Häfele Türkiye ve Bölgesi İcra Kurulu Başkanı Hilmi Uytun: Kullanıcının hayatını kolaylaştırmamız ve her bütçeye uygun çözümler sağlamamız bizi temelde rakiplerimizden ayrıştıran özelliklerimiz arasında.

Mutfak, banyo, kapı, vestiyer, dolap, salon, yatak odası gibi her türlü mobilya donanım ve aksesuarları alanında, 150 binin üzerinde ürün çeşidine sahip olan Häfele, 2023’te 100 yaşına girecek. Häfele Türkiye ve Bölgesi İcra Kurulu Başkanı Hilmi Uytun ile markanın hizmetleri, tercih edilme sebepleri ve teknoloji çağının yenilikleri ile pandemi süreciyle sektörde yaşanan değişiklikler hakkında konuştuk. 

Häfele’yi ilk defa duyan okuyucularımız için firmanızdan biraz bahseder misiniz?
Hilmi Uytun:
Biz 1 yıl sonra 100 yaşına girecek olan, Almanya merkezli küresel bir şirketiz. Bugün mutfak, banyo, kapı, vestiyer, dolap, salon, yatak odası gibi her türlü mobilya donanım ve aksesuarları alanında, 150 binin üzerinde ürün çeşidiyle asırlık bir dünya lideriyiz. Dünya genelinde bir yandan mobilyacılarla birlikte çalışırken, diğer taraftan yatırımcılar ve tasarımcılarla da bir iş ortaklığımız, paydaşlığımız var. Häfele, yaşam alanlarının işlevsel, estetik ve konforlu olmasının standartlarını belirliyor. Her bütçeye uygun çözümleri ile konut içinde yaşamı kolaylaştırıyoruz.

Ürün ve çözümlerimiz ile tüm yaşam alanlarındayız. Konutlarda, otellerde, ofislerde, havalimanlarında… Häfele olarak bizim 4 farklı temel paydaşımız var. Bunlardan ilki mimar, iç mimar ve endüstriyel tasarımcılar. Tasarımcılar ile birlikte hayal edileni uygulamaya geçiren ürün önerileri üzerinde çalışır, onlara zaman ve kolaylık kazandırırız. İkinci paydaşımız yatırımcılar; yatırımcılarla otel, hastane, üniversite ya da konut gibi projelerde kullanılan şartnameleri hazırlar ve onlara dünya standartlarına çözümler sağlarız. Sabit ve hareketli mobilya üreticilerinin ise ana tedarikçisiyiz. Onlar ile beraber kapılar, banyolar, mutfaklar, vestiyerler gibi alanlarda bir yandan sağlamlığı garanti ederken diğer yandan son kullanıcının hayatını kolaylaştırırız. Son paydaşımız da bu ürünlerin dağıtımını yapan nalburlar. Onlar sayesinde ürünlerimiz perakendede son kullanıcı, mobilyacı ve müteahhitler tarafından kolay ulaşılır hale geliyor; dünyadaki son yenilikleri sektör ile bu sayede tanıştırıyoruz. Özetlemek gerekirse gayrimenkulle ilgili olan biten her alanda söz sahibiyiz, sektörün tam ortasında bir konumumuz var.

Dünyanın birçok bölgesinde hizmet veren bir marka olarak, Türkiye pazarından ve Türkiye’de sunduğunuz hizmetlerden kısaca bahsedebilir misiniz?
HU: Türkiye genç nüfusu, artan mobilya ihracatı, uluslararası müteahhitlik tecrübesi ve stratejik konumu dolayısıyla Häfele dünyası için kritik bir ülke. Häfele Türkiye ekibi olarak birçok başarıya imza attık ve geliştirdiğimiz iş modelleri tüm dünya ülkeleri tarafından modellendi. Bu iş modellerinden en yenisi yaklaşık 3 yıl önce başlattığımız ve gayrimenkul sektöründe büyük fark yaratan Häfele Concept. Bu proje kapsamında 150.000’in üzerinde ürün çeşidimiz içerisinden konut projelerinde en doğru şekilde seçim yapmak için üç temel kriter belirledik; konfor (işlev), estetik ve benzersizlik. Her bütçeye uygun olarak ürünlerimizi ayrıca gruplayarak tüm paydaşlarımızı tecrübemizden kolayca istifade eder hale getirdik.

Häfele Concept’i biraz daha somutlaştırmaya çalışırsam, yaşam alanlarında kullandığımız ürünleri seçerken “konforlu ve işlevsel” olmalarına dikkat ettiğimizi belirtmiştim. Örneğin mutfaklarda sunduğumuz şişelik olmadığı takdirde zeytinyağı ya da sirke şişeleri çöp tenekesinin yanına istifleniyor. Ya da sunduğumuz tepsilik olmadığı zaman fırını kullanırken fazladan çıkan tepsiler ya ortada kalıyor ya da buzdolabının üzerine atılıyor. Bu ne konforlu ne de işlevsel bir kullanım. Giyinme odalarından örnek verecek olursam, her sabah kravat takan birisi için kravatlarının, kravatlıkta renklerinden gruplanmış bir şekilde buruşup kırışmadan saklanması hem çok işlevsel hem de çok konforludur. Çorap çekmesindeki çorapların renklerinden gruplanarak saklanmasını herkes ister.

