahadan oluşan antrenman salonuna, 250 kişilik VIP ve 80 kişi kapasiteli dört özel locaya, Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün müzesine ve 22 yataklı, 12 odalı konaklama birimine sahip. Spor kulübünün yönetim ofisleri de yapıya taşınmış. 24.000 m2 inşaat alanına sahip yapının tüm çatısı fotovoltaik panellerle kaplanmış.
Düzensiz beşgen biçimli kentsel parsel sınırları, tasarımın temel belirleyicilerinden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle, arsanın darlığına rağmen, sporcuların hızlı ve kolay erişimi gözetilerek soyunma odaları ana salon ve antrenman salonlarının tam ortasına konumlandırılmış, çeperlerine sağlık birimi, fitness salonu, dinlenme salonu, yemekhane eklemlenmiş. Bu kurgu akışkan bir ilişkiler ağı oluşmasını sağlamış. Salonun farklı kullanıcı profilleri; ana takım, genç takım, misafir takım, hakemler, yönetim, konaklama birimi, antrenman salonu seyircileri, servis, basın, VIP/CIP girişleri ve salon seyircileri birbirine karışmadan dolaşım sağlayabiliyor.
Yapının, kodlama ile parametrik olarak geliştirilen cephesi dikkat çekici mimari ögelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ön cephe, yapının iç mekan hareketliliği ile kentsel çevre arasında görsel iletişimi mümkün kılan etkileşimli, 120 metre uzunluğunda, ana yola paralel, denize yüzünü dönmüş bir bant olarak kurgulanmış. Cephe aynı zamanda bir çevresel filtre olarak işliyor. Alüminyum ızgara panellerin farklı delik oranları ve geçirgenlik değerleri, iç mekan fonksiyonlarına göre tanımlanmış: Ofis alanlarında görsel konfor ve gün ışığı için %72’ye varan açıklık ve yatay bir yarık; fuayede ise dengeli gün ışığı ve güneş kontrolü için %40 geçirgenlik tercih edilmiş. Bu değerler enerji performansı, gün ışığı dağılımı ve ısıl konfor hedefleri doğrultusunda parametrik optimizasyonla belirlenmiş. Değişen geçirgenlik oranları, altıgen grid üzerine kodlanan dairesel boşluklarla kurgulanmış, oluşan delikler dereceli ve yumuşak geçişli biçimde cephe boyunca bir araya getirilmiş. Gün ışığının hareketi; oluşturduğu gölge, yansıma, farklı parlaklıklarla ve renk tonlarıyla cephenin parametrik çeşitliliğine katılıyor.
Seyirciler 120 metrelik cephenin altında oluşan doğal geçitten giriş plazasına ulaşıyorlar. Bu geçiş hattında arsanın eğiminden dolayı oluşan bir amfi tipi oturma ve basamaklar yer alıyor. Arsanın dört köşesindeki farklı kotların birleşiminde, yapı ve çekme mesafesi arasında; bodrum ve zemin kotlarında otoparklar, merdivenler, engelli rampaları, oturma alanları, saksılar, şaftlar, kaldırım düzenlemeleri ve giriş plazasından oluşan kompleks bir döşeme tasarlanmış. Bu yüzey, yapının tasarım ve inşa açısından en karmaşık bileşenlerinden biri olmasıyla birlikte, yapının arsa ve çevresiyle tam uyum sağlayacak şekilde birleşmesini sağlayan üç boyutlu heykelsi bir yüzey olarak kurgulanmış.
Ana giriş holünden merdiven ve yürüyen merdivenlerle birinci kattaki seyirci dolaşım alanına ulaşılıyor. Salonu çepeçevre saran bu fuayede salona girişler, ıslak hacimler, büfeler bulunuyor. Engelli seyirciler için özel platformlarda seyir alanları düzenlenmiş.
Ana salon, voleybola özgü deneyimi güçlendiren bir konfigürasyona sahip. Tribün geometrisi, görüş hattı, yaklaşma mesafesi ve atmosfer yoğunluğu üzerinden dizayn edilmiş; seyircinin oyuna fiziksel ve algısal olarak yakınlaşması amaçlanmış. Sahanın ana spor etkinliğinin voleybol olacak şekilde tasarlanmasıyla seyirci oyun sahasına olabilecek en yakın mesafede konumlanabilmiş. Salonda seçilen renkler, en gelişmiş teknolojik aydınlatma ve LED ekranlarla, oyun sahasının bir tiyatro sahnesinde olduğu gibi ön plana çıkarılarak, seyirciye daha odaklanmış ve yüksek kaliteli bir izleme deneyimi sağlıyor.
Salon her ne kadar voleybol için optimize edilmiş olsa da geri çekilebilir tribünler ve ayarlanabilir akustik çözümler ile alternatif spor müsabakalarına, konser ve büyük etkinliklere hızla uyarlanabiliyor; ölçek ve mekan kompozisyonu ana işlev zarar görmeden yeniden kurulabiliyor.
Ana ve antrenman salonlarının çatılarında hafiflik, yüksek yalıtım ve fotovoltaik entegrasyon kabiliyeti nedeniyle alüminyum kenet sistem kullanılmış. Bu yaklaşım, projenin LEED sertifikasyon hedeflerini destekliyor ve sürdürülebilirlik taahhüdünü bütüncül biçimde yansıtıyor. Tüm yapı malzemeleri, çevresel etkilerin yapı yaşam döngüsü boyunca en aza indirilmesini hedefleyen EPD (Çevresel Ürün Beyanı) kriterleri gözetilerek seçilmiş.
Yapı, İstanbul’un tektonik bağlamı nedeniyle kritik kabul edilen 1,5 bina önem katsayısı (deprem sonrası bina kullanımı için sismik önlem düzeyi) kriterlerini karşılayacak mühendislik çözümleriyle geliştirilmiş.
Eczacıbaşı Spor Salonu, parametrik tasarım yaklaşımı, operasyonel uyarlanabilirlik ve sürdürülebilir mimarlık ilkelerini bir araya getiren, İstanbul’un çağdaş spor ve kültür altyapısını güçlendiren ileri düzey bir tesis olarak kente eklemleniyor. Kartal bölgesinin de geleceğine kültürel ve sportif bir katkı koyuyor. Sporcuların ve geniş kamusal kitlenin değişen ihtiyaçlarına uzun vadeli yanıt üretme yeteneğiyle öne çıkıyor.
Mimarisi, teknik altyapısı ve sağladığı olanaklarla, Türkiye’nin uzun yıllardır en başarılı spor dalının geleceğine uzun yıllar katkı koymak için tasarlanmış.



















