Berlin’in İkonik ICC Kongre Merkezi Yeniden Hayat Bulmaya Hazırlanıyor
1979 yılında tamamlanan ve uzun yıllardır kullanılmayan Berlin Uluslararası Kongre Merkezi (ICC), çok işlevli kamusal kullanımlara açılmasını hedefleyen yeni dönüşüm süreciyle yeniden kent yaşamına kazandırılmaya hazırlanıyor.
Berlin’in batısında yer alan Internationales Congress Centrum (ICC), kapsamlı bir yeniden işlevlendirme süreciyle yeniden kente kazandırılmaya hazırlanıyor. 1979 yılında Ralf Schüler ve Ursulina Schüler-Witte tarafından tasarlanan yapı, dönemin en büyük kongre merkezlerinden biri olarak inşa edilmiş; iki büyük oditoryumu, yaklaşık seksen toplantı salonu, restoranları ve çatı bahçesiyle dönemin teknolojik iyimserliğini yansıtan simgesel yapılardan biri olmuştu. Metal kaplamalı cephesi, dışa taşan spiral merdivenleri ve görünür taşıyıcı sistemiyle “uzay gemisi” olarak anılan ICC, otomobil odaklı kent anlayışının mekansal bir ürünü olarak dikkat çekiyordu. Gürültü ve titreşime karşı geliştirilen çift kabuklu metal cephe sistemi yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda yapının teknik performansını artıran işlevsel bir çözüm olarak tasarlanmıştı.
Ancak yüksek işletme maliyetleri, karmaşık mekanik altyapısı ve değişen kongre ihtiyaçları nedeniyle yapı hiçbir zaman tam kapasiteyle kullanılamadı. Sürekli çalıştırılması gereken havalandırma sistemi ve bakım giderleri nedeniyle ekonomik sürdürülebilirliğini kaybeden ICC, 2014 yılında kullanımdan çıkarıldı. Yapı, 2019 yılında kültürel miras statüsü kazanarak koruma altına alındı. 2022 yılında mimarlar ve iletişim uzmanlarının öncülüğünde başlatılan girişim, yapının yeniden kültürel yaşama kazandırılması fikrini gündeme taşırken; 2024 yılında açılan fikir ve tasarım sürecinin ardından dokuz mimarlık ve mühendislik ofisinden oluşan ekip dönüşüm çalışmalarını üstlendi. Ekipte GRAFT, Max Dudler ve çeşitli mühendislik ofisleri yer alıyor. Öneri, kongre merkezinin tek işlevli yapısından uzaklaşarak konserler, sergiler, sanatçı atölyeleri, kayıt stüdyoları, spor etkinlikleri ve farklı kamusal kullanımlara ev sahipliği yapan çok işlevli bir merkeze dönüştürülmesini hedefliyor. Proje kapsamında bisiklet bağlantılarının güçlendirilmesi, yeni kamusal meydanların oluşturulması, yeşil alanların artırılması ve yapının çevresiyle daha güçlü ilişkiler kurması amaçlanıyor. Ayrıca kuzey ve güney cephelerine önerilen iki yüksek yapı ile mevcut kompleksin kent dokusuna daha etkin biçimde bağlanması planlanıyor.
Tasarım ekibi, ICC’nin karakteristik mimari dilini korurken yapıyı güncel ihtiyaçlara uyarlamayı hedefliyor. Zemin katın gün boyu yaşayan kamusal bir mekâna dönüştürülmesi ve yapının bilet gerektirmeden geç saatlere kadar erişilebilir olması öneriler arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, Helsinki Merkez Kütüphanesi Oodi gibi çok işlevli kamusal yapı modellerinden ilham alıyor. Yaklaşık on yıldır atıl durumda bulunan ICC’nin yeniden işlevlendirilmesi, yalnızca önemli bir modern mimarlık mirasının korunmasını değil, aynı zamanda Berlin’in değişen kentsel yaşamına uyum sağlayacak yeni bir kamusal odak oluşturmayı amaçlıyor.