Yaşam alanlarında kullanılacak ürünleri seçerken dikkat ettiğimiz ikinci kriter mekan tasarımına uyum sağlayan “estetik” katacak ürün setlerini bir araya getirmek. Mekanlarda dolap içinde ya da dışında görünen tüm aksesuarların renk ve stilini uyumlu hale getiriyoruz. Kapının kolunu, kilidini, menteşesini siyah tercih ederseniz aynı mutfaktaki armatürü, mobilya kulpunu, eviyeyi, ocağı ve fırını, çekmece raylarını, kiler sistemlerini ve hatta çöp tenekesini de siyah tavsiye ediyor ve teslim edebiliyoruz. Bu becerimiz ile mobilyaların estetik algısını ve değerini artırıyoruz.

Seçim kriterlerimizden sonuncusunu ise “benzersizlik” olarak belirtmiştim. Herkes evinin diğerlerinden farklı, sürprizli, eşi benzeri olmayan özelliklere sahip olmasını ister. Biz bu benzersizliği mekanın içine kattığımız teknolojik ve akıllı mobilya donanımları ile elde ediyoruz. Örneğin banyo mobilyasının içine mobil cihazlar ile bluetooth aracılığıyla çalışan bir ses sistemi ekliyoruz ya da banyo yaptıktan sonra aynanın buğulanmasını engelleyen buğu çözücüler kullanıyoruz. Mutfaklarda bir kumanda aracılığıyla dolap bazası, tezgah arası ya da rafların üzerindeki aydınlatmayı kısabiliyor ya da soğuk beyaz ışıktan sarı sıcak bir ışığa dönüştürebiliyoruz. Yine bir kumanda aracılığıyla salonda büfenin içinden TV ekranını gizlendiği yerden çıkartabiliyoruz.

Tüm bu özellikler Häfele Concept’i uygulayan iş ortaklarımızın konut projelerinin ya da ürettikleri mobilyaların daha fazla tercih edilmesini sağlıyor. Özellikle pandemi ile beraber evde kalma süreleri artınca insanlar ev konforuna daha fazla özen göstermeye başladı ve karşımıza daha önce hiç görmediğimiz bir ölçekte ev yenileme projeleri çıktı. Daha önce ürünlerimizi bilmeyenler gördükçe, duydukça bizi arar ve bulur oldu.

Teknoloji çağında her geçen gün hayatlarımızı kolaylaştıracak yenilikler hızla güncelleniyor. Häfele teknolojiyi yaşam alanlarına nasıl uyguluyor?
HU:
Biz akıllı evler ile “akıllı mobilyaları” buluşturuyoruz. Örneğin mobilya aydınlatması bir mutfak, banyo, yatak odası ya da salon mobilyasının dördüncü boyutunu temsil eder. Mekana boyut ve duygu katar. Häfele sayesinde mekanda kullanılan tüm aydınlatma ve ses sistemlerini bir mobil cihaz aracılığıyla kontrol edebilir, dilediğiniz şekilde senaryolar oluşturarak yönetebilirsiniz. Mutfakta çalışırken, yemek yerken ya da dinlenirken farklı ışık tonları ve yoğunlukları kullanabilirsiniz. Aynı şekilde bir TV ekranını ya da mobilyalarda kayar kapakları bir kumanda ile çalıştırabilirsiniz. Evinizde kullandığınız ofis masanızın yüksekliğini bel ve boyun sağlığınızı korumak için bir uygulama indirerek dilediğiniz saat aralığına programlayıp değiştirebilirsiniz.

Bununla birlikte teknolojiyi güvenlikle buluşturan ürünlerimiz de mevcut. Sunduğumuz elektronik kapı kilitleme ve tanıma sistemleri gerek kartla, gerek şifreyle, gerek mekanik anahtarla gerekse parmak iziyle çalışabiliyor. Kapı açık kalınca sesli uyarı da veren bu sistem, aynı zamanda enerji tasarruflu. Bununla birlikte sunduğumuz elektronik kapı dürbünü sayesinde bir tuşla gelen kişiyi ekranda görüntüleyebilir, evde olmadığınız zamanlarda kapıyı çalan herkesin fotoğraf ya da video kaydını alıp izleyebilirsiniz.

