Makaleler Önceki Sayfa
Muammer Hoca/Ağabey'i Anlatmak / Mimarlık Kuramı / Mimarlık Tarihi

METE ÜNAL -
20.3.2010


Prof. Muammer Onat, 1965 yılından bu yana, tam kırk dört yıl birlikte çalıştığım bir hocam ve ağabeyimdi. 28 Ekim 2009 tarihindeki vefatının ardından kendisini anlatmak benim için çok güç. Bu güçlüğü bile bile, bir mimar -hoca olarak Prof. Muammer Onat’ın çok yönlü kimliğini genç kuşaklara aktarmak istiyorum.

Muammer Hoca/Ağabey’i üç ana başlıkta değerlendirmek mümkün. Birincisi; “insan” olarak Muammer Hoca/Ağabey,

Muammer Onat, doğru, dürüst, yalandan riyâdan uzak, olgun bir insandı. Alçak gönüllü, her türlü insanla kolay diyalog kurabilen, şatafatsız, “afrası tafrası olmayan” nadir insanlardan biriydi. Kısaca, saygılı, görgülü bir insandı. Donanımlı, ama gösterişsiz, son derece düzenli, ama görünüşüyle her şeye boş verir gibi gözüken, son derece titiz, araştırıcı, zeki, çalışkan ve ilkelerinden asla ödün vermeyen biriydi. Bilgili, ama bilgisini ön plana çıkartmayan bir insandı.

İkincisi; “eğitimci-öğretici,

yol gösterici” olarak Muammer Hoca/Ağabey;

Muammer Hoca/Ağabey daima, Arif Hikmet Hoca’nın asistanı olmaktan gurur duyardı. Egli’nin asistanı Halit Femir Hoca’dan da mimar olarak hep övgüyle söz ederdi. O’nun “mimar-hoca” kimliğinde, bu iki mimar-hocanın çok büyük etkisi olduğunu söyleyebilirim.

Arif Hikmet Hoca’nın akılcı, işlevci tavrı ile Halit Femir Hoca’nın yalın mimari çizgisi... 17 Aralık 1992’de yazdığı özgeçmişinde, “1960 yılında burslu olarak bir yıl İtalya’da kaldım.

O zaman oldukça gündemde olan İtalyan toplu konut sistemini (INA Casa) inceledim. İtalya’ya yayılmış uygulamaların pek çoğunu yerinde gördüm. Bu vesile ile İtalya’yı gezdim. Bu benim için ikinci bir mimarlık eğitimi olmuştur diyebilirim” demektedir. Kuşkusuz, İtalya seyahati O’nun mimarlık kimliği kadar öğretici kimliğinin gelişmesi, olgunlaşması bakımından da çok etkili olmuştur. İtalya’da birlikte olduğu Tamer Başoğlu, “INA Casa incelemeleri için yaptığı harcamalarla, o zaman yeni bir araba alınabilirdi” diyerek O’nun mesleği uğruna yaptığı özveriyi anlatır. Bu, aynı zamanda O’nun “mimarlık sevdalısı” kimliğini ortaya koyması bakımından da önemlidir.

Yukarıda belirttiğim nitelikleri ve özellikleri taşıyan Muammer Hoca/ Ağabey öğrencileri ile çok yakın ilişkiler kurmuş, bütün bildiklerini onlarla paylaşmış, onlara sabırla yaklaşmış, onların gizli değerlerini ortaya çıkartmak için olağanüstü çaba göstermiştir.

Gerek lisans öğrencilerine, gerekse yüksek lisans öğrencilerine yaptırdığı projelerde, tasarımların dar çerçevede kalmamasına, geniş perspektifte ele alınmasına, ufuklarının genişletilmesine özen göstermiştir. İlerici nitelikte yaklaşımları fırsat buldukça uygulamaya çalışmış, sınırlara sıkışıp kalmak yerine, sınırları zorlayan, büyük düşünmeyi ön plana çıkaran, öncü çalışmalar yaptırmıştır.

Düşüncenin, daima ön planda tutulması gerektiği ilkesini öğrencilerine öğütlemiştir. Bıkmadan, usanmadan, büyük bir özveri ile yaptırdığı projelerde, öğrencilerin özgüvenlerinin sağlanmasında büyük çaba göstermiştir. Günün değişen koşulları içinde, toplumsal sorunların mekânsal çözümünde öneriler geliştirmiştir. Tarihsel kimliği reddetmeden, gerekli referanslar alınarak yeni çözümlerin araştırılması ve mimariyi dar kalıplara sokmadan, çağdaş mimari ile bütünleştirmesi yönünde önemli katkılarda bulunmuştur.

Özellikle, öğrencilerine yaptırdığı projelerde, mimar olarak karşılaştığı imar planı, yönetmelik gibi gerek şehircilik, gerekse mimarlık, hattâ statik konuların zorlamalarına, sınırlamalarına, tepkisel bir karşı çıkış gösterdiği söylenebilir. Bir anlamda, bu yaklaşım, yapamadıklarının rövanşını alması gibi de görülebilir. Aynı zamanda, ileride kural koyucu olarak görev yapacaklar için de yol gösterme, geleceğe dönük ortam hazırlama olarak da değerlendirilebilir.

1968 öğrenci hareketleri sonunda, Akademi’de yapılan eğitim reformu kapsamında, mimarlık bölümünde yapılan değişikliklere değerli katkılarda bulunmuştur. Bunların arasında özellikle diploma proje konularının öğrenciler tarafından seçilmesi, “ön jüri” kavramının konulması, 5. projenin yarı bağımsız, diploma projesinin tümüyle bağımsız olarak öğrenci tarafından yapılması gibi yenilikçi davranışlar sayılabilir.

