Manisa Kurtuluş Müzesi

Mimari Tasarım
Yalın Mimarlık

Proje Yeri
Manisa, Türkiye

Proje Ekibi
Ömer Selçuk Baz, Okan Bal, Ece Özdür, Atakan Koca, Merve Çakırgöz, Irmak Okumuş, Halil İbrahim Zeytinci, Aslı Tusavul, Ediz Demirel, Eda Gürhan

Peyzaj Projesi
Arzu Nuhoğlu Peyzaj Tasarım

Peyzaj Projesi Ekibi
Arzu Nuhoğlu, Belma Hekim, Gizem Türker

Statik Proje
Opteng Mühendislik

Elektrik, Mekanik ve Altyapı Projeleri
Piramit Mühendislik

Åžantiye Koordinasyon
Tufan Altun 

Yangın Danışmanlığı
ETHOS Yangın Danışmanlık 

Görsel Kimlik ve Sergi Tasarımı 
MANUMA STUDIO 

Küratöryel Çalışma
HVL STUDIO 

İşveren
Manisa Büyükşehir Belediyesi

Yüklenici
ERMİŞ İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti

Bilim Heyeti
Prof. Dr. Nejdet Bilgi, Prof. Dr. Nurettin Gülmez

Danışmanlar
Erkan Akbalık, Azmi Açıkdil

Tamamlanma Tarihi
2025

FotoÄŸraflar
Egemen Karakaya, Hacer Bozkurt

Mimari tasarımı Yalın Mimarlık tarafından gerçekleÅŸtirilen Manisa KurtuluÅŸ Müzesi, Manisa’nın tanıklık ettiÄŸi kurtuluÅŸ mücadelesini, kentin arkaik dönemlere uzanan mimari bilgisini ve bugünkü kamusal yaÅŸamını bir araya getiriyor; çeÅŸitli mimari ve mekansal anlatı araçları ile kentin farklı dönemleri arasında baÄŸ kuruyor. 

Manisa Kurtuluş Müzesi (MKM), 1918–1923 yılları arasında Manisa topraklarında merkezi otoriteden bağımsız biçimde gelişen sivil halk hareketini aktaran bir hafıza mekanı olarak tasarlandı. Birinci Dünya Savaşı sonrasında işgale adım adım yaklaşan Manisa’nın yaşadıkları; işgal kuvvetlerinin geri çekilirken şehri yakıp yıkmaları, kurtuluş mücadelesi ve Cumhuriyet’in şehri yeniden kurma çabası, bu mekansal kurgu içinde ziyaretçiye aktarılıyor. Tasarım, yangından sonra ayakta kalmış yığma, kagir, taş ve tuğla yapıların izlerini; Manisa’nın arkaik dönemlere uzanan tuğla geleneğiyle bir araya getiriyor. Tamamı yığma tekniğiyle inşa edilen 14 bağımsız tuğla oda, tarihin farklı anlarını ardışık bir deneyim olarak sunuyor.
Bu ardışıklık, her mekanın kendine özgü duygu durumunu öne çıkararak tarihin belirli kırılma anlarını bedenleştiriyor. Tuğla kemerler, tonozlar, kubbeler ve çadır biçimli örtüler; karanlık–aydınlık, dar–ferah, alçak–yüksek gibi değişen mekansal tansiyonlar yaratıyor.

Her odanın geometrisi kendine özgü detaylarla biçimleniyor. Böylece ziyaretçiler, dönemin yaşanmışlıklarını yalnızca okuyarak değil, mekanın bedenlenmiş halini fiziksel olarak hissederek deneyimliyorlar. Yapım sürecinde, iki farklı tuğla boyutuyla örülen odalar için önce beton bir baza oluşturulmuş, ardından ahşap kalıplar hazırlanmış ve son aşamada tuğla beden duvarları bu kalıpların üzerine örülmüş. Tonoz, çadır veya kubbe biçimindeki bu odalarda iç yüzeylerdeki örüm ritmi, kalıplar söküldüğünde ilk kez tüm açıklığıyla ortaya çıkmış; bu durum, yapım sürecine kendine özgü sürprizli bir karakter kazandırmış.

Yarı yer altındaki bu yakın tarih anlatı mekanına 3 kollu bir rampa ile iniliyor. Ana giriş holü yarım eliptik, tanımsız bir biçim olarak tasarlanmış. Bir balinanın karnı gibi, beton volta döşemeler ve tuğla kemerler bu girişin karakterini oluşturuyor. Bu ana mekan pek çok farklı mekana bağlanmamızı sağlayan büyük hol olarak kurgulanmış. Bu girişten sonra 9 farklı anlatı odası ile Manisa’nın Birinci Dünya Savaşı bağlamından, Yunan işgaline, oradan yakılmasına ve yeniden imar edilmesine değin devam eden süreç, çeşitli tansiyonlarda anlatılıyor.

Tamamı yığma tuğla olan yapının üst kotu kamusal bir park alanı olarak tasarlanmış. Bu park içinde hareket eden kentli, altındaki ağır tarihsel hikayeden, anlatıdan bihaber olabilir. Ancak mekanı kuran mekanlar, parkın içinde tepeler, engeller olarak beliriyor ve parkı, kendi içinde bölümlenmeleri olan bir bahçeye dönüştürüyor. Müzenin temel hedefi yanı başında yaşamına devam eden Manisa’nın çok yakın geçişte yaşadığı bu büyük travmayı ve yeniden ayağa kalkma serüvenini, her yaştan kentliye ve ziyaretçiye aktarması olarak tanımlanıyor. Bu aktarma esnasında çeşitli mimari, mekansal anlatı araçları kullanılmış. Bilgi odaklı odalardan, duyusal tonu yüksek odalara, ya da enstalasyon karakteri ön planda anlatılara değin çeşitlenen yelpazede aktarma araçlarından yararlanılmış.

MKM, geçmiş ile bugün ve hatta gelecek arasında bağlar kurmaya çalışan çok katmanlı yarı arkaik bir mimari yerleştirme olarak tarif edilebilir.