Häfele’nin en çok tercih edilme nedenleri sizce neler?
HU:
Markamız sektörde her zaman yüksek Alman titizliği, kalitesi ve mühendisliği ile anıldı. Bununla birlikte son kullanıcının hayatını kolaylaştırmamız ve her bütçeye uygun çözümler sağlamamız bizi temelde rakiplerimizden ayrıştıran özelliklerimiz arasında. Teknolojiye sürekli yatırım yapmamız, yenilikçi ürünler geliştirmemiz, Ar-Ge yatırımlarına verdiğimiz önem ve tüm dünyadaki yenilikleri anında iş ortaklarımızın hizmetine sunma gayretimiz bizi diri tutuyor. Son olarak sadece iş sonuçlarına değil iş süreçlerine de odaklanmamız ve bu çabamızı çeşitli ISO sertifikaları ile sertifikalandırmamız bize verimlilik avantajı sağlıyor.

Pandemi dönemiyle birlikte hemen hemen tüm sektörler büyük sorunlarla karşı karşıya kaldı, hibrit çalışma modelleri uygulanmaya başladı. Bu yeni dönemle birlikte ofis pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
HU:
Ofis sektörü hızla gelişiyor. Yükselen motorlu masalar, motorlu TV asansörleri, yöneticiler için daha önce otellerde sattığımız minibar, kasa, küçük bir gardırop için donanımlar çok tercih edilir oldu. Kumanda ile senaryolaştırabildiğiniz LED mobilya aydınlatma sistemlerimiz çok tercih ediliyor. Bir tuş ile çalışma ışığına kavuşurken, başka bir tuş ile ortam ışığının yerlerini ve şiddetini değiştirip sunum görebilir ya da çok daha rahat bir ışıkta sohbet edebilir. Yine yöneticiler için katlanır yatak sistemleri, duvardan aşılır masa sistemleri yeni ürünlerimizden. Elektronik kilit sistemlerimiz ile hem giriş kapısını hem de mobilyaları kilitleyebilirsiniz.

Peki pandeminin Häfele Türkiye’ye nasıl yansıdı? Yeni talepler oluştu mu ya da siz pandemiye özel ürünler geliştirdiniz mi?
HU:
Pandemi konut içinde geçen süreyi çok değiştirdi, bu da yaşam alanlarının ve özellikle buralardaki çözüm ve detayların çok sorgulanmasına sebep verdi. Konut sektöründeki en önemli değişim Häfele Concept markamızla konutta yarattığımız fark oldu. Konut içinde yaşayacak olanların mutfaktan, banyodan, gardırop ve vestiyerden neler beklemesi gerektiği konusunda yeni ve son kullanıcı için çok kıymetli standartlar oluşturduk. Son kullanıcıdaki en bilinen marka olmamız bir yandan yenileme pazarından çok pay almamızı sağlarken diğer yandan yeni konutlarda aranan özellikleri çok değiştirdi. Yaşam ve çalışma alanlarında küçük dokunuşlar, modern donanımlar ve hayatı kolaylaştıran aksesuarları tercih edenlerin sayısı çok arttı ve artık yeni bir normal var. Markalı müteahhitlerin hepsi Häfele Concept fikrini satın aldı ve projelerinde uyguluyor.

Pandeminin etkisiyle değişen trendlere Häfele nasıl cevap veriyor?
HU: Evde de ofiste de konfor, estetik ve işlevsellik çok ön plana çıktı. Öncülüğünü Häfele Concept ile yaptığımız bu değişimleri sıralamaya çalışacağım. Renk uyumunu artırmak ve daha özgürce renkli ürünler kullanabilmeyi mümkün kıldık. Evden örnek verirsem eviye, armatür, mobilya kulpu, kapı kolu ve tezgah arası aksesuar siyah olabilir. Hepsini antik bronz da yapabiliriz. Formları uyumlulaştırdık, eğer kapı kolu keskin ve köşeli hatlara sahipse mobilya kulpu, musluk ve havluluk da böyle olabilir ve hâlâ renkleri aynı olur (parlak krom, parlak pirinç, mat siyah, antik bronz…) Konforu artırdık; mutfakta da gardıropta da yere yakın yerler ürün ve çözümlerimiz dışarıya açıldı, köşedeki ürünler dışarıya çıkabildi ve kimse yere dizini koymak zorunda kalmadı. İşlevselliği artırdık; gardıropta erkeklere kravatlık, tek pantolonları için pantolonluk, çorap çekmecesinde renkleri ayırabilmeleri için düzenekler; mutfakta zeytinyağı ve sirke için şişelik, küçük tezgahlı mutfaklara en üst çekmeceden açılan ilave tezgah, banyolarda aynaların buğulanmaması için rezistans, küçük banyolara duvar içinde sürme kapı ile yer kazandırma… Onlarca mühendisliği çok yüksek çözüm. Bu bazı örnekler ile anlatmaya çalıştığım ürün ve çözümlerimiz yeni bir normal yarattı. Artık herkes Häfele Concept’i arar ve kullanır oldu.