Bina Bilgisi Bilim Dalı’nın, bugünkü kadrosunu oluşturan öğretim elemanlarının çoğu lisans, yüksek lisans ya da doktora çalışmalarını Muammer Hoca’da yapmışlardır. Engin bilgi ve deneyim birikimi ile onların yetişmelerinde büyük emeği geçmiştir. Bu anlamda, birimimiz elemanlarının O’na çok büyük şükran borcu vardır.

Muammer Hoca/Ağabey’in öğrenci ve öğretim elemanları ile birlikte Floransa’da, Hamburg ve İstanbul’da karşılıklı olarak yaptıkları atölye çalışmaları eğitim kurumumuz hakkında çok olumlu izlenimler bırakmış ve övgüyle karşılanmıştır. Oralarda yapılmış çalışmalar kurumumuzda sergilenerek okulumuz öğrenci ve öğretim elemanlarının izlenimine sunulmuş, aynı olumlu etkiyi bırakmıştır.

Öğrencilerin eğitime başladıkları ilk yarıyılda, Bina Bilgisi Açılış Dersi için hazırladığı altı başlık (1) içeren metin (2) O’nun mimarlık eğitimi ve mesleği hakkındaki düşüncelerini belirtmesi bakımından çok önemli bir belgedir. “Bugün hayatınızda yepyeni bir dönem başlıyor” cümlesi ile başlattığı ve genç kadroya emanet ettiği ilk ders geleneğini bozmadan sürdürüyoruz ve sürdürmeye de devam edeceğiz.

Mimari proje hocası olarak görevini, aynı heyecan ve özveriyle, bir köşeye çekilmeden uzun yıllar devam ettirdi. Emekli olduktan sonra, bu çabasına şaşıran bir kişiye söylediği “Devletin bana verdiği borcu daha ödemedim” sözü çok anlamlı ve öğretici kimliğini ortaya koyan bir nitelik taşımaktadır.




 
Nejdet Ataman Apartmanı, Yenimahalle, Bakırköy




Üçüncüsü; “Mimar” olarak Muammer Hoca/Ağabey,

Muammer Hoca/Ağabey, mimar olarak konuttan, toplu konuta, büro binalarından endüstri yapılarına kadar çok sayıda yapıt vermiştir. İç mekân düzenleme, çevre düzenleme, kentsel tasarım ve restorasyon gibi mimarlığın değişik alanlarında da çok önemli çalışmalar yapmıştır. Kendi ifadesi ile “Bence iyi mimar veya kötü mimar vardır. Restorasyon yapan,hastane yapan, hapishane yapan mimar yoktur. Böyle bir ayrım mesleği ‘teknik meslek’ haline getirir. Ben bina da yaptım, inşaat da yaptım, belki tuhafınıza gidecek ama müteahhitlik de yaptım. Ama kendi binalarımda” demektedir (3).

Akademi’ye asistan olarak girmeden önce, 1963-1964 yılları arasında mimar olarak çalıştığım Bakırköy Yenimahalle’deki Emayetaş Fabrikası’nın bulunduğu arsaya yakın, cadde üzerinde bulunan bitişik düzende inşa edilmiş bir apartman binası dikkatimi çekerdi. Akademi’ye girdikten çok sonraları, “Başlangıcından Günümüze Mimarlık Hocaları” (4) adlı yazıdan, bu binanın tasarımının Muammer Hoca/Ağabey’e ait olan Nejdet Ataman Apartmanı olduğunu öğrendim. 1969-1970 yıllarında inşa edilen Etiler’deki Modern Mesken Yapı Kooperatifi de çıkmaları ile geleneksel mimarimizin çok güzel bir yorumudur. Bu bina, yukarıda sözünü ettiğim Nejdet Ataman Apartmanı’nın bir bakıma ayrık düzende bir kooperatif konutunda yeniden yorumlanması olarak değerlendirilebilir (5). Ayrıca, her iki binada da salonlar sofa niteliğinde çözülmüş, böylece dolaşım alanı yaşam alanına katılmıştır (6).

Bildiğim ve önemle üzerinde durmak istediğim bir başka konut binası da, Beşiktaş Çırağan Caddesi üzerinde, MSGSÜ Fen-Edebiyat Fakültesi’nin karşısındaki, zemin katında mağaza olan, şimdi büro olarak kullanılan apartmandır. Özellikle, cephe anlayışı diğerlerinden çok farklıdır.

Modern Mesken Yapı Kooperatifi
Sanlıkol Apartmanı, Çırağan, Beşiktaş.

















































Cephede, iç planlamanın gereksinim duyduğu boşluklar, doluluklarla denge kurularak, yere kadar inen ahşap doğramalı üçgen çıkmalar biçiminde çözülmüştür. Bu çözüm ile Hoca/Ağabey, imar yönetmeliğinin çıkma için izin verdiği 20 cm içinde kalma koşulunu ustaca ele almış, mimarca en doğru biçimde yorumlamıştır.

İstiklal Caddesi, Nuri Ziya Sokak’ta, son dönemde yaptığı büro binası da önemli yapılarından biridir. Özellikle, iç planlaması son derece sade, esneklik gösteren nitelikte, cephesi ise arsanın eğimine bağlı olarak biçimlenmiş, düşey sağırlıkların egemen olduğu bir bina idi. Bugün yapılan yenileme sonucu yapı, bu özelliğini tümüyle kaybetmiştir.

