Museum of Humanity

Mimari Tasarım
Studio APAAAR

Proje Yeri
Tulapur, Pune, Hindistan

Tasarım Ekibi
Santosh Sadashiv Pisal, Kundan Namdeo Kshirsagar, Tejas Gavhane, Pratik Bhagwat, Siddhant Bhandare, Aaditi Gavhane, Aaditya Gavhane

Statik Ekip
Tejas Munot

Yapım Ekibi
Vikas Sadashiv Pisal, Vinod Sadashiv Pisal, Pavan Solunke

Fotoğraflar
Pranit Bora, Onil Shah

Studio APAAAR tarafından tasarlanan Museum of Humanity; tümüyle brüt betondan inşa edilen kütlesi, tavandan sarkan bir çekül ipiyle kurulan simgesel ekseni ve geleneksel Hint yakma alanı Smashan Bhoomi’den beslenen kurgusuyla maddeyle tin arasında bir ilişki öneriyor.

Studio APAAAR tarafından tasarlanan Museum of Humanity, hem yalın hem de ilkel bir mimari dil ortaya koyuyor. Tümüyle brüt betondan inşa edilen yapı, doğaya ait olanı yeniden doğaya döndürme fikrini merkezine alıyor. Simetrik ve dengeli bir strüktür olarak kurgulanan müze, mimariyi yoğun duyguları aktarmanın bir aracı olarak ele alıyor; tasarımın çıkış noktasında, mimarın kişisel bir minnet ifadesi olarak “sıkıştırıldığında yoğunluğunu yitirmeyen duygular” fikri yer alıyor. Yapının simgesel çekirdeğini, tavandan sarkan ve göğü yere bağlayan bir çekül ipi oluşturuyor. Bu ayrıntı; madde ile tin, sonlu ile sonsuz arasındaki ilişkiyi tek bir öğede topluyor. Tek bir malzemeye, betona, indirgenen mimari, insanı doğaya olan borcunu kül biçiminde geri ödemeye çağıran sessiz bir hatırlatma olarak okunuyor.

Tasarım, geleneksel Hint yakma alanı Smashan Bhoomi’den derinlemesine besleniyor; ancak ilk bakıştaki içgüdüsel etkisinin ötesinde daha katmanlı bir anlatı taşıyor. Smashan Bhoomi’ye eşlik eden nehirlerin taşıdığı manevi anlam, müze içinde sürekli damlayan su öğeleriyle yeniden kuruluyor. Bu su, kutsal nehirleri çağrıştırırken ölümsüz ruhun (Atma) döngüsel yeniden doğuşuna ilişkin köklü Hint inancını da hatırlatıyor. Böylece yapı; malzeme, boşluk ve su üzerinden yaşam, ölüm ve dönüşüm arasındaki ilişkiyi mekansal bir deneyime dönüştürüyor.