Muammer Hoca/Ağabey, tasarımını ve uygulamalarını yapmış olduğu, çok sayıda fabrika binası ile sanayileşmemizde, mimar olarak büyük katkılarda bulunmuştur. Bunlardan biri de Beylikdüzü’nde yer alan televizyon fabrikasıdır (BEKO Elektronik Aletler Fabrikası, 1978). Fabrikanın yapısal sisteminin, mimari plastik olarak dışarıya yansıtılmasında çok başarılıdır. O’nun, yolla bina arasında tampon bölge yaratmak düşüncesiyle oluşturduğu yeşil alanın zaman içinde yapılarla doldurulması sonucu, ne yazık ki bu yapı çevreden algılanamaz hale gelmiştir.

Beko Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü, Nuri Ziya Sokak, Beyoğlu.
Âbid Kayahan Evi, Arnavutköy, 1982.
Güzel Sanatlar Parkı, değirmendere, Kocaeli.






































































Arnavutköy Sekbanlar Sokağı’ndaki Âbid Kayahan’ın Evi (1982), Kadri Paşa Yalısı (1984), Reşat Paşa Konağı (1988), Zarif Mustafa Paşa Yalısı (1991) restorasyon çalışmalarından bazılarıdır.

Restorasyon projeleri içinde önemli bir yer tutan Frej Apartmanı (1991), Hoca’nın mimar kimliğini somut olarak ortaya koyan çok önemli bir eserdir. Bütün mimarlar ve restorasyonla uğraşanlar, Frej Apartmanı’nın öyküsünü mutlaka okumalıdır. Ersen Gürsel ve Afife Batur’un 1996 yılında Muammer Hoca/Ağabey’le yaptığı, mimarlık tarihimiz için çok büyük önem taşıyan kapsamlı söyleşiden Hoca/Ağabey’in hem restorasyon anlayışı hem de mimarlığı ve kişiliği ile ilgili ilginç değerlendirmeleri aktarmakta yarar görüyorum (7).

“İyi mimar olmayan restorasyona soyunmasın.”



“Bana ne iş gelirse yapıyorum, iş gelsin diye bakıyorum. O kadar severek yapıyorum ki bir gün iş gelmese üstüne para vererek yaparım.”



“Ben yaptığım bütün binaları böyle çizdim, çalıştım. Dosyalar dolusu resimler çizmişim; ama bunu hiç kimseye göstermiyorum. Çünkü ‘enayi’ diyecekler bana, o korkuyla göstermiyorum. Kesinlikle hiç ortaya çıkmıyorum. Ve böyle dalgacı bir görünüm altında yaşıyorum. Bunu siz bilin. Kesinlikle gerçek tabiatım bu değildir.

Aksine titiz, ciddi. Böyle tuhaf bir tabiatım var. Bu gibi kimselere ‘enayi’ dedikleri için, kimseye gerçekten bu yüzümü göstermiyorum; kimse bunları görmemiştir. Siz gördünüz. Böyle bitirelim isterseniz; biraz da acı ama…”



“40 yıla yaklaşan süre içinde başta sözünü ettiğiniz binalardan birçoğunu yaptım. Bu yaptıklarımı en olması gereken şekilde, çok uğraşarak, hiçbir gösterişten ve stilden vesaireden destek almadan, hiçbir modele uymadan ve Türkiye koşullarında yapabilecek şekilde çizdim. Çivisine kadar hepsinin sorumluluğunu alabilirim ve hesabını veririm.”

Muammer Hoca/Ağabey’in son dönem çalışmaları içinde mesleki bilgi ve birikimini, deneyimini ortaya koyan Değirmendere, Tuzla ve Sultanahmet çalışmalarının ayrıca önemli olduklarını düşünüyorum.

Koruma amaçlı çalışmaları içinde Değirmendere Güzel Sanatlar Parkı ile Ford Vakfı ödülünü alan çalışmasının özel bir yeri vardır. Metin Sözen’in Başkan, Ataman Demir’in Başkan Yardımcısı, İlgi Yüce Aşkun ve Mustafa Cezar’ın üyesi olduğu, Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu tarafından, Değirmendere’nin Eski Yalı Mahallesi kentsel sit olarak tescil edilmiştir.

Daha sonra Değirmendere, İstanbul II No’lu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’na bağlanmıştır.

O dönemde başkanlığını değerli arkadaşım Besim Çeçener’in yaptığı İstanbul II No’lu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu, Bursa Kurulu’nun almış olduğu kararı uygun bulmuş, hattâ sınırlarını yetersiz bularak genişletmiş ve “Koruma Amaçlı İmar Planı”nın yapılmasına karar vermiştir.

Değirmendere’de düzenlenen Uluslararası Ahşap Heykel Sempozyumları dolayısıyla, yakından tanıdığı, Heykeltıraş Tamer Başoğlu ile temas kuran Belediye Başkanı, Koruma Amaçlı İmar Planı’nı Muammer Hoca/Ağabey’e yaptırmıştır. Kentsel tasarım, restorasyon, rekonstrüksiyon ve yeni yapıları içeren mükemmel bir proje ortaya çıkmıştır.

İstanbul II No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 1.11.1994/3587 sayılı 7 sayfalık kararının 2. ve 3. sayfalarından alıntı yapmayı, konuya açıklık getirmesi bakımından uygun bulmaktayım: “…geçmiş dönemlerin yanlış uygulamalarından ders alabilen Değirmendere Belediye Meclis Üyelerinin muhalif olanlarının dahi, toplum yararına girişimlerde bulunan bir Belediye Başkanına arka çıkabileceğinin, onu destekleyebileceğinin, bu vesile ile herkese örnek olmasının temenni edilmesine ve Belediye Başkanı ile Değirmendere Belediye Meclis üyelerinin kutlanmasına, Koruma amaçlı imar planı çalışmalarına özverilerini de katan Prof. Muammer Onat ve çalışma arkadaşlarının, konuyu ele alışlarının, araştırmalarının, verileri değerlendirmelerinin ve bu değerlendirmeleri planlama aşamasında gerçekçi ve uygulanabilir plan koşulları haline getirmelerinin, Kurulumuzun bir koruma amaçlı imar planı yapılmasında hedeflediği bilimsel standartlara uygun ve bundan böyle başka kentsel Sitlerde, başka müelliflerce yapılacak çalışmalara örnek olabilecek nitelikte olduğuna, o nedenle Prof. Muammer Onat ve çalışma arkadaşlarına teşekkür edilmesine, Kurulumuza sunulan ‘Değirmendere Eski Yalı Mahallesi, Koruma Amaçlı İmar Planı’nın, teknik ve estetik başarısının ötesinde, işlevsel açıdan da özünde yoğun kültür varlığı korumasını taşıyan teklifi, bütünü ile bir kültür olayı niteliğine sahip kıldığına, gerek korunacak yapıların, gerek öneri yeni yapıların ve gerekse Kentsel Sitteki boşlukların yoğun kültürel etkinliklere açılmasının, taşınmaz kültür varlıklarının belgesel niteliğinin gelecek kuşaklara en etkin ve yararlı biçimde aktarılması olacağına, o nedenle, bu projenin gerçekleştirilmesine ilgili tüm kurum ve kuruluşların yardımcı olmalarının, koruma olayında her zaman gereksinme duyduğumuz özendirme açısından, yarar bulunduğunun hatırlatılmasına...”

Halk Bankası iç mekân düzenlemesi, Karaköy, 1990.
Koçtaş antrepo Binası, Galata, 1970.
ESAŞ Transformatör Fabrikası, Kartal, 1972.
Ütüsan Elektrikli Radyatör Fabrikası, Haramidere, 1990.
















































































Bu projenin uygulanması sırasında, Muammer Hoca/Ağabey yaz demeden, kış demeden, her hafta sonu otobüsle Değirmendere’ye giderek, uygulamayı, birebir yerinde sürdürmüştür. Çünkü Hoca/Ağabey’in bir başka yönü de uygulamada etkin olabilmek için bitmiş proje vermemesi, ana hatlarını belirlediği en ince ayrıntıya kadar düşünüp çizdiği-çizdirdiği projeleri yerinde, koşullara göre zaman zaman değiştirerek, ana hatlardan ödün vermeden uygulamasıdır. Özellikle ahşap heykel parkı, önceden ana hatları belirlenmiş proje, heykellere göre yerinde yeniden ele alınarak gerçekleştirilmiştir.

Bu projenin uygulanmasında Belediye, kendi taş ocaklarından yararlanarak çıkardığı taşları kullanmış, Fransa’da uzun süre çalışmış bir taş ustası dışında kendi kadrolu teknik eleman ve işçilerinden yararlanmıştır.

Onaylanmış projenin en önemli unsurlarından biri olan Kültür ve Sanat Merkezi -belki de, çevresindeki yapıları perdelediği için oy kaygısı ile- uygulanmamıştır. Kurulca onaylanan projelerden Sanatçılar Sundurması, Açık Hava Gösteri Alanı, Ahşap Heykel Parkı gerçekleştirilmiştir.

Proje eksik olarak yaşama geçirilmesine karşın, basında ilgi uyandırmış, hakkında çok sayıda yazı yayımlanmıştır. Bunlardan Oktay Ekinci’nin Cumhuriyet gazetesinde “Uygarlıkların İzinde” köşesindeki “Değirmendere’de Kent Kültürü” başlıklı, konuyu geniş bir perspektifte ele alan yazısından bir bölümü sunmakta yarar görmekteyim:

“Belediyenin önce SİT alanı ilan edilmesini önerip ardından koruma projesini de başlattığı Eskiyalı Mahallesi’nde ise ancak 10-12 kadar eski ev kalmış. Çevresi yüksek apartmanlarla kuşatılan bu küçük SİT’in denizle olan geleneksel ilişkisini ise yine yakın yıllarda dikilen apartmanlar tümüyle kesmiş durumda. Mahallenin adını taşıyan Eskiyalı Camisi de olmasa, buranın daha 1980’lere dek Değirmendere’nin yalısı olduğunu anımsamak pek olası değil. Mimar Sinan Üniversitesi’nin ‘akademi’ kimliğiyle bütünleşen öğretim üyelerinden Prof. Muammer Onat’ın yürüttüğü koruma projesinde, elde kalan bu son yalı evleri bahçeleriyle birlikte yeni bir kentsel yaşama hazırlanıyor. Böylece Değirmendere’ye hem bir kültür alanı, hem de yeşil alan niteliği taşıyan bir düzenleme kazandırılıyor. Yine projede öngörülen sanat etkinliklerine hizmet edecek tasarımlar ise tarihsel çevre ile kent kültürü arasındaki uyumlu birlikteliğin çağdaş bir örneğini oluşturuyor.

Değirmendere’de iki yıldır gerçekleştirilen Ahşap Heykel Sempozyumu da aslında Eskiyalı Mahallesi Koruma Projesi’ne güç veren en önemli etkinlikler arasında. Proje alanında heykel sergileri için ayrılan özel mekânlar, yine heykel, seramik ve el sanatlarına ilişkin atölyeler ve tüm bu çalışmaların yılın hemen her ayına yayılmasına yönelik yeni işlevler içeren restorasyon önerileri özel yer tutuyor. Denebilir ki Eskiyalı Mahallesi, bir anlamda Değirmendere’ye eski kimliğini yeniden anımsatan, ancak geleceğe de uygarca yönelmeyi hazırlayan çabaların kentsel etkileşim merkezi olacak.”

Gül Apartmanı, alan Sokak, Suadiye, 1960'lar.
Saraçoğlu apartmanı, rıdvan Paşa Sokak, Göztepe, 1977-80.
Doğı İşkembecisi, Taksim, 1870
(Foto: Architecture Formes et Fonctions Dergisi)










































































1999 Kocaeli depremi ile Güzel Sanatlar Parkı, onlarca ahşap heykeli ile birlikte denize gömüldü, caminin minaresi yıkıldı, restorasyonu başlamış ahşap binalar geçici olarak belediye hizmet binaları olarak kullanıldı. Sanatçılar sundurması, geçici heykel sergisi, heykel atölyesi ve kalıcı heykeller platformu yerinde idi. Deprem, projenin uygulanmasında büyük kesinti yarattı.

Tuzla’da üç ayrı alana yayılmış “İçmeler’in Doğal Sit Çerçevesinde Bütünleştirilme Amaçlı Çevre Düzenleme Projesi, Tedavi ve Konaklama, Açık ve Kapalı Havuzlar ve Maden Suyu ?işeleme Birimleri’nin Projelendirilmesi” de benim yakından bildiğim başarılı projelerinden biridir. Çok geniş kapsamlı bir projedir. Gerek bütünleştirme, gerekse çevre düzenleme, peyzaj ve mimari kararları bakımından son derece sade, olgun, titiz nitelikte ele alınmıştır. Uygulamaya geçildiğinde, işverenin kurulca onaylanmış proje dışına çıkmaya başlaması, Muammer Hoca/Ağabey’in ilgisini kesmesine neden olmuştur. Bence bu düzenlemenin O’nun tarafından gerçekleştirilmemesi büyük kayıptır.

Muammer Hoca/Ağabey’in belki de en değerli çalışması Sultanahmet Meydanı Düzenleme Projesi’dir.

Sultanahmet Meydanı düzenleme işini, Büyükşehir Belediyesi’nden ihale ile alan Hoca/Ağabey, her zamanki gibi -haklı olarak- proje sınırlarını genişletmiştir. Bir yandan Sirkeci’ye, öte yandan Ahır Kapı’ya kadar...

Başka türlü davranışın meydan düzenlemesini eksik bırakacağını düşünerek, zaman ve emek açısından kaybı göze almasına karşın çalışmalarını sürdürmüştür. Projenin gecikmesinden kaynaklanan yaptırımlar ve bürokratik uygulamalara karşın Hoca/Ağabey projesinden ve çalışmasından ödün vermemiştir. Bürosunu ziyaret ettiğim zamanlarda gördüğüm ve uygulanması halinde kentimize çok şey katacağına inandığım böyle bir projenin gerçekleşmemesi İstanbul için büyük bir kayıptır.

Hoca/Ağabey’in bildiğim binalarını yerinde görmek istedim... Önce, Yenimahalle’ye gittim, 1 saat dolaştım durdum. Esefle belirtmem gerekir ki bulamadım. Sürekli hafızamı kurcaladım. Birkaç bina dışında 1964’ten bu yana, hiçbir yapı kalmamış; ruhsuz bina kitlelerinin oluşturduğu sokaklar, caddeler... Tümüyle yabancı hissettim kendimi; aradığım bina yok... Birkaç onarılmış ahşap bina kalmış, öteki ahşap binalar yıkılmaya yüz tutmuş.

Üzerinde satılık ilanları, kapıları duvarlarla örülmüş binalar...

Peki, o günden bu güne yapılanlar... Bir yandan sözüm ona şehircilik uygulamaları, düz yüzeyli yüksek binalar, balkonları kapatılmış, pencereleri plastik doğrama olmuş, hele son dönemdekiler, iyice görgüsüz, kemerli, boyalı binalar... Üzülerek ifade etmek istiyorum ki, mimarın yoğun çabaları ile tasarlanan, uygulanan, binalar ve düzenlemeler, çok çabuk yetkili yetkisiz kişiler tarafından, kendisine sorma nezaketi bile gösterilmeden değiştiriliyor, hattâ yıkılıyor.

Deva Holding Fabrikası Girişi, 1970'ler.
Türk Ticaret Bankası Emekli Sandığı Adana Şubesi, İkincilik ödülü, 1955 (Hamdi Şensoy ile)
Girne Çıkartma Alanı Düzenlemesi ve Anıt, Girne, 1990 (Heykeltıraş Tamer Başoğlu ile)



















































Bütün bu olumsuzluklar, Hoca/ Ağabey’in daima söylediği “Mal sahibi mektebi açmak lazım” sözünü doğrular. İster özel kişi, isterse kamu ya da özel sektör yöneticisi olsun, hiç fark etmiyor... Acaba, bu sözleri ile, bir üst yapı kurumu olarak mimarlığın, başarısı ve sürekliliğinin eğitim-kültür gibi alt yapı kurumlarının güçlü olmasına bağlı olduğunu mu anlatmak istiyor?

Değerlerimize sahip çıkalım, değerlerimizi yüceltelim, değerlerimizin sayılarını artıralım. Bir başka deyişle de “değerlilerimiz”e sahip çıkalım, “değerlilerimiz”i yüceltelim, “değerlilerimiz”in sayılarını artıralım. Günümüz gelişmiş toplumlarının genel yaklaşımı budur. Biz de bu yolda, hızla açığımızı kapatalım. Kültürümüzün daha geniş kitlelere tanıtılmasını sağlayalım.

Dile kolay, ömrümün üçte ikisine yakın yılını birlikte geçirdiğim, Muammer Hoca/Ağabey’le aramızda değil tartışmak, en ufak kötü ya da imâlı bir söz geçmemiştir. Benim, onunla geçirdiğim her gün, her dakika Tanrı’nın bana bağışladığı bir lütûf, benim için de büyük bir onurdur. Her hocamdan çok şey öğrendiğim gibi ondan da çok şey öğrendim, hâlâ da öğreniyorum. Sözlerimi, Emerson’un bir sözü ile bitirmek istiyorum; “Alkışı en sessiz karşılayan, alkışı hak etmiş demektir”.

*Bu yazı, Prof. Mete Ünal’ın, Bina Bilgisi Bilim Dalı tarafından düzenlenen “Mimarlık Eğitimine Yön Verenler: Prof. Muammer Onat” konulu (10 Nisan 2009, MSGSÜ, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu) toplantıda yaptığı konuşmanın metninden alınmıştır.

Notlar:
1.Altı başlık şunlardır; (Metnin tamamı Ege Mimarlık dergisinde yayımlanmıştır.)
“1.Düşünmeyi öğreneceksiniz.
2.Düşündüklerinizi kâğıda dökmeyi öğreneceksiniz.
3.Tartışmayı öğreneceksiniz.
4.Eleştirmeyi öğreneceksiniz.
5.Üretmeyi öğreneceksiniz.
6.Beraber çalışmayı öğreneceksiniz.”

2.Onat, M.; “MSÜ 1993-94 Öğretim Yılı Bina Bilgisi Dersi Açılış Konuşması”, Ege Mimarlık, S.14, s.38, 1994-3.
3.Onat, M.; “Frej Apartmanı Öyküsü”, Ege Mimarlık, S.19, s.21, (1996-2).
4.“Başlangıcından Günümüze Mimarlık Hocaları”, Yapı Dergisi, 1983/49, s.39.
5.Ünal, M.; “İstanbul’da Apartmanın Tarihsel Gelişimi ve Konut Sorunu İçindeki Rolü Üzerine Bir Araştırma”, Basılmamış Doçentlik Tezi, DGSA, s.214, 1973.
Ünal, M.; “Tarihsel Sıralama İçinde İstanbul’da Apartman Cepheleri” Yapı Dergisi 1983/50, s.34-40
6.Geleneksel Türk Evi’nin çağdaş yorumlamalı örneğinden ilki üzülerek söylemeliyim ki yıkılmıı, yerini altı katlı bir apartmana bırakmıştır. İkincisinin de balkonları kapatılmış, doğramaları ahşapken, üç dairesi dışında, plastik doğramaya -bazılarının oranları da bozularak- dönüştürülüp, tanınmaz hale getirilmiştir. Cadde üzerindeki konutlar da iıyerlerine dönmüş, tabelalarla, iklimlendirme aygıtlarıyla, görsel kirlilik yaratılmıştır.
7.Onat, M.; “Frej Apartmanı Öyküsü”, Ege Mimarlık, S.19, s.21, 1996-2.


MUAMMER ONAT’IN PROJE ve UYGULAMALARI

Eski Eser Yenilemeleri:
•Âbid Kayahan Evi, Arnavutköy, 1982.
•Zarif Mustafa Paşa Yalısı, Anadoluhisarı.
•Kadri Paşa Yalısı, Kanlıca, 1984.
•Sulhi Erdölen Evi, 1987 (Uygulanmamıştır).
•Reşat Paşa Konağı, Erenköy, 1988.
•Halk Bankası İç Mekân Düzenlemesi, Karaköy, 1990. (İtalyan mimar Giulio Mongeri’nin eseri olan Karaköy Palas (1920) içinde yer alan Halk Bankası Şubesi’nin iç mekân düzenleme projesi, uygulanmamıştır).
•Frej Apartmanı, Şişhane, 1991, (20. yy başlarına [1905-06] tarihlenen Selim Hanna Frej [Frige] Apartmanı’nın Sarkuysan A.Ş. Genel Müdürlüğü olarak düzenlenmesi).
•Müşir Mehmet Paşa Yalısı, Vaniköy, 1992.
•Kazım Karabekir Köşkü’nün Müzeye Dönüştürülmesi, Erenköy, 1992.
•Mehmet Paşa Yalısı.
•Saim Birkök Konağı ve Büro Binası, Şişli, 1980 (Şişli Birkökler Vakfı’na ait “Sarı Köşk” Restorasyon Projesi ve Büro Binası Eki Uygulama Projesi).
•Caferiye Hanı, Mercan Yokuşu, 1989 (Uygulanmamıştır).

Endüstri Yapıları:
•Koç Burroughs Fabrikası, Kartal, 1964-65.
•Piryağ Pirina Yağ Fabrikası, Edremit, 1965.
•D.H. Sezer Madeni Eşya Fabrikası, Topkapı, 1968.
•Anadol Otomobilleri Fabrikası, Hasanpaşa, Kadıköy, 1968 (2009 yılında yıkılmıştır).
•Pelikan Mamulleri Fabrikası, Kartal, 1969.
•Koçtaş Antrepo Binası, Galata, 1970.
•ESAŞ Transformatör Fabrikası, Kartal, 1972.
•Standard Belde Bisiklet Fabrikası, İstinye, 1974.
•Mensucat Santral Fabrikası Sosyal Tesisleri, Edirne, 1974.
•Otoyol Kamyon Çekici Fabrikası, Maltepe, 1976.
•BEKO Elektronik Aletler Fabrikası, Beylikdüzü, 1978.
•ORTAŞ Reçina Fabrikası, Edremit, 1978.
•SUMAŞ Suni Tahta Fabrikası, Edremit, 1979.
•Taunus Otomobilleri Fabrikası, Hasanpaşa, Kadıköy, 1984 (2009 yılında yıkılmıştır).
•BESAN Knorr Hazır Gıda San. Fabrikası, Çayırova, 1988.
•ÜTÜSAN Elektrikli Radyatör Fabrikası, Haramidere, 1990.

Konutları:
•Pakize Kuter Kira Evi, (Şemi Erkmen ile).
•Dr. Remzi Tınaz Villası, Küçükyalı, 1950-51 (Şemi Erkmen ile).
•İbrahim Barut Evi, Yeşilköy, 1950’ler.
•Şenler Apartmanı, Suadiye Atlantik Sokak, 1960’lar.
•Gül Apartmanı, Suadiye Alan Sokak, 1960’lar.
•Esen Apartmanı, Erenköy Berkol Sokak, 1960’lar.
•Divan Apartmanı, Erenköy Kantarcı Rıza Sokak, 1960’lar.
•Nejdet Ataman Apartmanı, Bakırköy Yenimahalle, 1960’lar.
•Modern Mesken Yapı Kooperatifi, Etiler, 1965.
•Saadet Sanlıkol Apartmanı, Beşiktaş, 1967.
•Evin Ertürk Evi, Altınoluk, 1967-68.
•Ahmet Binbir Evi, Vaniköy, 1970’ler.
•Muammer Onat Evi, Dragos, 1972-73.
•Aydın Öke Evi, Dragos, 1974-78.
•Can Kıraç Evi, Çamlıca, 1975.
•Goncagül Durudoğan Yalısı, Anadolu Hisarı (Uygulanmamıştır).
•Saraçoğlu Apartmanı, Göztepe Rıdvan Paşa Sokak, 1977-80.
•Kahraman Apartmanı.
•İzzet Enon Evi.
•Kayahan Berk Evi, Akçay.
•A. Osman Kale Yalısı.

İç Mekân Düzenlemeleri:
•Doğu İşkembecisi, Taksim, 1970 (Architecture Formes et Fonctions Dergisinde yayımlandı) (8). 8.Onat, M.; “Restaurant à Istanbul”, Architecture Formes Fonctions, Editions Anthony Krafft, Lausanne, S.15, s.262-263, 1969.
•Taksim Eczanesi, 1976.
•Osmanlı Bankası Nişantaşı Şubesi, Nişantaşı, 1976.
•DEVA Holding Müdürler Katı.
•DEVA Holding Fabrikası Girişi, 1970’ler.
•Mithat Hazırgiyim Mağazası, Kadıköy, 1987.
•Serpil-Taylan Bilgen Evi, Caddebostan, 1990’lar.
•Fahir Gürsoy Evi Yenileme ve İç Düzenleme, Suadiye, 1992.
•Hasan Pınar Evi, Caddebostan.
•Saka İşhanı Yeniden Düzenlenmesi.
•Mustafa Kurtkaya Evi.

Çevre Düzenlemeleri, Anıtlar ve Koruma Planları:
•Girne Çıkartma Alanı Düzenlemesi ve Anıt, Girne, 1990 (Heykeltıraş Tamer Başoğlu ile).
•Kıbrıs Karaoğlanoğlu Şehitliği, Girne, 1991 (Anıt tasarımını Heykeltıraş Rahmi Aksungur’un yaptığı şehitlik, 29 Ekim 1994 tarihinde tamamlanarak açılmıştır).
•Tuzla İçmelerinin Bütünleştirilmesi ve Yeniden Değerlendirilmesi, 1990’lar.
•Değirmendere Yalı Mahallesi Koruma Planı, Değirmendere, İzmit, 1996 (Değirmendere Tarihi Eski Yalı Mahallesi Koruma Planının Hazırlanması, Mevcut Tarihi Binaların Yeni Ekler İle Uluslararası Sanatçılar Kolonisi’ne Dönüştürülmesi).
•Güzel Sanatlar Parkı Düzenlemesi, Değirmendere, İzmit, 1996. (Değirmendere Belediyesi’nin Ahşap Heykel Sempozyumu’nda Başarılı Bulunan Heykellerin Daimi Sergileneceği “Güzel Sanatlar Parkı”nın Planlanması).
•Şimal Sokağı’nın Yeniden Düzenlenmesi, Tepebaşı, 2000 (Beyoğlu Belediyesi ve Sanayi Odası işbirliğinde yeniden yaşatılacak tarihi merdivenli “Şimal Sokağı”nın planlanması).
•Yeşilçam Sokağı’nın Yeniden Düzenlenmesi, Beyoğlu, 2000.
•Gölcük Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Depremde Hayatlarını Kaybeden Personel İçin Anıt ve Çevre Düzenlemesi Ön Projesi, Gölcük, 2000.

Yönetim Binaları ve Resmi Binalar:
•Mithat Giyim Sanayi A.Ş. Yönetim Binası, Şişli, 1987.
•Beko Ticaret A.Ş. Genel Müdürlüğü, Beyoğlu, 1970’ler.
•İstanbul Bankası Genel Müdürlüğü.
•Otosan A.Ş. Genel Müdürlüğü.
•Sarı Büro Binası Çözüm Araştırmaları, Altunizade, 1990.
•Büyükçekmece Belediyesi Kültür Merkezi Projesi, Büyükçekmece, 1995.
•Burdur Halı Sarayı.

Oteller-Tatil Binaları:
•Hüsnü Kaymakamoğlu Sinema, Gazino ve Pastane Projesi, Burdur, 1952.
•Mehmet Fildişi Pasaj, Sinema Salonu, Gazino ve Otel Projesi (Hamdi Şensoy ile).
•Otel Hiera, Pamukkale,1989 (Osman Yücel Aysun ile birlikte, uygulanmamıştır).
•Bursa Çekirge’de Kaplıca Oteli (Uygulanmamıştır).
•Fener Koyu Tatil Evleri Yerleşme ve Mimari Projesi, Şile, 1997.
•Altınoluk Tatil Evleri.

Yarışmalar:
•TBMM İç Düzenlemesi, Birincilik Ödülü.
•Türk Ticaret Bankası Emekli Sandığı Adana Şubesi, 1955, İkincilik ödülü (Hamdi Şensoy ile).
•Karayolları Genel Müdürlüğü, 1955, 3. Mansiyon, (Hamdi Şensoy ile).
•Türkiye İş Bankası Anafartalar İşhanı (Banka, Otel ve Sinema Binası), 1955, 4. Mansiyon (Nuran Aksis ve Hamdi Şensoy ile).
•Adana Vakıf İşhanı ve Çarşı Binası, 1961, 2. Mansiyon (Özcan Altaban, Mehmet Çubuk ve Ayhan Korucu ile).
•Ereğli Demir-Çelik Fabrikaları Sitesi, 1961, 4. Mansiyon (Mehmet Çubuk, Ayhan Korucu ve Özcan Altaban ile).
•İzmir 27 Mayıs Meydanı Çarşı ve İşhanı Binaları, 1963, 3. Mansiyon (Erdal Aktulga ve Mesut Üldaş ile).
•İstanbul Şişli Çocuk Hastanesi, 1966, Satınalma (Nursel Özdiker ve Ali Muslubaş ile).
•Muş Göğüs Hastalıkları Hastanesi (200 Yataklı), 1968, Satınalma (Nursel Onat ile).
•Artvin Hükümet Konağı, 1968, üçüncülük ödülü (Nursel Onat, Erman Tulca ve İsmail Tekoğlu ile).
•Kars Hükümet Konağı, 1969, üçüncülük ödülü (Nursel Onat, Erman Tulca ve İsmail Tekoğlu ile).
•İzmir Toplum Polisi Sitesi, 1969, üçüncülük ödülü (Nursel Onat, Erman Tulca ve İsmail Tekoğlu ile).
•Kastamonu Göğüs Hastalıkları Hastanesi (200 Yataklı), 1969.
•Ankara Ortopedik Sakat Çocuklar Okulu, 1969, Mansiyon (Nursel Onat, Erman Tulca ve İsmail Tekoğlu ile).
•Samsun Belediye Binası ve Genel Hizmet Tesisleri, 1971.
•Hatay Hükümet Konağı, 1972.
•Osmanlı Bankası Türkiye Personeli Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı Silivri 2. Konut ve Turizm Tesisleri, 1986, 5. Mansiyon (Nursel Onat ve Şeref Keser ile).
•Adana Hükümet Konağı, 1986.
•Üsküdar Meydanı Uluslararası Sınırlı Kentsel Tasarım Yarışması, 1987, Mansiyon (Nursel Onat, Selma Özkoçak, Mustafa Özkoçak, Can Özsavaşçı ve Osman Aysun ile).
•Ruhi Su Mezarı Fikir Projesi, 1987, Mansiyon.
•İstanbul Beyazıt Meydanı Kentsel Tasarımı, 1988.
•İnsan Hakları Anıt-Heykeli, 1991 5. Mansiyon (Metin Haseki ve Nursel Onat ile).
•Konya Mevlana Kültür Merkezi, 1991.
•Bursa Büyükşehir Belediyesi Cumhuriyet Alanı ve Atatürk Caddesi Düzenlemesi, 1992.
•Yeşilköy Havalimanı Turistik Çarşı, üçüncülük ödülü.
•İş Bankası Çarşı-Sinema, üçüncülük ödülü.
•Fatih Belediye Sarayı.
•Petrol Ofisi A.Ş. Genel Müdürlüğü Satış ve Servis İstasyonu Tip Proje Yarışması, 1988.
•Darüşşafaka Lisesi Kampusu.
•İstanbul Bakırköy (Surdışı) Adalet Binaları, 1990.
•Şişli İlk Yardım Hastanesi.
•Burdur Vali Konağı.

Yarışma Jüri Üyelikleri:
•Atatürk Kültür Merkezi, Ankara, 1981.
•Tuzla Deniz Harp Okulu Atatürk Anıtı ve Anıtsal Çevre Düzenlemesi, 1985.
•İstanbul Taksim Meydanı Uluslararası Sınırlı Kentsel Tasarım Yarışması, 1987.
•M.S.B. Maslak Askeri Hastanesi (600 Yataklı), 1988.
•Girne Karaosmanoğlu Şehitliği Anıtı Yarışması, 1990.
•T.C. Kültür Bakanlığı Nevşehir Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Merkezi, 1992.
•Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanlığı’nın Yeniden Yapılanması Proje Yarışması, Jüri Başkanlığı, 1994.
•Samsun Onkoloji Hastanesi (100 Yataklı), 1995.
•İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kadıköy Meydanı Haydarpaşa-Harem Çevresi Kentsel Tasarımı, 2001.